YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2014/21397
KARAR NO : 2014/22101
KARAR TARİHİ : 24.12.2014
Tebliğname No : 15 – 2013/266915
MAHKEMESİ : Batman 1. Ağır Ceza Mahkemesi
TARİHİ : 26/02/2013
NUMARASI : 2012/128 (E) ve 2013/27 (K)
SUÇ : Nitelikli dolandırıcılık
Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
Dolandırıcılık suçunun oluşabilmesi için; failin bir kimseyi, kandırabilecek nitelikte hileli davranışlarla hataya düşürüp, onun veya başkasının zararına, kendisine veya başkasına yarar sağlaması gerekmektedir. Hile nitelikli bir yalandır. Fail tarafından yapılan hileli davranış belli oranda ağır, yoğun ve ustaca olmalı, sergileniş açısından mağdurun inceleme olanağını ortadan kaldıracak nitelikte bir takım hareketler olmalıdır. Kullanılan hileli davranışlarla mağdur yanılgıya düşürülmeli ve bu yanıltma sonucu yalanlara inanan mağdur tarafından sanık veya bir başkasına haksız çıkar sağlanmalıdır. Hilenin kandırıcı nitelikte olup olmadığı olaysal olarak değerlendirilmeli, olayın özelliği, fiille olan ilişkisi, mağdurun durumu, kullanılmışsa gizlenen veya değiştirilen belgenin nitelikleri ayrı ayrı nazara alınmalıdır.
TCK’nın 158/1-d bendinde belirtilen, Kamu kurum ve kuruluşlarının, kamu meslek kuruluşlarının, siyasî parti, vakıf veya dernek tüzel kişiliklerinin araç olarak kullanılması suretiyle dolandırıcılık suçunun işlenmesi nitelikli hâl kabul edilmiştir. Söz konusu kurum yada kuruluşların konumunun suçun işlenmesinde kolaylık sağlayacağı düşüncesi, bu kurum ve kuruluşların bu suçta araç olarak kullanılmasının,ağırlaştırıcı neden olmasını gerektirmiştir. Bu nitelikli halin uygulanabilmesi için,bunların isminin kullanılması yeterli olmayıp maddi varlığının kullanılması gerekmektedir. Araç olarak kullanılma,bu kurum veya kuruluşlara ait yazı veya belgeleri amaç dışı olarak kullanmak şeklinde olabilir. Bu kurumlara ait kimlik belgesinin gösterilmesi,basılı evraklarının, kıyafetlerinin, taşıtlarının kullanılması mağdurda güven oluşumunu sağlayacaktır.
… Partisi Batman il Başkanı olan sanığın, M.. Ş.. isimli şahıs vasıtasıyla Ankara’da kurulacak bir şirkete kaynakçı ve şoför alınacağını katılanlara söylemek suretiyle söz konusu iş için gereken sertifikaların alınmasını sağlamaya yönelik olarak, önce katılanlardan Aydın ve İbrahim’den, ardından katılanlar Mehdi, Halil, Orhan ve Mehmet .’den, sonrasında katılanlar M. B.. ve Hayrettin’den, daha sonrasında katılanlar M.S.., Necat ve A.. B..’dan, en son ise katılanlar A.. P.., Veysi, Veysel ve Hamdi’den farklı farklı tarihlerde toplam 52.800 TL para aldığının iddia ve kabul edildiği somut olayda;
Sanığın suç tarihinde … Batman İl Başkanı olduğu, sanığın bu sıfatının katılanlar tarafından haksız menfaat temin edilmeden önce de biliniyor olduğu, sanığın bu sıfata gerçekten sahip olması nedeniyle bu durumun hile unsuru olarak kabul edilemeyeceği, kaldi ki 5237 sayılı TCK’nın 158/1-d maddesinde öngörülen nitelikli dolandırıcılık suçunun oluşabilmesi için kamu kurumunun ya da siyasi partinin isminin kullanılması yeterli olmayıp maddi varlığının da kullanılması gerektiği, somut olayda ise kurumun ya da siyasi partinin maddi varlığı olarak nitelendirilebilecek kimlik, yazı, belge ya da basılı bir evrakın kullanılmaması karşısında, sanığın eyleminin katılanlar Aydın ve İbrahim’e karşı TCK’nın 157/1 ve 43/1. maddeleri; katılanlar Mehdi, Halil, Orhan ve Mehmet .’ye karşı TCK’nın 157/1 ve 43/1. maddeleri; katılanlar M. B.. ve Hayrettin’e karşı TCK’nın 157/1 ve 43/1. maddeleri; katılanlar M. S.., Necat ve A.. B..’a karşı TCK’nın 157/1 ve 43/1. maddeleri; katılanlar A.. P.., Veysi, Veysel ve Hamdi’ye karşı TCK’nın 157/1 ve 43/1. maddeleri gereğince basit dolandırıcılık suçunu oluşturduğu gözetilmeden, suç vasfında yanılgıya düşülerek sanık hakkında fazla ceza tayini,
Bozmayı gerektirmiş, sanığın temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebeplerden dolayı 5320 sayılı Kanun’un 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’nın 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 24/12/2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.