Danıştay 4. Daire Başkanlığı 2019/433 E. , 2022/4423 K.
T.C.
D A N I Ş T A Y
DÖRDÜNCÜ DAİRE
Esas No : 2019/433
Karar No : 2022/4423
TEMYİZ EDEN (DAVALI) : … Vergi Dairesi Başkanlığı
(… Vergi Dairesi Müdürlüğü)
VEKİLİ : Av. …
KARŞI TARAF (DAVACI) : … Kağıt Karton Ambalaj Nakliyat Sanayi ve Ticaret Limited Şirketi
VEKİLİ : Av. …
İSTEMİN KONUSU : … Bölge İdare Mahkemesi … Vergi Dava Dairesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
YARGILAMA SÜRECİ :
Dava konusu istem: Davacı adına, defter ve belgelerini incelemeye ibraz etmediğinden bahisle vergi ziyaı cezalı olarak re’sen tarh edilen 2012/1 ila 5 dönemleri katma değer vergileri ile 213 sayılı Vergi Usul Kanunu’nun mükerrer 355/1. maddesi uyarınca kesilen özel usulsüzlük cezasının kaldırılması istenilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: … Vergi Mahkemesince verilen … tarih ve E:…,K:… sayılı kararda; … tarih ve … sayılı defter/belge isteme yazısının, davacı şirket müdürü …’ın mernis adresi olan “… Mah. … Cad. No:… …/…” adresinde 30/11/2016 tarihinde annesi …’a tebliğ edildiği, davacı tarafından defter ve belgelerin ibraz edilmediği, kabul edilebilir bir mücbir sebep ileri sürülmeksizin ve zayi belgesi bulunmaksızın incelemeye ibraz edilemeyen kanuni defter ve belgelere göre indirim konusu yapılan katma değer vergilerinin reddi suretiyle yapılan dava konusu tarhiyatlarda hukuka aykırılık görülmediği, davacı tarafından defter/belge isteme yazısının ve vergi ceza ihbarnameleri ile vergi inceleme raporlarının usulüne uygun tebliğ edilmediği iddia edilmişse de, dava konusu vergi/ceza ihbarnamelerinin ve vergi inceleme raporlarının davacı şirket adına, şirket müdürü …’a tebliğ edildiği adres ile defter-belge isteme yazısının tebliğ edildiği davacı şirket müdürü …’ın mernis adresinin aynı adres olduğu görüldüğünden davacının bu iddiasına itibar edilmediği, ayrıca defter ve belgelerin ibraz edilmemesi, kaçakçılık fiilini oluşturduğundan vergi ziyaı cezasının üç kat olarak kesilmesinde hukuka aykırılık bulunmadığı, davacı tarafından 15 gün içerisinde defter ve belge ibraz etmeme için ortada kabul edilebilir bir mücbir sebep ileri sürülüp ispatlanamadığı ve zayi belgesi sunulamadığı da dikkate alındığında kesilen özel usulsüzlük cezasında da hukuka aykırılık bulunmadığı sonucuna varılmıştır. Belirtilen gerekçelerle davanın reddine karar verilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: Bölge İdare Mahkemesince; 213 sayılı Vergi Usul Kanunu’nun hükümleri değerlendirildiğinde, mükelleflere, bilinen adreslerinde posta yoluyla tebligat yapılmaya çalışıldığının ve yapılan tebligatın usule uygun olduğunun, bu hususta ihtilaf olması halinde vergi idaresince ispatlanması, bunun için de, tebligat yapılan adresin mükellefin bilinen adresi olduğunun, tebligatın, yetkili makamlarca ve mükellefe ya da mükellef adına tebligat almaya yetkili kişilere yapıldığının ortaya konulması gerektiği, ayrıca, 213 sayılı Vergi Usul Kanunu uyarınca yapılacak tebligatlarda, mükelleflere, öncelikle bilinen adreslerinde posta yoluyla tebligat yapılmaya çalışılması gerektiği, mükelleflerin bilinen adreslerinde, 102. maddede öngörülen şekilde, mutad tebliğ yollarının denenmesine rağmen posta yoluyla tebligat yapma imkanı bulunmadığının maddenin son fıkrasında sayılan şahısların iştirakıyla ve maddede tarif edilen şekilde düzenlenecek, objektif bir kanaat oluşturmaya yeterli tutanak haline getirilen tebliğ belgeleriyle ortaya konulması durumunda, tebligatın ilanen yapılması gerektiği dikkate alındığında defter/belge isteme yazısının 213 sayılı Kanunda düzenlenen usule uygun olarak tebliğ edilmediği ve re’sen takdir nedeninin varlığından bahsedilemeyeceğinden, indirimlerin reddi suretiyle yapılan tarhiyatlar ile kesilen cezalarda hukuka uygunluk bulunmadığı sonucuna varılmıştır. Belirtilen gerekçelerle istinaf başvurusunun kabulü ile Mahkeme kararı kaldırılarak davanı kabulüne karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Yapılan tarhiyatlar ile kesilen cezaların yerinde olduğu ve kararın bozulması gerektiği ileri sürülmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI: Cevap verilmemiştir.
