Danıştay Kararı 6. Daire 2022/185 E. 2022/7404 K. 23.06.2022 T.

Danıştay 6. Daire Başkanlığı         2022/185 E.  ,  2022/7404 K.
T.C.
D A N I Ş T A Y
ALTINCI DAİRE
Esas No : 2022/185
Karar No : 2022/7404

TEMYİZ EDENLER : 1- (DAVALI) … Bakanlığı – ANKARA
VEKİLİ : …, Hukuk Müşaviri
2- MÜDAHİL (DAVALI YANINDA) … Hafriyat İnşaat ve Turizm Yatırımları San. Tic. A.Ş.
VEKİLİ : Av. …

KARŞI TARAF (DAVACI) : … Odası …Şubesi
VEKİLİ : Av. …

İSTEMİN ÖZETİ : Muğla İli, Bodrum İlçesi, … Mevkii, … ada, … parsel ve … ada, … parsel sayılı ve toplam 187.785,63 m² ÇED alanlı taşınmazlar için Çevre ve Şehircilik Bakanlığı’nın 18.08.2020 tarihli duyurusu ile ilan edilen Turizm Konaklama Tesisi Kapasite Artışı Projesine, Valilikçe verilen “Çevresel Etki Değerlendirmesi Gerekli Değildir” kararına dayanak “… Haf. İnş. Turizm Yat. San. Tic. A.Ş. Turizm Konaklama Tesisi Proje Artışı Projesi” içerisinde yer alan “Muğla Usuluk Koyu Tabiat Parkı İşletmecilik Sözleşme Süresinin 49 Yıla Uzatılmasına ve İrtifak Hakkı Tesis Edilmesine Yönelik Sözleşme” başlıklı Usuluk İşletme Sözleşmesinin iptali istemiyle açılan davada, dava konusu işlemin iptali yolundaki … İdare Mahkemesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararına karşı yapılan istinaf başvurularının reddine dair … Bölge İdare Mahkemesi … İdari Dava Dairesince verilen … tarih ve E:…, K:… sayılı kararın, usul ve hukuka aykırı olduğu ileri sürülerek bozulması istenilmektedir.

SAVUNMANIN ÖZETİ: Savunma verilmemiştir.

DANIŞTAY TETKİK HAKİMİ …’IN DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan Bölge İdare Mahkemesi İdari Dava Dairesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.

TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Altıncı Dairesince, dosyanın tekemmül ettiği görüldüğünden, yürütmenin durdurulması istemi hakkında karar verilmeksizin, Tetkik Hakiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra işin gereği görüşüldü:
Bölge İdare Mahkemesi İdari Dava Dairelerince verilen kararların temyiz yolu ile incelenerek bozulabilmeleri 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanununun 49. maddesinde belirtilen nedenlerden birinin bulunması halinde mümkündür.
… Bölge İdare Mahkemesi … İdari Dava Dairesince verilen … tarih ve E:…, K:… sayılı karar ve dayandığı gerekçe hukuk ve usule uygun olup bozulmasını gerektirecek bir sebep bulunmadığından, anılan kararın ONANMASINA, kullanılmayan … TL yürütmenin durdurulması harcının istemi halinde davalı yanında müdahile iadesine,
2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanununun 50. maddesi uyarınca, bu onama kararının taraflara tebliğini ve bir örneğinin de belirtilen İdari Dava Dairesine gönderilmesini teminen dosyanın kararı veren ilk derece Mahkemesine gönderilmesine 23/06/2022 tarihinde oyçokluğuyla kesin olarak karar verildi.

KARŞI OY (X):
Dosyanın incelenmesinden; davanın Usuluk Koyu Tabiat Parkının bulunduğu bölgeye ilişkin imar planlarının ve Tabiat Parkı içinde bulunan ilave yapı ve tesislerin ruhsatlarının yargı kararıyla iptal edilmiş olduğundan bahisle “Muğla Usuluk Koyu Tabiat Parkı İşletmecilik Sözleşme Süresinin 49 Yıla Uzatılmasına ve İrtifak Hakkı Tesis Edilmesine Yönelik Sözleşme” başlıklı Usuluk İşletme Sözleşmesinin iptali istemiyle açıldığı anlaşılmaktadır.
6235 sayılı Türk Mühendis ve Mimarlar Odaları Birliği Kanunu’nun 2. maddesinde; Birliğin kuruluş amacı; “Mühendislik ve mimarlık mesleği mensuplarının, müşterek ihtiyaçlarını karşılamak, mesleki faaliyetlerini kolaylaştırmak, mesleğin genel menfaatlere uygun olarak gelişmesini sağlamak, meslek mensuplarının birbirleriyle ve halk ile olan ilişkilerinde dürüstlüğü ve güveni hâkim kılmak üzere meslek disiplinini ve ahlâkını korumak için gerekli gördüğü bütün teşebbüs ve faaliyetlerde bulunmak…” şeklinde belirlenmiştir.
Bu kapsamda, Birlik kapsamındaki her meslek odasının amacının, Kanun’da belirtilmiş faaliyet alanlarının kendi mesleki alanlarıyla sınırlı olduğu, dava konusu işlemin esas olarak daha önce tesis edilmiş bir işletmecilik sözleşmesinin süresinin uzatılmasından ibaret olduğu, davacı odanın iştigal alanını ve üyelerinin menfaatini doğrudan etkilemediği anlaşılmaktadır.
Bu durumda, davacı Odanın kuruluş amacı ve faaliyet alanı ile dava konusu işlem birlikte değerlendirildiğinde, dava konusu işlemin davacı Odanın menfaatini etkilemediği, bu nedenlerle davacının subjektif dava açma ehliyetinin bulunmadığı, davanın ehliyet yönünden incelenmeksizin reddine karar verilmesi gerektiği oyuyla, çoğunluk görüşüne katılmıyoruz.