Danıştay Kararı 12. Daire 2019/5693 E. 2022/4202 K. 27.06.2022 T.

Danıştay 12. Daire Başkanlığı         2019/5693 E.  ,  2022/4202 K.
T.C.
D A N I Ş T A Y
ONİKİNCİ DAİRE
Esas No : 2019/5693
Karar No : 2022/4202

TEMYİZ EDEN (DAVALI) : 1- … Bakanlığı
2- … Valiliği / ANKARA
VEKİLLERİ : Av…
KARŞI TARAF (DAVACI) : …

İSTEMİN KONUSU : … Bölge İdare Mahkemesi … İdari Dava Dairesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.

YARGILAMA SÜRECİ :
Dava konusu istem: Davacının, 03/08/2016 tarih ve 29790 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan Sözleşmeli Öğretmen İstihdamına İlişkin Yönetmelik uyarınca 30/04/2018 tarihinde yapılan sözlü sınavda başarısız sayılmasına dair işlem ile bu işleme yaptığı itirazın reddine ilişkin işlemin iptali istenilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: … İdare Mahkemesince verilen … tarih ve E:…, K:… sayılı kararla; davacıya aralarında … no.lu “EBA (Eğitim Bilişim Ağı) projesinin eğitim sistemimize katkıları hakkında neler düşünüyorsunuz?” sorusunun da bulunduğu toplam 4 adet soru sorulduğu, söz konusu sorulara verdiği cevaplar değerlendirilerek “eğitim bilimleri ve genel kültür bilgisi” yönünden her üç komisyon üyesi tarafından da 20 (yirmi) tam puan verildiği, davacının “bilimsel ve teknolojik gelişmelere açıklığı” yönünden yeterliğinin değerlendirilmesinde; komisyon üyeleri tarafından 20 üzerinden sırasıyla 9, 9 ve 9 puan verildiği, anılan konu başlığının “konu çerçevesinde teknolojik ve bilimsel gelişmeleri yakından takip ettiğini hissettirir, teknolojik gelişmeleri uygun ve ayrıntılı biçimde açıklayabilir.” ve “dünyadaki bilim ve teknolojinin eğitime getirebileceği yeniliklere ilişkin konu çerçevesinde değerlendirmeler yapabilir, örnekler verir.” alt kriterlerinden ise komisyon üyeleri tarafından davacıya 0 – 4 puan aralığından 1, 2 ve 2 puan takdir edildiği, buna göre, sözlü sınavda sorulan sorulara verdiği cevaplar üzerinden eğitim ve genel kültür bilgisi 20 tam puan ile değerlendirilen davacının, cevapladığı sorulardan birinin “EBA (Eğitim Bilişim Ağı) projesinin eğitim sistemimize katkıları hakkında neler düşünüyorsunuz?” olduğu dikkate alındığında eğitimde teknolojinin kullanılması konusunda bilgi sahibi olması, konuya ilişkin teknik ve yöntemleri örneklerle açıklayabilmiş olması gerektiğinin anlaşıldığı, bu bağlamda, eğitim ve genel kültür bilgisi bakımından verilen tam puan ile eğitimde teknolojinin kullanılması konusunda yeterliğini gösterdiği anlaşılan davacının, bilimsel ve teknolojik gelişmelere açıklığı başlığının alt kriterleri yönünden; teknolojik ve bilimsel gelişmeleri takip etmediği, teknolojik gelişmeleri uygun biçimde açıklayamadığı, bilim ve teknolojinin eğitime getirebileceği yeniliklere ilişkin değerlendirmeler yapamadığı ve örnekler veremediği anlamına gelecek şekilde 4 üzerinden 1, 2 ve 2 puan ile değerlendirilmesinde açık bir çelişki bulunduğu görüldüğünden davacının başarısız sayılmasına ilişkin işlemde hukuka uyarlık bulunmadığı gerekçesiyle dava konusu işlemin iptaline karar verilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: … Bölge İdare Mahkemesi … İdari Dava Dairesince; istinaf başvurusuna konu İdare Mahkemesi kararının hukuka ve usule uygun olduğu ve davalı idareler tarafından ileri sürülen iddiaların söz konusu kararın kaldırılmasını gerektirecek nitelikte görülmediği gerekçesiyle 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 45. maddesinin üçüncü fıkrası uyarınca istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir.

TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Davalı idareler tarafından, sözlü sınavla ilgili tüm iş ve işlemlerin mevzuata uygun şekilde yapıldığı, ilgili yönetmelikte belirlenen değerlendirme konularında komisyon üyeleri tarafından verilen puanların ayrı ayrı tutanak altına alındığı, davacının başarısız sayılmasının gerekçesiyle birlikte ortaya konulduğu belirtilerek Bölge İdare Mahkemesi kararının bozulması gerektiği ileri sürülmektedir.

KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Davacı tarafından, savunma verilmemiştir.

DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ : …
DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan Bölge İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.

TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Onikinci Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:

HUKUKİ DEĞERLENDİRME:
Bölge idare mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

KARAR SONUCU:
Açıklanan nedenlerle;
1. Davalı idarelerin temyiz istemlerinin reddine,
2. Dava konusu işlemin yukarıda özetlenen gerekçeyle iptaline ilişkin İdare Mahkemesi kararına karşı yapılan istinaf başvurusunun reddi yolundaki temyize konu … Bölge İdare Mahkemesi … İdari Dava Dairesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının ONANMASINA,
3. Temyiz giderlerinin istemde bulunan üzerinde bırakılmasına,
4. 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 50. maddesi uyarınca, bu kararın taraflara tebliğini ve bir örneğinin de … Bölge İdare Mahkemesi … İdari Dava Dairesine gönderilmesini teminen dosyanın … İdare Mahkemesine gönderilmesine, kesin olarak 27/06/2022 tarihinde oyçokluğuyla karar verildi.

(X) KARŞI OY :
Dava; Sözleşmeli Öğretmen İstihdamına İlişkin Yönetmelik hükümleri uyarınca sözleşmeli öğretmen adaylarına yönelik yapılan sözlü sınavda başarısız sayılan davacı tarafından, 30/04/2018 tarihinde yapılan sözlü sınavda başarısız sayılmasına dair işlem ile bu işleme yaptığı itirazın reddine ilişkin işlemin iptaline karar verilmesi istemiyle açılmıştır.
Anayasa’nın 2. maddesinde belirtilen Türkiye Cumhuriyeti Devletinin temel niteliklerinden olan “hukuk devleti” ilkesi, vatandaşlarına hukuk güvenliğini sağlayan, idarenin hukuka bağlılığını amaç edinen, buna karşılık kamu gücünün sınırsız, ölçüsüz ve keyfi kullanılmasını önleyen en önemli unsurlardan biridir. Nitekim hukuk devleti ilkesinin yaşama geçirilmesini sağlayacak araçlar arasında, Anayasanın 8. maddesinde, yürütme yetkisi ve görevinin, Anayasa ve kanunlara uygun olarak kullanılacağı ve yerine getirileceği; Anayasanın 125. maddesinde de, idarenin her türlü eylem ve işlemlerine karşı yargı yolunun açık olduğu kuralına yer verilmiştir.
Sözlü sınavda başarısız sayılma işleminin; diğer idari işlemlerin yargısal denetiminde olduğu gibi yetki, şekil, sebep, konu ve maksat yönlerinden yargısal denetiminin yapılması esastır. İdari işlemin yetki, şekil gibi salt usule ilişkin unsurları ile sınırlı olarak yapılacak bir yargısal denetim, hukuk devleti ilkesinin sağladığı güvenceyi temin etmeyecektir.
Sözlü sınavda başarısız sayılma işleminin yargısal denetimin tüm unsurlarıyla gerçekleştirebilmesi için; sözlü sınav öncesinde, sınavda sorulacak soruların ve cevaplarının (cevap anahtarının) hazırlanması ve tutanağa bağlanması, sınav sırasında, sınav komisyonunca her adaya sorulan soruların kayda geçirilmesi, adayların sorulara verdiği yanıtlara hangi komisyon üyesince, hangi notun takdir edildiğinin tutanakta ayrı ayrı gösterilmesi gerekmektedir. Ancak, bu şekilde gerçekleştirilen sözlü sınava ilişkin idari işlemin yetki ve şekil dışındaki unsurlar yönünden de hukuka uygunluk denetimi sağlanmış olacaktır.
Dava konusu uyuşmazlıkta; sınav komisyonunca her adaya sorulan soruların kayıt altına alındığını gösterir tutanak veya belgenin dosyaya ibraz edildiği, ancak sözlü sınav sorularına ait cevap anahtarının dosyada mevcut olmadığı görülmüş olup, sözlü sınavda etkili bir hukuki denetimin sağlanabilmesi açısından, adaylara sorulmak için önceden hazırlanan sorulara ilişkin cevap anahtarının da sözlü sınavın yapılmasından önce hazırlanmış olması ve davalı idarece dosyaya ibraz edilmesi gerekmektedir. Ancak, dava konusu uyuşmazlığın hukuki denetimi yapılırken, bu gerekliliğin Mahkemece göz ardı edildiği anlaşılmaktadır.
Bu durumda; İdare Mahkemesince eksik inceleme sonucunda verildiği anlaşılan kararda hukuki isabet bulunmadığından, dava konusu işlemin iptali yolundaki İdare Mahkemesi kararına yönelik istinaf isteminin reddine ilişkin Bölge İdare Mahkemesi kararının bozulması gerektiği görüşüyle, aksi yöndeki çoğunluk kararına katılmıyoruz.