Danıştay Kararı 9. Daire 2021/1884 E. 2022/3751 K. 23.06.2022 T.

Danıştay 9. Daire Başkanlığı         2021/1884 E.  ,  2022/3751 K.
T.C.

D A N I Ş T A Y

DOKUZUNCU DAİRE

Esas No : 2021/1884

Karar No : 2022/3751

TEMYİZ EDEN (DAVALI) : … Vergi Dairesi Başkanlığı-…

VEKİLİ : Av. …

KARŞI TARAF (DAVACI) : …

VEKİLİ : Av. …

İSTEMİN KONUSU : … Bölge İdare Mahkemesi … Vergi Dava Dairesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının, temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.

YARGILAMA SÜRECİ:

Dava konusu istem: … Avm Gıda Oto Kiralama Turizm İnşaat Tekstil Deri Dayanıklı Tüketim Malları Petrol Ürünleri Sanayi Ticaret Limited Şirketi’nin vergi borçlarının tahsili amacıyla, davacı adına kanuni temsilci sıfatıyla düzenlenen … tarih ve … sayılı ödeme emrinin iptali istemine ilişkindir.

İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: … Vergi Mahkemesinin … tarih ve E:.., K:… sayılı kararıyla; dava konusu ödeme emrinin 2011 yılı Haziran, Temmuz ve Ağustos dönemlerine ilişkin kısmı yönünden, 07/10/2011 tarih ve 7916 sayılı Türkiye Ticaret Sicili Gazete’sinde yayımlandığı üzere 13/09/2011 tarihinde asıl amme borçlusu şirketi temsile yetkili olarak seçilen davacının kanuni temsilcilik görevinin 29/03/2012 tarihli karar ile sona erdiği ve bu hususun 16/04/2012 tarih ve 8049 sayılı Türkiye Ticaret Sicili Gazetesi’nde ilan edildiğinin görüldüğü, bu durumda dava konusu ödeme emrinde yer alan 2011/Haziran, Temmuz ve Ağustos dönemlerine ilişkin amme alacaklarının ait olduğu dönemlerde asıl borçlu şirketi temsil ve ilzama yetkili olmayan davacının, tüzel kişiliğin vergisel ödevlerinin yerine getirilmesi hususunda yetkili olmaması nedeniyle şirketin ödenmeyen vergi borçlarından dolayı kanuni temsilci sıfatıyla sorumlu tutulmasının hukuken olanak bulunmadığı anlaşıldığından dava konusu ödeme emrinin açıklanan kısmında hukuka uyarlık görülmediği, ödeme emrinde yer alan diğer amme alacaklarına ilişkin olarak; asıl borçlu şirket adına düzenlenen … tarih ve … sayılı ödeme emrinin ilanen tebliğ edildiği belirtilmiş ise de, söz konusu ödeme emrinin tebliğine ilişkin olarak davalı idarece savunma dilekçesi ekinde sunulan tebliğ alındısında (2. kez gönderilen tebliğe ilişkin) borçlunun adresinde bulunamadığı hususunun 213 sayılı Kanun’un 102. maddesinde sayılan kişilerin imzası ve beyanı karşılığında tutanak altına alınmadığı, ayrıca söz konusu tebliğin ilgili dönemde şirketin kanuni temsilcisi olmayan …’ın ikametgah adresine gönderildiği, dolayısıyla şirket adına düzenlenen ödeme emrinin 213 sayılı Kanun’da öngörülen tebliğ usullerine uygun olarak ilgilisine tebliğ edilmediği dikkate alındığında, dava konusu ödeme emirlerinde yer alan amme alacakları açısından olayda kesinleşmiş bir kamu alacağından bahsedilemeyeceği sonucuna ulaşıldığından davacı adına düzenlenen … tarih ve … sayılı ödeme emrinin 2011/Haziran, Temmuz ve Ağustos dönemleri haricindeki kısımlarında da hukuka uyarlık bulunmadığı gerekçesiyle davanın kabulüne, dava konusu ödeme emrinin iptaline karar verilmiştir.

Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: Vergi Mahkemesi kararının; davacının kanuni temsilci olmadığı 2011/Haziran-Ağustos dönemlerine ilişkin hüküm fıkrasının usul ve hukuka uygun olduğu, davacının kanuni temsilci olduğu döneme ilişkin olarak ise; dava dosyasında yer alan bilgi ve belgeler ile … Bölge İdare Mahkemesi … Vergi Dava Dairesinin E:…, esasına kayıtlı dava dosyasında yer alan bilgi ve belgelerin birlikte incelenmesinden, dava konusu ödeme emrinin dayanağı olarak asıl borçlu adına düzenlenen … tarih ve … takip numaralı ödeme emrinin asıl borçlu şirketin iş yeri adresinde … ve … tarihlerinde tebliğ edilmeye çalışıldığı, tebliğ alındısının “adres kapalı” ve “ihbar bırakıldığı halde ikinci kez gidilip evde bulunamadığından evrak çıkış merciine iade” şerhi ile yalnız dağıtıcının imzasını taşıdığı, sonrasında asıl borçlu şirketin, 19/04/2016 tarihli Türkiye Ticaret Sicil Gazetesi’nde yayımlanan ve şirket hakkında en son alınan 16/03/2016 tarihli genel kurul kararı ile şirketi temsile yetkili kılınan …’ın adres kayıt sisteminde bulunan yerleşim yeri adresine tebliğe çıkarıldığı, tebligat yapılacak muhatap bulunamadığından 09/07/2018 tarihinde dağıtıcı ve muhtar imzası ile idareye iadesi üzerine, bu kez aynı adrese ikinci defa tebliğe çıkarıldığı ve muhatabın adresinde bulunamadığı belirtilerek tebliğe çıkan memurun imzasını içeren 29/11/2018 tarihli tebligat pusulasının davalı idarenin savunma dilekçesi ekinde ibraz edildiği, ancak şirket kanuni temsilcisinin adres kayıt sistemindeki adresinde ikinci defa yapılmaya çalışılan tebligata ilişkin tebliğ alındısı üzerinde her hangi bir şerh, imza ve tarih bulunmadığı gibi idare tarafından sunulan tebligat pusulasının söz konusu tebliğe ait olup olmadığının anlaşılamadığı, bu haliyle tebliğin 213 sayılı Kanun’un 102. maddesinin 01/01/2018 tarihinden itibaren yürürlüğe giren “ikinci defa çıkarılan tebliğ evrakının aynı sebeplerle tebliğ edilememesi halinde tebliğ evrakının gönderildiği idareden alınabileceği şerhini içeren pusulanın kapıya yapıştırılacağı ve bu durumun posta memuru tarafından tebliğ alındısı üzerine şerh ve imza edilerek tebliğ evrakının gönderildiği idareye iade edileceği” şeklindeki düzenlemeye uygun şekilde de gerçekleştirilmediğinin anlaşıldığı ve dolayısıyla asıl borçlu şirket adına düzenlenen ödeme emrine ilişkin tebligatın usulüne uygun ve geçerli bir tebliğ olarak kabul edilmesi mümkün olmadığından amme alacağı kesinleştiğinden bahisle hukuka aykırı şekilde ödeme emri düzenlenerek davacının takibi yoluna gidildiği sabit olduğundan, istinafa konu kararın davanın kabulüne ilişkin bu kısmında da sonucu itibarıyla isabetsizlik görülmediği gerekçesiyle istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir.

TEMYİZ EDENİN İDDİALARI: Asıl amme borçlusu … Avm Gıda Oto Kiralama Turizm İnşaat Tekstil Deri Dayanıklı Tüketim Malları Petrol Ürünleri Sanayi Ticaret Limited Şirketi adına tarh ve tebliğ edilerek kesinleşen amme alacaklarının tahsili amacıyla şirket adına düzenlenen ödeme emirlerinin ilanen tebliğ edilmiş olmasına rağmen herhangi bir ödeme yapılmadığı, şirket hakkında yapılan mal varlığı araştırmasından amme alacağının asıl borçlu şirketten tahsil edilemeyeceğinin anlaşılması üzerine davacı adına kanuni temsilci sıfatıyla dava konusu ödeme emirlerinin düzenlendiği, yapılan işlemlerde hukuka aykırılık bulunmadığı iddialarıyla kararın bozulması istenilmektedir.

KARŞI TARAFIN SAVUNMASI: Yasal dayanaktan yoksun olan temyiz isteminin reddi gerektiği yolundadır.

DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ …’İN DÜŞÜNCESİ: Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan Bölge İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.

TÜRK MİLLETİ ADINA

Karar veren Danıştay Dokuzuncu Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:

HUKUKİ DEĞERLENDİRME:

Bölge idare mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

KARAR SONUCU:

Açıklanan nedenlerle;

1.Davalının temyiz isteminin reddine,

2.Davanın kabulüne ilişkin Vergi Mahkemesi kararına yönelik istinaf başvurusunun yukarıda özetlenen gerekçe ile reddi yolundaki … Bölge İdare Mahkemesi … Vergi Dava Dairesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının ONANMASINA,

3.2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 50. maddesi uyarınca, onama kararının taraflara tebliğini ve bir örneğinin de … Bölge İdare Mahkemesi … Vergi Dava Dairesine gönderilmesini teminen dosyanın … Vergi Mahkemesine gönderilmesine, 23/06/2022 tarihinde kesin olarak oybirliğiyle karar verildi.