YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2013/6344
KARAR NO : 2014/21937
KARAR TARİHİ : 23.12.2014
Tebliğname No : 11 – 2011/124983
MAHKEMESİ : İstanbul Anadolu 15. Asliye Ceza Mahkemesi
TARİHİ : 14/12/2010
NUMARASI : 2009/1067 (E) ve 2010/1082 (K)
SUÇ : Hizmet nedeniyle güveni kötüye kullanma
Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
Güveni kötüye kullanma suçunun oluşabilmesi için; failin bir malın zilyedi olması, malın iade edilmek veya belirli bir şekilde kullanmak üzere faile rızayla tevdi ve teslim edilmesi, failin kendisine verilen malı, veriliş gayesinin dışında, zilyedi olduğu malda malikmiş gibi satması, rehnetmesi tüketmesi, değiştirmesi veya bozması ve benzeri şekillerde tasarrufta bulunması ya da devir olgusunu inkar etmesi şeklinde, kendisine veya başkasına yarar sağlaması gerekmektedir.
Suçun, meslek ve sanat, ticaret veya hizmet ilişkisinin ya da hangi nedenden doğmuş olursa olsun, başkasının mallarını idare etmek yetkisinin gereği olarak tevdi ve teslim edilmiş eşya hakkında işlenmesi hâlinde, nitelikli hali oluşmaktadır.
Sanığın, merkezi Kartal ilçesinde bulunan .. Panjur ve Balkon Sistemleri San. İç ve Dış. Ltd. Şti’nin müdürü olarak görev yaptığı sürede şirkete ait parayla yaptırdığı ve şirket adına defterlerde kayıtlı bulunan “.. Rose” isimli martı 780 model tekneyi 2005 yılı Temmuz ayında şirket yetkililerinin bilgisi ve rızası olmaksızın yapıldığı yerden teslim alarak başka bir yere götürdüğü ve şirkete teslim etmediği, 17/08/2005 tarihinde de şirketin ortaklar kurulu toplantısı ile şirket müdürlüğünden azledildiği, daha sonra söz konusu tekneyi Bostancı Suadiye’deki bir yat limanına bağlayarak internet üzerinden satışa çıkardığı, satışı gerçekleştiremeden söz konusu teknenin burada 21/03/2008 günü bulunduğu ve katılana teslim edildiği iddiasıyla yapılan yargılama sonucunda; katılan vekilinin ibraz ettiği belgelere göre, 2001 yılından, şirketi devralan Ö. Ç..’in devraldığı 17/08/2005 tarihine kadar şirket yetkilisi ve müdürü olan sanık K.. D..’ın şirket adına satın aldığı iddia edilen şikayet konusu teknenin 28/07/2005 tarihli şirket adına düzenlenen fatura ile çıplak olarak satın alındığı, 27/07/2005 tarihli fatura karşılığı satın alınan 24.000 TL tutarındaki motor ve çeşitli aksesuarların takıldığı, bu masrafların şirkete ödetildiği halde şirket envanterine kaydının yapılmayarak sanık tarafından İstanbul’dan Erdek’e kaçırıldığı ve satışa çıkarıldığının idda edildiği ve buna ilişkin yazı ve ilân örneklerinin dosyada olduğu, dosyadaki diğer belgelere göre, şikayet tarihinden önce “White Rose” isimli teknenin S. D.. ismi ile 13/02/2006 tarihinde internet üzerinden satışa çıkarıldığı, ayrıca sanığın şirket müdürlüğü yaptığı dönemde teknenin ve 818.712,39 TL’nin zimmetinde bulunduğu gerekçesiyle, iadesi için 29 Haziran 2006 tarihinde Beyoğlu .. Noterliği aracılığıyla sanığa ihtarname gönderildiği, 24/09/2007 tarihli savcılık beyanında tekne ile ilgili hakkındaki iddiaları reddeden sanığın, 02/03/2009 tarihli beyanında; şirketin önceki sahipleri döneminde şirketi kendisinin satın almak istediğini, tekneyi de kendi adına Pendik tersanesinde yaptırdığını, şirketi satın alacağını düşündüğü için şirket adına kestirdiğini, ancak kendi cebinden ödediğini, bilahare internetten satışa çıkararak 2007 yılında Hakan isimli bir şahsa sattığını beyan ettiği teknenin, sanık tarafından H.. S.. isimli şahsa satılması ve T…isimli şirket envanterine girmesi nedeniyle, E. Ç..’in tekne ile ilgili tüm taleplerinden vazgeçtiklerine dair tarihsiz bir belge imzaladığı, Duisburg İş Mahkemesinde açılan bir davaya ilişkin olarak ibraz edilen kararın, içerik olarak tazminat karşılığında bazı ihtilafları sonlandırmaya yönelik hüküm içerdiği, sanığın soruşturma ve kovuşturma evresindeki şirkete ait başka bir teknenin onarımını sağladığına, fatura edilen teknenin başka bir tekne olduğuna dair çelişkili beyan ve savunmaları, şirket sahibi E. Ç..’in mahkeme huzurundaki şirket parası ve teknenin sanığın zimmetinde bulunduğu ve sanık aleyhine açtıkları davaları kazandıklarına ilişkin beyanları tüm dosya kapsamı ile birlikte değerlendirildiğinde; gerçeğin kuşkuya yer bırakmayacak şekilde tespiti bakımından, dava konusu teknenin katılan şirket kayıtlarında bulunup bulunmadığı, şirket mülkiyetinde olup olmadığı, ilgili sicil mercilerinde şirket adına bir tescilin bulunup bulunmadığı araştırılıp, katılan tarafından sanık aleyhine açılan davalar tespit edildikten ve gerekli görüldüğü taktirde şirket defter, belge ve kayıtları üzerinde alanında uzman bilirkişi marifetiyle inceleme yapılmasından sonra bütün deliller birlikte değerlendirilerek sanığın hukuki durumunun tayin ve takdiri gerektiği gözetilmeden, eksik inceleme ve araştırma sonucuyazılı şekilde hüküm kurulması,
Bozmayı gerektirmiş, o yer Cumhuriyet savcısının temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükmün bu sebepten dolayı 5320 sayılı Kanun’un 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’nın 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 23/12/2014 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.