Danıştay Kararı 13. Daire 2019/136 E. 2022/2840 K. 23.06.2022 T.

Danıştay 13. Daire Başkanlığı         2019/136 E.  ,  2022/2840 K.
T.C.
D A N I Ş T A Y
ONÜÇÜNCÜ DAİRE
Esas No:2019/136
Karar No:2022/2840

TEMYİZ EDEN (DAVACI) : … Anonim Şirketi
VEKİLLERİ : Av. …
Av. …

KARŞI TARAF(DAVALI) : … Kurumu
VEKİLİ : Av. …

İSTEMİN KONUSU : … Bölge İdare Mahkemesi … İdari Dava Dairesi’nin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.

YARGILAMA SÜRECİ :
Dava konusu istem: Davacının 5809 sayılı Elektronik Haberleşme Kanunu’nun 52. maddesinin 4. fıkrasına aykırı davrandığından bahisle, davacı hakkında 2012 yılı net satış tutarının %0,013’ü oranında idarî para cezası uygulanmasına ilişkin Bilgi Teknolojileri ve İletişim Kurulu’nun (Kurul) … tarih ve … sayılı kararının 4. maddesinin iptali istenilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: … İdare Mahkemesi’nce verilen … tarih ve E:…, K:… sayılı kararda; mevzuatta, işletmecilerin, her hâl ve şartta doğru faturalama yapma ve fatura içeriği ile ilgili ihtilaf durumunda ispat yükümlülüğünde olduğu, bu yükümlülüğünü yerine getirmeyenlere ihlâlin niteliği, zararın büyüklüğü, ihlâl neticesinde herhangi bir ekonomik kazanç elde edilip edilmemesi ve bu kazancın büyüklüğü, tekrarlanan veya devam eden ihlâlin varlığı, geçmişte kurallara uyum ve gönüllü bildirim hususları gözetilmek suretiyle bir önceki takvim yılındaki net satışlarının yüzde üçüne kadar idarî para cezası uygulamak konusunda Kurul’a yetki verildiği;
Uyuşmazlıkta, davacı tarafından milyarlarca sayıdaki ücretlendirme işinin karışık bir yapıya sahip olması nedeniyle bazı hataların ortaya çıktığı, bu hataların oluşmasında hiç bir kusur ve kasıt bulunmadığı, hatalar nedeniyle ortaya çıkan zarar varsa hemen giderildiğinin belirtildiği ve 2006 yılı öncesinden kaynaklanan hatalardan sorumlu olunamayacağının ileri sürüldüğü, Kurul’un … tarih ve … sayılı kararı ve dosya içeriğinden, davaya konu idarî yaptırımın, davacının davalı kurum ile imtiyaz sözleşmesi imzalamak suretiyle elektronik haberleşme hizmeti sunmaya başlamasından (24/05/2006) iade tarihine kadar olan sürede hatalı tahakkuk ettirilmiş bedeller nedeniyle uygulandığı anlaşıldığından davacının bu iddiasının yerinde olmadığı;
Bu itibarla, davacının çok sayıda aboneye hizmet vermesinin ve milyarlarca sayıda ücretlendirme işi yapıyor olmasının, davacıya 5809 sayılı Kanunun 52. maddesinin 4. fıkrasıyla yüklenen “her hal ve şartta doğru faturalama yapma” yükümlülüğünü ortadan kaldırmayacağı, davacı tarafından dava konusu işleme dayanak oluşturan abone mağduriyetlerinin giderilmesi yönünde işlemlere başlanılmasının da para cezası verilmesine engel oluşturmayacağı, davacı şirketin 5809 sayılı Kanun’un 52. maddesi hükmüne aykırı davrandığı anlaşıldığından, 2012 yılı net satış tutarının %0,013’ü oranında para cezası verilmesine ilişkin Kurul kararında hukuka aykırılık bulunmadığı sonucuna varılmıştır.
Belirtilen gerekçelerle, dava konusu işlem hukuka uygun bulunarak davanın reddine karar verilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: … Bölge İdare Mahkemesi … İdari Dava Dairesi’nce, … Bölge İdare Mahkemesi … İdari Dava Dairesi’nin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının Dairemizin 27/06/2018 tarih ve E:2018/1372, K:2018/2140 sayılı kararıyla bozulması üzerine bozma kararına uyularak, istinaf başvurusuna konu İdare Mahkemesi kararının usul ve hukuka uygun olduğu ve davacı tarafından ileri sürülen iddiaların söz konusu kararın kaldırılmasını sağlayacak nitelikte görülmediği belirtilerek 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 45. maddesinin 3. fıkrası uyarınca istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir.

TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Davacı tarafından, dava konusu işlemin suç ve cezaların şahsiliği ilkesine aykırı olduğu, sistemlerin devralındığı şirketin hatalarından sorumlu tutulamayacakları, hatalı faturalama fiillerini bir başka şirketin gerçekleştirdiği, fazla tahsilatların iadesinin yapıldığı, ihlâl, mükerrer bir ihlâl ya da zarar bulunmadığı, davalı idare tarafından uyarı yaptırımının getirilmiş olmasının göz önüne alınması gerektiği, regülasyonun sadece yaptırım uygulama olmadığı, uyarı müessesinin regülasyonun yapıcı yönü olduğu ileri sürülmektedir.

KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Davalı idare tarafından, dava konusu işlemin suç ve cezaların şahsiliği ilkesi dikkate alınarak tesis edildiği, önceki şirkete ait faturalardan davacının sorumlu tutulmadığı, işletmecilerin her hâl ve şartta doğru faturalandırma yapma yükümlülüğünün bulunduğu, faturalama hatasının davacı tarafından da kabul edildiği, uyarı müessesesinin uygulanmasının zorunlu olmadığı, dava konusu işlemin ölçülülük ilkesi göz önüne alınarak tesis edildiği belirtilerek istemin reddi gerektiği savunulmuştur.

DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ …’IN DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan Bölge İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.

TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Onüçüncü Dairesi’nce, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
HUKUKİ DEĞERLENDİRME :
Bölge idare mahkemesi kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

KARAR SONUCU :
Açıklanan nedenlerle;
1. Davacının temyiz isteminin reddine,
2. Davanın yukarıda özetlenen gerekçeyle reddine ilişkin İdare Mahkemesi kararına yönelik olarak yapılan istinaf başvurusunun reddi yolundaki … Bölge İdare Mahkemesi … İdari Dava Dairesi’nin … tarih ve E:…, K:… sayılı temyize konu kararında, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 49. maddesinde sayılan bozma nedenlerinden hiçbirisi bulunmadığından, anılan Bölge İdare Mahkemesi kararının ONANMASINA,
3. Temyiz giderlerinin istemde bulunan üzerinde bırakılmasına,
4. Posta giderleri avansından artan tutarın davacıya iadesine,
5. 2577 sayılı Kanun’un 50. maddesi uyarınca, bu onama kararının taraflara tebliğini ve bir örneğinin de … Bölge İdare Mahkemesi … İdari Dava Dairesi’ne gönderilmesini teminen dosyanın … İdare Mahkemesi’ne gönderilmesine, 23/06/2022 tarihinde kesin olarak oyçokluğuyla karar verildi.

(X) KARŞI OY :
Temyize konu İdare Mahkemesi kararının, Dairemizin 27/06/2018 tarih ve E:2018/1372, K:2018/2140 sayılı kararındaki karşı oyda belirtilen gerekçelerle bozulması gerektiği oyuyla karara katılmıyorum.