YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2013/4265
KARAR NO : 2014/15305
KARAR TARİHİ : 23.09.2014
Tebliğname No : 11 – 2011/99934
MAHKEMESİ : Ağrı 1. Asliye Ceza Mahkemesi
TARİHİ : 20/10/2010
NUMARASI : 2009/555 (E) ve 2010/634 (K)
SUÇ : Dolandırıcılık
Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
Dolandırıcılık suçunun oluşabilmesi için; failin bir kimseyi, kandırabilecek nitelikte hileli davranışlarla hataya düşürüp, onun veya başkasının zararına, kendisine veya başkasına yarar sağlaması gerekmektedir. Hile nitelikli bir yalandır. Fail tarafından yapılan hileli davranış belli oranda ağır, yoğun ve ustaca olmalı, sergileniş açısından mağdurun inceleme olanağını ortadan kaldıracak nitelikte bir takım hareketler olmalıdır. Kullanılan hileli davranışlarla mağdur yanılgıya düşürülmeli ve bu yanıltma sonucu yalanlara inanan mağdur tarafından sanık veya bir başkasına haksız çıkar sağlanmalıdır. Hilenin kandırıcı nitelikte olup olmadığı olaysal olarak değerlendirilmeli, olayın özelliği, fiille olan ilişkisi, mağdurun durumu, kullanılmışsa gizlenen veya değiştirilen belgenin nitelikleri ayrı ayrı nazara alınmalıdır.
Katılan M.. A..’in köylüsü olan ancak Ağrı/Patnos’ta ikamet eden sanık İ.. E..’in kendisine Ağrı ilinden evlenebileceği kadın bulabileceğini belirtmesi üzerine 18.03.2009 tarihinde Ağrı iline geldiği, sanık İbrahim’in yanında kendisini katılana Ahmet olarak tanıtan, açık kimliği tespit olunamayan ve dosyası ayrılan şahısla birlikte üçünün birden Ağrı İl merkezine geldikleri, katılanın burada kendisini Hasan ismiyle tanıtan ve açık kimliği tespit olunmayan yine dosyası ayrılan şahısla tanıştırıldığı, Hasan’ın diğer sanık Güliyle’yi katılana kardeşi Hacer olarak tanıttığı ve evlenebileceklerini belirttiği, katılanın buna inanarak evlenme vaadi karşılığında Hasan’a 4.000 TL, Ahmet’e de 400 TL elden verdiği ardından katılanla sanık G.. A..’nın Niğde iline gitmek üzere yola çıktıkları, Niğde otobüsünü beklerken Erzurum’da otele yerleştikleri, otelde yapılan kimlik kontrolü sırasında şüpheli G.. A..’nın otelden kaçtığı bu şekilde sanıkların iştirak halinde katılanı dolandırıldığı iddia olunan somut olayda; sanık Güliyle’nin bu olayla ilgisinin bulunmadığını olayın taraflarını tanımadığını ifade etmesi ve katılana sanık Güliyle’nin teşhis ettirilmemiş olması karşısında, gerçeğin kuşkuya yer bırakmayacak şekilde tespiti amacıyla; katılan ve sanık İ.. Ç..’in beyanlarında isimleri geçen Hasan ve Cemal isimli şahısların açık kimlik bilgileri suç kayıtlarından araştırılarak adı geçen sanık ve katılana teşhis ettirilmesi, denetime imkan vermesi bakımından bu kişiler hakkında yürütülen soruşturma sonucunun araştırılması, diğer sanık G.. A..’nın fotoğrafının katılana teşhis ettirilmesinin ardından bu işlemlerin sonucuna göre sanıkların hukuki durumunun tayin ve takdiri yerine, eksik inceleme ve araştırma ile sanıklar hakkında yazılı şekilde hüküm kurulması,
Bozmayı gerektirmiş, katılanın temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükmün bu nedenlerle, 5320 sayılı Kanun’un 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’nın 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 23/09/2014 tarihinde oybirliği ile karar verildi.