TETKİK HÂKİMİ: …
DÜŞÜNCESİ: Temyiz isteminin kabulü gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Dördüncü Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
İNCELEME VE GEREKÇE :
213 sayılı Vergi Usul Kanunu’nun 94. maddesinde, tebliğin mükelleflere, bunların kanuni temsilcilerine, umumi vekillerine veya vergi cezası kesilenlere yapılacağı, tüzel kişilere yapılacak tebliğin, bunların başkan, müdür veya kanuni temsilcilerine, vakıflar ve cemaatler gibi tüzel kişiliği olmayan teşekküllerde bunları idare edenlere veya temsilcilerine yapılacağı, tebliğin, kendisine tebligat yapılacak kimsenin bulunmaması halinde ikametgah adresinde bulunanlardan veya işyerlerinde memur ya da müstahdemlerinden birine yapılacağı ve muhatap yerine bu şekilde kendisine tebliğ yapılacak kimsenin görüşüne nazaran 18 yaşından aşağı olmaması ve bariz bir surette ehliyetsiz bulunmaması gerektiği düzenlemesine yer verilmiştir. Aynı Kanunun 30/3 maddesinde, bu Kanuna göre tutulması mecburi olan defterlerin hepsinin veya bir kısmının tutulmamış veya tasdik ettirilmemiş olması veya vergi incelmesi yapmaya yetkili olanlara herhangi bir sebeple ibraz edilmemesi halleri re’sen takdir nedeni olarak sayılmıştır.
Danıştay İçtihatları Birleştirme Kurulunun 08/02/2019 tarih ve E:2013/3, K:2019/1 sayılı kararıyla; davacılar tarafından, mücbir sebep olmaksızın inceleme elemanına ibraz edilmeyen yasal defterler ve belgelerin mahkemeye sunulabileceğinin ileri sürülmesi halinde, bu defter ve belgeler davacıdan istenilip, defterlerdeki kayıtlar incelenip, bu kayıt ve belgeler hakkında davanın diğer tarafı olan vergi dairesinin görüşü ve saptamaları da alınarak yapılacak hukuki değerlendirmeye göre karar verilmesi gerektiği sonucuna ulaşıldığından, oluşan içtihat aykırılığının bu doğrultuda birleştirilmesine karar verilmiştir.
Dosyanın incelenmesinden; davacı şirket hakkında düzenlenen … tarih ve … sayılı Vergi İnceleme Raporunda, davacının mükellefiyetinin 31/05/2012 tarihinde re’sen terkin edildiği bilgisine yer verildiği, … tarih ve … sayılı defter/belge isteme yazısının, davacı şirket müdürü …’ın mernis adresi olan “… Mah. … Cad. No:… …/…” adresinde 30/11/2016 tarihinde annesi …’a tebliğ edildiği, dava konusu ihbarnamelerin de yine aynı adreste 26/07/2017 tarihinde şirket müdürü …’a tebliğ edildiği ve süresi içerisinde ihbarnamelere karşı dava açıldığı, şirket ortakları ve yöneticileri olan … ile … mernis adreslerinin de aynı olduğu anlaşılmaktadır.
Yukarıda yer verilen mevzuat hükümleri ile tespitler bir arada değerlendirildiğinde, Vergi Dava Dairesince her ne kadar defter/belge ibrazının istenilmesine dair yazının 213 sayılı Kanunda düzenlenen usule uygun olarak tebliğ edilmediği gerekçesiyle karar verilmiş olsa da, davacı şirketin mükellefiyet kaydının 31/05/2012 tarihi itibariyle re’sen terkin edildiği bilgisine yer verildiği, ancak re’sen terkin sebebinin ne olduğu ve şirket adresinde yapılan yoklamalara istinaden mi terkin edilip edilmediğinin belirtilmediği ve bu hususta Vergi Dava Dairesince de bir araştırma yapılmadığı, ayrıca defter/belge isteme yazısının tebliğine istinaden defter ve belgelerin ibraz edilmediği, fakat aynı adreste tebliğ edilen dava konusu ihbarnamelere karşı süresi içerisinde dava açıldığı, davacı tarafından dava ve istinaf dilekçelerinde defter ve belgeleri ibraz edebileceğine ilişkin bir beyanda bulunulmadığı, ancak istinaf dilekçesinde “somut olayda yangın sonucu zayii olan belgelerin bulunmasının imkansız olduğu” ifadesine yer verildiği, ancak buna ilişkin her hangi bir zayii belgesi sunulmadığı dikkate alındığında uyuşmazlığın çözümü bakımından tüm bu hususlar dikkate alınıp, değerlendirme yapılarak yeniden bir karar verilmesi gerekmektedir.
KARAR SONUCU:
Açıklanan nedenlerle;
1.Temyiz isteminin kabulüne,
2.Temyize konu … Bölge İdare Mahkemesi … Vergi Dava Dairesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının BOZULMASINA,
3.Yeniden bir karar verilmek üzere dosyanın Vergi Dava Dairesine gönderilmesine, 23/06/2022 tarihinde oyçokluğuyla karar verildi.
(X) KARŞI OY :
Temyiz dilekçesinde öne sürülen hususlar, temyize konu Vergi Dava Dairesi kararının bozulmasını sağlayacak nitelikte bulunmadığından temyiz isteminin reddi gerektiği görüşüyle Dairemiz kararına katılmıyorum.