Danıştay Kararı 9. Daire 2020/4920 E. 2022/3734 K. 23.06.2022 T.

Danıştay 9. Daire Başkanlığı         2020/4920 E.  ,  2022/3734 K.
T.C.
D A N I Ş T A Y
DOKUZUNCU DAİRE
Esas No : 2020/4920
Karar No : 2022/3734

TEMYİZ EDEN (DAVALI) : … Vergi Dairesi Başkanlığı-…
VEKİLİ : Av. …

KARŞI TARAF (DAVACI) : … Mobilya Gıda Tar. Hay. Taş. Otom. İth. İhr. San. ve Tic. Ltd. Şti.
VEKİLİ : Av. …

İSTEMİN KONUSU : … Bölge İdare Mahkemesi … Vergi Dava Dairesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının, temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.

YARGILAMA SÜRECİ:
Dava konusu istem: Davacı şirket adına, sahte fatura düzenlemek suretiyle komisyon geliri elde ettiğinden bahisle takdir komisyonu kararına dayanılarak re’sen tarh edilen; 2017/Ocak- Mayıs dönemi yılı katma değer vergisi ve tekerrür hükümleri uygulanmak üzere kesilen üç kat vergi ziyaı cezasının kaldırılması istemine ilişkindir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: … Vergi Mahkemesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararıyla; vergi inceleme elemanınca sadece mükellef aleyhine olan delil ve tespitlere yer verilmesi ve bir kısım tespitlerin mükellef lehine olmasının yeterince nazara alınmayıp raporda tartışılmaması ve ilave araştırma konusu edilmemesi, yine bir kısım tespitlerde daha detaylı araştırma yapılma imkanı var iken bu imkanların kullanılmaması, örneğin karşıt tespitlerden elde edilen bilgilerin elektronik ortamdaki verilerle teyidinin yapılmaması, çek ödemeleri ve yüksek miktarlı banka havaleleri ile ilgili olarak sadece karşıt tespit yapılan firmaların ibraz ettiği dekontların haricinde bu işlemlerin fiktif işlem olup olmadığını tespit için ilgili banka hesaplarından hareketle o dönemleri kapsayan tüm para giriş çıkışlarının incelenmemesi, BA-BS beyanı bulunan mükelleflerin yüksek hacimli beyanlarını sonradan düzelterek vergilerini de ödediklerini söylemelerinin makul nedeni belirtilmediği halde başkaca araştırma yapılmaksızın bu beyanlara itibar edilmesi, stopaj ödemelerinden hareketle … Ticaret Borsası’na kayıtlı alış ve satışlarından yola çıkarak bilgisine başvurulan çiftçi beyanlarındaki aracıların isimleri belirtilmesine rağmen bu yönde ayrıca ismi geçenlerin bilgisine başvurulmaması, yine ihracat yaptığı bilinen mükellefin ihracata konu malların gerek niteliği gerekse miktarı yönünden sözkonusu alış ve satışlarla gümrük çıkışlarının gümrük idarelerinden temin edilecek bilgilerle uyumlu olup olmadığının irdelenmemesi, hemen hemen her dönemde değişik sayılarda çalışanının bulunması ve yapılan yoklamalarda da bu çalışanların tespitli olması, yine çalışanların ifadelerinde kiminin büroda kiminin atölyelerde çalıştığını beyan etmesi ve beyanlarının tutarlı olmasından birbirlerini tanıdıkları ve işyerinde gerçekten çalıştıklarını ispatlamasına rağmen sadece … isimli çalışanın beyanına itibar edilmesi, oysa diğer çalışanların çoğunun bu kişiyi büroda sekreter olarak çalışan biri olarak beyan etmesi, diğer taraftan bu kişinin mükellefin defterlerini tutan mali müşavir …’ın kızı olduğu nazara alındığında ifadesindeki inkar beyanının korku, çekinme veya başkaca nedenlerle olabileceği nazara alınmaksızın diğer çalışanların beyanına rağmen sırf bu çalışanın beyanına itibar edilmesi, yine davacı hakkında düzenlenen yoklama tutanaklarının tamamında davacının faaliyette olduğunun ve faaliyetine uygun yüksek miktardaki emtia, makine ve ekipmanının bulunduğunun idarece defalarca tespit edilmesine ve bunun dışında işyerinde herhangi bir olumsuz tespit yapılmamasına rağmen bu tespitlerin nazara alınmaması gibi hususlar dikkate alındığında yukarıda bahsi geçen bir kısım olumsuz tespitlerin dışında, davacının tüm faaliyetlerinin gerçek olmadığına ilişkin yeterli ve somut veriler bulunmadığı, dolayısıyla davacının komisyon karşılığı sahte fatura ticareti yaptığı sonucuna ulaşmanın hukuki dayanağının olmadığının anlaşıldığı, bu itibarla, davacının sahte alışları oranında sahte satış faturaları düzenleyerek karşılığında komisyon geliri elde ettiği yolunda maddi olayı ortaya koyan, hukuken geçerli, kesin ve somut delilleri içeren yeterli bir vergi incelemesinin yapıldığından söz edilemeyeceği, eksik ve yetersiz inceleme sonucunda varsayım ve kanaate dayalı olarak tarhiyatların yapıldığı görüldüğünden davanın kabulüne, vergi ziyaı cezalı tarhiyatların kaldırılmasına karar verilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: İstinaf başvurusuna konu Vergi Mahkemesi kararının hukuka ve usule uygun olduğu ve davalı tarafından ileri sürülen iddiaların söz konusu kararın kaldırılmasını sağlayacak nitelikte görülmediği belirtilerek istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir.

TEMYİZ EDENİN İDDİALARI: Dosyada yer alan beyanları doğrultusunda kararın bozulması istenilmektedir.

KARŞI TARAFIN SAVUNMASI: Savunma verilmemiştir.

DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ …’İN DÜŞÜNCESİ: Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan Bölge İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.

TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Dokuzuncu Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:

HUKUKİ DEĞERLENDİRME:
Bölge idare mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

KARAR SONUCU:
Açıklanan nedenlerle;
1.Davalının temyiz isteminin reddine,
2.Davanın yukarıda özetlenen gerekçeyle kabulüne ilişkin Vergi Mahkemesi kararına yönelik istinaf başvurusunun reddi yolundaki … Bölge İdare Mahkemesi … Vergi Dava Dairesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının ONANMASINA,
3.2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 50. maddesi uyarınca, onama kararının taraflara tebliğini ve bir örneğinin de … Bölge İdare Mahkemesi … Vergi Dava Dairesine gönderilmesini teminen dosyanın … Vergi Mahkemesine gönderilmesine, 23/06/2022 tarihinde kesin olarak oybirliğiyle karar verildi.