YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2014/12004
KARAR NO : 2014/15473
KARAR TARİHİ : 24.09.2014
Tebliğname No : 15 – 2013/41686
MAHKEMESİ : Büyükçekmece 7. Asliye Ceza Mahkemesi
TARİHİ : 05/11/2012
NUMARASI : 2012/192 (E) ve 2012/285 (K)
SUÇ : Dolandırıcılık
Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
Yokluğunda verilen mahkumiyet hükmünün, sanığa 04.12.2012 tarihinde tebliğ edilip, sanık tarafından 11.12.2012 tarihinde temyiz edildiğinin anlaşılması karşısında, temyiz isteminin süresinde yapıldığı cihetiyle, mahkemenin usulsüz olan 11.01.2013 tarihli ek kararı kaldırılarak yapılan incelemede;
Dolandırıcılık suçunun oluşabilmesi için; failin bir kimseyi, kandırabilecek nitelikte hileli davranışlarla hataya düşürüp, onun veya başkasının zararına, kendisine veya başkasına yarar sağlaması gerekmektedir. Hile nitelikli bir yalandır. Fail tarafından yapılan hileli davranış belli oranda ağır, yoğun ve ustaca olmalı, sergileniş açısından mağdurun inceleme olanağını ortadan kaldıracak nitelikte bir takım hareketler olmalıdır. Kullanılan hileli davranışlarla mağdur yanılgıya düşürülmeli ve bu yanıltma sonucu yalanlara inanan mağdur tarafından sanık veya bir başkasına haksız çıkar sağlanmalıdır. Hilenin kandırıcı nitelikte olup olmadığı olaysal olarak değerlendirilmeli, olayın özelliği, fiille olan ilişkisi, mağdurun durumu, kullanılmışsa gizlenen veya değiştirilen belgenin nitelikleri ayrı ayrı nazara alınmalıdır.
1-Sanığın, inşaatlarda çalışan katılana yurt dışında bulunan bir inşaat firmasının temsilcisi olduğunu, burada çalışacak işçilere ihtiyaçları olduğunu söyledikten sonra yurt dışına işçi gönderecekleri vaadinde bulunarak, katılandan gerekli evrakları hazırlamak için fotoğraf ve 2.000 TL ile 1.500 Euro aldıktan sonra ortadan kaybolmak suretiyle dolandırıcılık suçunu işlediği iddia edilen olayda; sanığın katılanı tanımadığına, üzerine atılı suçu işlemediğine dair savunması karşısında, suç failinin tespitine yönelik maddi gerçeğin şüpheye yer bırakmayacak şekilde açığa çıkarılması bakımından, katılanın beyanında geçen M.. A.., Z..G.. ve N.. A..’ın tanık olarak dinlenmesi, sanık ile katılan ve tanıkların yüzleştirilerek usulüne uygun teşhis işleminin yapılması, Bakırköy 8. Asliye Ceza Mahkemesi’nin 2011/229 esas sayılı dosyasının getirtilerek denetime imkan verecek şekilde incelenmesı, gerekiyorsa birleştirme hususunun değerlendirilmesi ile sonucuna göre sanığın hukuki durumunun tayin ve takdiri gerektiği gözetilmeden eksik inceleme ile yazılı şekilde hüküm kurulması,
2-Kabule göre de;
Sanık hakkında 5237 sayılı TCK’nın 157/1 maddesi uyarınca hapis cezası yanında adli para cezasına da hükmedilmesi gerektiğinin gözetilmemesi,
Bozmayı gerektirmiş, sanığın temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükmün bu nedenlerle, 5320 sayılı Kanun’un 8/1. maddesine istinaden uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’nın 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 24.09.2014 tarihinde oybirliği ile karar verildi.