Danıştay Kararı İdari Dava Daireleri Kurulu 2022/675 E. 2022/2292 K. 23.06.2022 T.

DANIŞTAY İDARİ DAVA DAİRELERİ KURULU         2022/675 E.  ,  2022/2292 K.
T.C.
D A N I Ş T A Y
İDARİ DAVA DAİRELERİ KURULU
Esas No : 2022/675
Karar No : 2022/2292

TEMYİZ EDEN (DAVALI) : … Bakanlığı
VEKİLİ : Huk. Müş. …

KARŞI TARAF (DAVACI) : …Mühendisleri Odası
VEKİLİ : Av. …

İSTEMİN KONUSU : Danıştay Altıncı Dairesinin 20/10/2021 tarih ve E:2020/527, K:2021/11630 sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.

YARGILAMA SÜRECİ :
Dava konusu istem: 29/11/2019 tarih ve 30963 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren “Çevresel Etki Değerlendirmesi Yeterlik Belgesi Tebliği”nin 6. maddesinin birinci fıkrasının (c) bendinin iptali istenilmiştir.
Daire kararının özeti: Danıştay Altıncı Dairesinin 20/10/2021 tarih ve E:2020/527, K:2021/11630 sayılı kararıyla;
Çevre Kanunu’nun 10. maddesinde, çevresel etki değerlendirmesine tâbi projeler ile konuya ilişkin usûl ve esasların, Bakanlıkça çıkarılacak yönetmeliklerle belirleneceği düzenlenmiş olup, hem çevresel etki değerlendirmesine tabi projeleri hem de konuya ilişkin usul ve esasları belirlemek üzere hazırlanan Çevresel Etki Değerlendirmesi (ÇED) Yönetmeliğinin ilk olarak 07/02/1993 tarih ve 21489 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe girdiği, çeşitli tarihlerde yeniden düzenlenen Çevresel Etki Değerlendirmesi Yönetmeliği’nin, son olarak 25/11/2014 tarih ve 29186 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe girdiği, tüm ÇED Yönetmeliklerinde de ÇED başvuru dosyası, ÇED raporu veya proje tanıtım dosyası hazırlayacak kurum/kuruluşların, Bakanlıktan yeterlik belgesi almakla yükümlü oldukları, yeterlik belgesi verilmesi, yeterlik belgesi verilen kurum/kuruluşların denetimi ve belgenin iptal edilmesi ile ilgili usul ve esasların Bakanlıkça yayımlanacak bir tebliğ ile düzenleneceği kuralının yer aldığı, dolayısıyla Çevre Kanunu’na dayalı olarak çıkarılan ÇED Yönetmeliğinde kurum/kuruluşların söz konusu işlemleri yapabilmeleri için yeterlik belgesi alması gerektiği, buna ilişkin usul ve esasların ise Tebliğ ile düzenlenmesi kurala bağlanmış olup, bu yönüyle yeterlik belgesi verilmesi, bu belgeyi alan kurum/kuruluşların denetimi ve belgenin iptal edilmesi ile ilgili usul ve esasların, Yönetmeliğe uygun olarak Tebliğ ile düzenlenmesinde normlar hiyerarşisine ve hukuka aykırılık bulunmadığı,
Uyuşmazlığın esası yönünden, 08/08/2008 tarih ve 26961 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren “Yeterlik Belgesi Tebliği”nin “Yeterlik belgesi başvurusunda sunulacak belgeler” başlıklı 6. maddesinin birinci fıkrasının (c) bendinde; “Türk Mühendis ve Mimar Odaları Birliği’ne bağlı meslek odasından alınan mühendislik-müşavirlik belgesi veya büro tescil belgesi” olarak düzenlendiği,
18/12/2009 tarih ve 27436 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren “Yeterlik Belgesi Tebliği”nin “Yeterlik belgesi başvurusunda sunulacak belgeler” başlıklı 6. maddesinin birinci fıkrasının (c) bendinde ise; “Türk Mühendis ve Mimar Odaları Birliği’ne bağlı ve ilgili meslek odalarından herhangi birinden alınan mühendislik-müşavirlik belgesi veya büro tescil belgesi” kuralına yer verilmiş olup, söz konusu kurala, herhangi bir değişiklik yapılmaksızın, dava konusu Tebliğin 6. maddesinin birinci fıkrasının (c) bendinde; “Türk Mühendis ve Mimar Odaları Birliğine bağlı ve ilgili meslek odalarından herhangi birinden alınan mühendislik-müşavirlik belgesi veya büro tescil belgesi” olarak düzenlenmek suretiyle yeniden yer verildiği,
