YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2014/13272
KARAR NO : 2014/15706
KARAR TARİHİ : 29.09.2014
Tebliğname No : 15 – 2013/56420
MAHKEMESİ : Aydın 1. Ağır Ceza Mahkemesi
TARİHİ : 18/12/2012
NUMARASI : 2012/418 (E) ve 2012/412 (K)
SUÇ : Nitelikli dolandırıcılık
Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
Dolandırıcılık suçunun oluşabilmesi için; failin bir kimseyi, kandırabilecek nitelikte hileli davranışlarla hataya düşürüp, onun veya başkasının zararına, kendisine veya başkasına yarar sağlaması gerekmektedir. Hile nitelikli bir yalandır. Fail tarafından yapılan hileli davranış belli oranda ağır, yoğun ve ustaca olmalı, sergileniş açısından mağdurun inceleme olanağını ortadan kaldıracak nitelikte bir takım hareketler olmalıdır. Kullanılan hileli davranışlarla mağdur yanılgıya düşürülmeli ve bu yanıltma sonucu yalanlara inanan mağdur tarafından sanık veya bir başkasına haksız çıkar sağlanmalıdır. Hilenin kandırıcı nitelikte olup olmadığı olaysal olarak değerlendirilmeli, olayın özelliği, fiille olan ilişkisi, mağdurun durumu, kullanılmışsa gizlenen veya değiştirilen belgenin nitelikleri ayrı ayrı nazara alınmalıdır.
TCK’nın 158/1-e bendinde belirtilen, kamu kurum ve kuruluşlarının zararına olarak dolandırıcılık suçunun işlenmesi nitelikli hal kabul edilmiştir. Hangi kurum ve kuruluşların, kamusal nitelik taşıdığı, o kurumun kadro bakımından bağlı olduğu durumu düzenleyen mevzuata göre belirlenir. Bu nitelikli halin oluşması için, eylemin kamu kurum ve kuruluşlarının mal varlığına zarar vermek amacıyla işlenmesi gerekir.
Zarar vermek, kamu kurum ve kuruluşlarından hakkı olmayan bir parayı almak ya da bir borcu geri vermemek şeklinde olabilir. Bu suçun zarar göreni kamu kurum ve kuruluşunun tüzel kişiliğidir. Kamu kurum ve kuruluşlarının zarar görmesi söz konusu değilse bu suç oluşmayacaktır. Dolandırıcılık suçunun kamu yararına çalışan hayır kurumlarının zararına işlenmesi madde kapsamında değildir.
Sanığın yasa dışı yollardan sahte olarak temin ettiği yeşil kartları kullanarak kurumu zarara uğratmak suretiyle dolandırıcılık suçunu işlediğinin iddia edildiği olayda; maddi gerçeğin hiçbir kuşkuya yer vermeyecek şekilde ortaya çıkarılması açısından, sağlık müdürlüğü tarafından gönderildiği belirtilen listede yer alan sanık ve ailesi tarafından yapılan harcamalar esas alınarak soruşturma başlatılmış olması nedeniyle dosya kapsamına göre, kullanıldığı iddia edilen yeşil kartlara ilişkin belgelerin dosya içerisine konulmadığı da gözetilerek, suç tarihinde sanık ve ailesinin ekonomik ve mali durumuna göre yeşil karta ihtiyaçlarının bulunup bulunmadığı ve hukuken yeşil kart alabilecek durumda olup olmadıkları, hangi tarihlerde ve ne şekilde tedavi gördükleri, hastaneye hangi şikayetle gittikleri, poliklinik veya acilden giriş yapıp yapmadıkları, tedavi sırasında hangi yeşil kartları kullandıkları ve söz konusu kartların tamamen mi sahte yoksa ilgili kuruma sahte belgelerle başvuru yapılarak mı alındığı, hastaneye tedavi için başvuru yapıldığında, yeşil kartların sistemde sorgulanıp sorgulanmadıkları ile tamamen sahte olan ve sistemde bir karşılığı bulunmayan yeşil kartların ne şekilde tedaviye esas alındığı, gerçekte yeşil kartlarının bulunup bulunmadığı, bulunuyor ise bu kartların hangi tarihlerde verildiği veya iptal edildikleri ile bunlara dair belgeler, varsa yeşil kart dosyaları, ilgili sigorta dosyaları ve hastane tedavi evraklarının onaylı suretleri istenilerek dosya içine konulması, katılan vekili tarafından verilen temyiz dilekçesinde; M.. G.. isimli kişinin sahte yeşil kartlar düzenlediğini, bu hususta aynı mahiyette bir çok dosyanın bulunduğunu belirtmesi karşısında, M..G..hakkında soruşturma veya kovuşturma bulunup bulunmadığının araştırılması, varsa söz konusu dosyaların onaylı suretleri getirtilerek, hukuki ve fiili irtibat bulunması halinde birleştirme hususunun değerlendirilmesi, böyle bir soruşturma bulunmuyor ise, adı geçen kişinin açık kimlik bilgileri ve adresleri araştırılarak ifadesinin alınması, yapılan sahtecilik eylemleri hakkındaki bilgisi ve sanıkla olan irtibatlarının sorulması, suç tarihinden sonra aynı kartlarla başka yerlerde tedavi olup olmadıklarının belirlenmesi, sahteciliğin, yeşil karta esas belgelerde yapıldığının iddia edilmesi halinde de, sahteciliğin kim tarafından ve ne şekilde yapıldığının araştırılması, sanığın varsa başkaları tarafından yapılan böyle bir sahteciliği bilip bilmediğinin tespit edilmesi, bütün delillerin toplanmasından sonra, gerçekte bir sahtecilik olup olmadığı, sahteciliğin kim tarafından yapıldığı, acilden giriş yapılıp yapılmadığı, zorunluluk halinin bulunup bulunmadığı ve kurum zararının oluşup oluşmadığı hususları karar yerinde tartışılarak, sonucuna göre sanığın hukuki durumlarının tayin ve takdiri gerektiği gözetilmeden, eksik inceleme ve haksızlık içeriğinin olması gerekçe gösterilerek yazılı şekilde CMK’nın 223/4-d maddesi gereğince ceza verilmesine yer olmadığına karar verilmesi,
Bozmayı gerektirmiş, katılan vekilinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükümlerin bu nedenlerle, 5320 sayılı Kanun’un 8/1. maddesine istinaden uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’nın 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 29.09.2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.