Danıştay 9. Daire Başkanlığı 2022/443 E. , 2022/3652 K.
T.C.
D A N I Ş T A Y
DOKUZUNCU DAİRE
Esas No : 2022/443
Karar No : 2022/3652
TEMYİZ EDEN (DAVALI) : … Vergi Dairesi Başkanlığı-…
VEKİLİ : Av…
KARŞI TARAF (DAVACI) : … Akaryakıt Ürünleri Dağıtım San. ve Tic. A.Ş.
…
İSTEMİN KONUSU : … Bölge İdare Mahkemesi …Vergi Dava Dairesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının, temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
YARGILAMA SÜRECİ:
Dava konusu istem: Davacı şirket adına, 2017, 2018 ve 2019 takvim yıllları hesap ve işlemlerinin incelenmesi neticesinde kısmi sahte belge düzenleme faaliyetinde bulunduğu yolunda düzenlenen vergi inceleme raporuna istinaden 2019/Nisan-Haziran dönemi için re’sen tarhedilen bir kat vergi ziyaı cezalı kurum geçici vergisinin kaldırılması istemine ilişkindir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: … Vergi Mahkemesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararıyla; davacı şirket adına 2019/Nisan-Haziran dönemi için re’sen salınan kurum geçici vergisine ilişkin olarak; davacı şirket adına düzenlenip tebliğ edilen vergi/ceza ihbarnamesinde geçici vergi aslının tahakkuk ettirilmeyeceği yazılı bulunmakta ise de; Gelir Vergisi Kanunu’nun mükerrer 120’nci maddesinin 4’üncü bendinde mahsup dönemi geçen geçici vergi asıllarının aranmayacağı ve kesinleşen vergilerin terkin edileceğinin belirtildiği, olayda davalı idarece yapılmış bir terkin işlemi bulunmadığı gibi vergi/ceza ihbarnamesine geçici verginin tahakkuk ettirilmeyeceğinin yazılmasının da tarhiyatın terkini anlamına gelmeyeceği, ortada davacının hukuki durumunu etkileyen kesin ve icrai nitelikte tarh işlemi bulunduğu, tarhiyatların yapıldığı tarih itibariyle davacı şirket adına salınan geçici verginin mahsup dönemi geçtiğinden ve vergi asıllarının aranması imkanı bulunmadığından dava konusu 2019/Nisan-Haziran dönemi için davacı şirket adına re’sen salınan kurum geçici vergisinde hukuka uyarlılık bulunmadığı, davacı şirket adına 2019/Nisan-Haziran dönemi için re’sen salınan kurum geçici vergisi üzerinden kesilen bir kat vergi ziyaı cezasına ilişkin olarak; davacının 2018 ve 2019 yıllarında Tüpraş’tan aldığı ürünlerin satışı için düzenlenen faturalar dışındaki tüm alım ve satımlarının gerçek bir işleme dayanmadığı ve bu satışlar için düzenlediği tüm faturaların komisyon karşılığı düzenlenen sahte fatura olduğu sonucuna varıldığından, davacı şirket adına 2019/Nisan-Haziran dönemi için re’sen salınan kurum geçici vergisi üzerinden kesilen bir kat vergi ziyaı cezasında hukuka aykırılık bulunmadığı gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne, kısmen reddine karar verilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: İstinaf başvurusuna konu Vergi Mahkemesi kararının hukuka ve usule uygun olduğu ve davalı idare tarafından ileri sürülen iddiaların söz konusu kararın kaldırılmasını sağlayacak nitelikte görülmediği belirtilerek 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanun’nun 45. maddesinin 3. fıkrası uyarınca istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI: Davacının 2019 vergilendirme dönemlerine ait kurum geçici vergisinin, 213 sayılı Vergi Usul Kanunu’nun 30. maddesine istinaden davacı adına re’sen takdir edildiği, ancak söz konusu geçici vergilerin mahsup imkânı kalmadığı için Gelir Vergisi Kanununun mükerrer. 120. maddesi gereğince aslının aranmayacağı, ancak gecikme faizi ve cezanın hesaplanacağı, re’sen tarh edilecek kurum geçici vergisine 213 sayılı Kanunun 341. ve 344. maddeleri uyarınca davacının gerçek satışlarından kaynaklı gelirleri için bir kat, sahte belge düzenleme fiili nedeniyle elde edilen komisyon geliri için üç kat vergi ziyaı cezasının kesilmiş olduğu, yapılan işlemlerde hukuka aykırılık bulunmadığı iddialarıyla kararın bozulması istenilmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI: Savunma verilmemiştir.
DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ …’İN DÜŞÜNCESİ: Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan Bölge İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Dokuzuncu Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
HUKUKİ DEĞERLENDİRME:
Bölge idare mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
KARAR SONUCU:
Açıklanan nedenlerle;
1.Davalının temyiz isteminin reddine,
2…. Bölge İdare Mahkemesi …Vergi Dava Dairesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının ONANMASINA,
3.2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 50. maddesi uyarınca, onama kararının taraflara tebliğini ve bir örneğinin de … Bölge İdare Mahkemesi … Vergi Dava Dairesine gönderilmesini teminen dosyanın ……Vergi Mahkemesine gönderilmesine, 23/06/2022 tarihinde kesin olarak oybirliğiyle karar verildi