Gerçekleştirilmesi plânlanan projelerin çevreye olabilecek olumlu ve olumsuz etkilerinin belirlenmesinde, olumsuz yöndeki etkilerin önlenmesi ya da çevreye zarar vermeyecek ölçüde en aza indirilmesi için alınacak önlemlerin, seçilen yer ile teknoloji alternatiflerinin belirlenerek değerlendirilmesinde ve projelerin uygulanmasının izlenmesi ve kontrolünde sürdürülecek çalışmaları ifade eden çevresel etki değerlendirilmesinin, birden çok meslek disiplinini ilgilendirmesi nedeniyle farklı meslek gruplarının yer aldığı inceleme ve değerlendirme yapılan bir süreç olduğu, bu nedenle, dava konusu Tebliğin 5. maddesinde de, ÇED başvuru dosyası, ÇED raporu, proje tanıtım dosyası veya proje ilerleme raporu hazırlamak için gerekli şartları taşıyan kurum veya kuruluşlarda farklı meslek gruplarının çalışmasına imkan veren bir düzenleme getirildiği,
Uyuşmazlığın; Tebliğin 5. maddesi ile farklı meslek gruplarının söz konusu kurum veya kuruluşlarda çalışmasına imkan verilirken, bu kurum veya kuruluşun ÇED yeterlik belgesi verilmesi için yapılan başvurusu aşamasında, TMMOB’ye bağlı ve ilgili meslek odalarından herhangi birinden alınan mühendislik-müşavirlik belgesi veya büro tescil belgesinin bulunmasının yeterli kabul edilip edilmemesinden kaynaklandığı,
Mühendislik-müşavirlik hizmeti verebilmek için TMMOB Kanunu’na ve buna bağlı Yönetmeliklere göre, her meslek grubunun ilgili odaya kaydolmasının zorunlu olduğu dikkate alındığında, her ne kadar önceki düzenlemede herhangi bir değişiklik yapılmaksızın yeniden dava konusu kurala yer verilmiş ise de, yeterlik belgesi almak için başvuru yapan kurum/kuruluşta birden fazla meslek grubunun çalışması imkan dahilinde olmasına rağmen, yeterlik belgesi başvurusunda herhangi bir odadan alınan mühendislik-müşavirlik belgesi veya büro tescil belgesinin yeterli bulunması ile, bu kurum/kuruluşta çalışanlardan birine ait geçerli bir mühendis-müşavirlik veya büro tescil belgesine istinaden, odaya herhangi bir sebeple kaydını yaptırmayan veya kaydı silinen, geçici olarak meslekten uzaklaştırılan kişilerin dolaylı olarak görevlerini icra etmelerine yol açabileceğinin kabulü gerektiği,
Davalı idare tarafından, oda kayıtları silinen kişiler ile büro tescil belgeleri iptal edilen kuruluşların ilgili meslek odaları tarafından Bakanlığa iletildiği ileri sürülmüş ise de, yukarıda yer verilen Yönetmeliğe göre, bu belgelerin bulunmamasının farklı sebeplere dayanabileceği ve her durumda (örneğin geçici olarak meslekten uzaklaştırılanların Birlik tarafından, ilgili kurumlara duyurulması açıkça düzenlenmesine rağmen) Bakanlığa bildirim yapılması gibi yasal bir zorunluluğun bulunmadığı anlaşıldığından, bu iddiaya itibar edilmediği,
Diğer taraftan, davalı idarece mühendislik-müşavirlik belgesi/büro tescil belgesi uygulaması, mühendislik ve mimarlık hizmeti veren kişi veya kuruluşların kayıt ve sicillerinin tutulması amacıyla kamu yararına yürütülen bir uygulama olup, bu yetkinin Bakanlığa değil, TMMOB’ye ait olduğu, dolayısıyla Bakanlığın bu belgeyi istemesinin amacının firmanın mühendislik faaliyeti verip vermediğinin kontrolü amacına yönelik olduğu öne sürülmüş ise de, söz konusu kayıtların tutulması TMMOB yetkisinde olsa bile, ilgilinin odaya kaydının bulunmadığı halde yeterlik belgesi bulunan bir kuruluşta çalışması durumunda, bu hususun TMMOB tarafından bilinmesinin, dolayısıyla Bakanlığa da bildirimde bulunulmasının beklenemeyeceğinin kabulü gerektiği,
Bu nedenle, çevre sağlığını ve kamu yararını doğrudan ilgilendiren bir konu olan ÇED başvuru dosyası, ÇED raporu, proje tanıtım dosyası veya proje ilerleme raporunu hazırlamak isteyen kurum/kuruluşun çalışanlarının mesleğini yasal olarak icra etmeye yetkili olup olmadığının belgelendirilmesinin, yeterlik belgesinin verilmesine ilişkin bir konu olduğu, davalı idarenin de bu yönüyle sorumluluğunun bulunduğu gerekçesiyle, dava konusu edilen hükmün iptaline karar verilmiştir.

TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Davalı idare tarafından, uyuşmazlık konusu edilen düzenlemenin, dava konusu Tebliğ’den önce yürürlükte olan mülga düzenlemelerde de bulunduğu, TMMOB’a bağlı meslek odalarının her birinden ayrı ayrı belge alınmasına yönelik bir uygulamanın söz konusu olmadığı ileri sürülmektedir.

KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Davacı tarafından, savunma verilmemiştir.

DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ …’IN DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin reddi ile Daire kararının düzeltilerek onanmasının uygun olacağı düşünülmektedir.

TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulunca, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra, dosya tekemmül ettiğinden yürütmenin durdurulması istemi hakkında ayrıca bir karar verilmeksizin gereği görüşüldü:
Üye … ve Üye…’nun, dava dilekçesinde, dava konusu edilen 6. maddenin birinci fıkrasının (c) bendinin tamamının iptali istenilmesine rağmen, temyize konu kararın “Türk Mühendis ve Mimar Odaları Birliğine bağlı ve ilgili meslek odalarından herhangi birinden alınan mühendislik-müşavirlik belgesi veya büro tescil belgesi” şeklindeki düzenlemenin, “herhangi birinden” ibaresine hasren incelenmesine hukuken imkan olmadığı yönündeki oylarına karşılık, Kurulumuzca dava dilekçesindeki davacı iddiaları dikkate alındığında, anılan ibare yönünden değerlendirme yapılmasında, yargılama usulüne bir aykırılık bulunmadığına oyçokluğu ile karar verilerek işin esasına geçildi.

HUKUKİ DEĞERLENDİRME:
Danıştay dava dairelerinin nihai kararlarının temyizen incelenerek bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 49. maddesinde yer alan;
“a) Görev ve yetki dışında bir işe bakılmış olması,
b) Hukuka aykırı karar verilmesi,
c)Usul hükümlerinin uygulanmasında kararı etkileyebilecek nitelikte hata veya eksikliklerin bulunması” sebeplerinden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Dava dosyasının incelenmesinden, Çevresel Etki Değerlendirmesi Yeterlik Belgesi Tebliği’nin, “ÇED yeterlik belgesi başvurusunda sunulacak belgeler” başlıklı 6. maddesinin birinci fıkrasının (c) bendinde; “Türk Mühendis ve Mimar Odaları Birliğine bağlı ve ilgili meslek odalarından herhangi birinden alınan mühendislik-müşavirlik belgesi veya büro tescil belgesi” kuralına yer verildiği görülmüştür.
Hem dava dilekçesinde yer alan davacı iddiaları, hem de temyize konu kararın gerekçesi incelendiğinde; uyuşmazlığın, madde metninde yer alan “…herhangi birinden…” ibaresinden kaynaklandığı anlaşıldığından, bu nedenle Danıştay Altıncı Dairesince verilen iptal kararının da, anılan ibare yönünden sonuç doğuracağı açıktır.
Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, temyiz dilekçesinde ileri sürülen iddialar kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

KARAR SONUCU:
Açıklanan nedenlerle;
1.Davalı idarenin temyiz isteminin reddine,
2.Dava konusu işlemin yukarıda özetlenen gerekçeyle iptaline ilişkin Danıştay Altıncı Dairesinin temyize konu 20/10/2021 tarih ve E:2020/527, K:2021/11630 sayılı kararının ONANMASINA,
3. Kesin olarak, 23/06/2022 tarihinde esasta ve gerekçede oyçokluğu ile karar verildi.

KARŞI OY
X-08/08/2008 tarih ve 26961 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren “Yeterlik Belgesi Tebliği”nin “Yeterlik belgesi başvurusunda sunulacak belgeler” başlıklı 6. maddesinin birinci fıkrasının (c) bendinde; “Türk Mühendis ve Mimar Odaları Birliği’ne bağlı meslek odasından alınan mühendislik-müşavirlik belgesi veya büro tescil belgesi” olarak düzenlenmiştir.
18/12/2009 tarih ve 27436 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren “Yeterlik Belgesi Tebliği”nin “Yeterlik belgesi başvurusunda sunulacak belgeler” başlıklı 6. maddesinin birinci fıkrasının (c) bendinde ise; “Türk Mühendis ve Mimar Odaları Birliği’ne bağlı ve ilgili meslek odalarından herhangi birinden alınan mühendislik-müşavirlik belgesi veya büro tescil belgesi” kuralına yer verilmiş olup, söz konusu kurala, herhangi bir değişiklik yapılmaksızın, dava konusu Tebliğ’in 6. maddesinin birinci fıkrasının (c) bendinde; “Türk Mühendis ve Mimar Odaları Birliğine bağlı ve ilgili meslek odalarından herhangi birinden alınan mühendislik-müşavirlik belgesi veya büro tescil belgesi” olarak düzenlenmek suretiyle yeniden yer verilmiştir.
02/12/2002 tarih ve 24954 sayılı Resmi Gazetede yayımlanarak yürürlüğe giren Türk Mühendis ve Mimar Odaları Birliği Ana Yönetmeliğinin 49. maddesinde; “Mühendislik-mimarlık mesleği mensupları, Birlik Genel Kurulu kararı ile belirlenen Odaya kaydolurlar. Oda kayıtlarında ve mesleği yapmada lisans eğitim esastır. Bir lisans diplomasıyla ancak TMMOB Genel Kurulunun onayladığı bir Odaya kaydolunabilinir. …” kuralı, 50. maddesinde; “Odalar kendi meslek alanına ve meslek mensubuna ilişkin mesleki denetim uygulamasında bulunabilirler. Birden fazla Odanın ilgisi olan konularda, konuyla ilgili Odaların uyuşmazlığı halinde yetki ve sorumluluk TMMOB Yönetim Kurulunca belirlenir.” kuralı, 52. maddesinde; “Mühendisliğin ve mimarlığın ayrı ayrı meslek kollarının birden fazlasından diploma ya da ruhsatname almış olanlar, diploma ve ruhsatnamelerinin ilgili bulunduğu Odalardan istediklerine girmekte serbest oldukları gibi, üyelik görev ve yükümlülüklerini her Oda için ayrı ayrı yerine getirmek koşuluyla, birden fazla Odaya da üye olabilir ve üyelik haklarını kullanabilirler.” kuralı yer almıştır,
Uyuşmazlıkta, istisnalar dışında mühendislik/mimarlık hizmeti sunabilmek için ilgili odaya kaydın zorunlu olduğu, mühendislik/mimarlık hizmeti veren kişi veya kuruluşların kayıt ve sicillerinin tutulması yetkisinin ise ilgili odaya ve dolayısıyla TMMOB’ye ait olduğu anlaşılmış olup, Bakanlığın bu belgeyi, mühendislik-mimarlık mesleği mensuplarının veya firmaların mühendislik faaliyeti verip vermediğinin kontrolü amacıyla istediği sonucuna varıldığından, temyiz isteminin kabulü ile Daire kararının bozulması gerektiği oyu ile, karara katılmıyoruz.

KARŞI OY
XX- Dava, 29/11/2019 tarih ve 30963 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren Çevresel Etki Değerlendirmesi Yeterlik Belgesi Tebliği’nin 6. maddesinin birinci fıkrasının (c) bendinin iptali istemiyle açılmıştır.
2872 sayılı Çevre Kanunu’nun “Çevresel etki değerlendirilmesi” başlıklı 10. maddesinin dördüncü fıkrasında; “Çevresel Etki Değerlendirmesine tâbi projeler ve Stratejik Çevresel Değerlendirmeye tâbi plân ve programlar ve konuya ilişkin usûl ve esaslar Bakanlıkça çıkarılacak yönetmeliklerle belirlenir.” hükmü yer almaktadır.
25/11/2014 tarih ve 29186 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren Çevresel Etki Değerlendirmesi Yönetmeliği’nin “Yeterlik belgesi” başlıklı 26. maddesinde “ÇED Başvuru Dosyası, ÇED Raporu veya Proje Tanıtım Dosyası hazırlayacak kurum/kuruluşlar Bakanlıktan Yeterlik Belgesi almakla yükümlüdürler. Yeterlik Belgesinin verilmesi, Yeterlik Belgesi verilen kurum/kuruluşların denetimi ve belgenin iptal edilmesi ile ilgili usul ve esaslar Bakanlıkça yayımlanacak bir tebliğ ile düzenlenir.” kuralına yer verilmiştir.
Dava konusu Tebliğ’in iptali istenen maddesinde ise; ÇED yeterlik belgesi başvurusunda sunulacak belgelerin neler olduğu düzenlenmiştir.
Türkiye Cumhuriyeti Anayasası’nın 124. maddesinde; Cumhurbaşkanı, bakanlıklar ve kamu tüzelkişilerin, kendi görev alanlarını ilgilendiren kanunların ve Cumhurbaşkanlığı kararnamelerinin uygulanmasını sağlamak üzere ve bunlara aykırı olmamak şartıyla, yönetmelikler çıkarabilecekleri hükmü yer almaktadır.
Öte yandan, normlar hiyerarşisi olarak bilinen temel hukuk ilkesine göre, normlar arasında altlık ve üstlük ilişkisi söz konusu olmakta ve her norm geçerliliğini bir üst hukuk normundan almaktadır. Başka bir anlatımla; normlar hiyerarşisi, her türlü normun hiyerarşik olarak bir sıra dahilinde sıralanması ve birbirine bağlı olması anlamına gelmekte olup, bunun doğal sonucu olarak, hiyerarşik sıralamada daha altta yer alan normun, kendisinden üstte bulunan norma aykırı hükümler içeremeyeceği gibi üst normun (kanunun) bir konuyu düzenlemesini emrettiği alt normun (yönetmeliğin) bu konuyu düzenlemekten kaçınamayacağını veya bu konuya ilişkin düzenlemenin daha alt bir hukuk normuna (tebliğ, genelge vs.) bırakılamayacağını da içermektedir.
Aktarılan Anayasa hükmü ve normlar hiyerarşisi bağlamında, bir kanun hükmüne dayalı olarak hazırlanan yönetmeliklerle, kanunun yönetmelikte düzenlenmesini emrettiği hükümlere açıklık getirilmesi ve kanun hükümlerinin uygulamaya geçirilmesinin amaçlandığı, kanun koyucu tarafından idareye tanınan düzenleme yetkisinin, başta kamu yararı olmak üzere hizmet gereklerine, hukuk devleti ve hukuk güvenliği ilkelerine uygun olarak kullanılması gerektiği açıktır.
Bu durumda, görülmekte olan davada, dava konusu edilen hususun, 2872 sayılı Kanun’un yukarıda yer verilen emredici hükmü gereğince yönetmelikle düzenlenmesi gerekirken, normlar hiyerarşisi bakımından yönetmeliğin daha alt bir hukuk normu olan Tebliğ ile düzenlenmesinde normlar hiyerarşisine ve hukuka uyarlık bulunmamaktadır.
Açıklanan nedenlerle, temyiz isteminin reddi ile Daire kararının belirtilen gerekçe doğrultusunda onanması gerektiği oyuyla, karara katılmıyoruz.