Danıştay Kararı 13. Daire 2022/1142 E. 2022/2773 K. 22.06.2022 T.

Danıştay 13. Daire Başkanlığı         2022/1142 E.  ,  2022/2773 K.
T.C.
D A N I Ş T A Y
ONÜÇÜNCÜ DAİRE
Esas No:2022/1142
Karar No:2022/2773

TEMYİZ EDEN (DAVALI) : … Kurumu
VEKİLİ : Av. …

KARŞI TARAF (DAVACI) : … Merkez Petrol ve Ticaret A.Ş.
VEKİLİ : Av. …

İSTEMİN KONUSU : … Bölge İdare Mahkemesi … İdari Dava Dairesi’nin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.

YARGILAMA SÜRECİ :
Dava konusu istem: Davacıya ait LPG otogaz istasyonunda 16/10/2014 tarihinde yapılan denetimde sorumlu müdür çalıştırılmadığının tespit edildiğinden bahisle 5307 sayılı Kanun’un 16. maddesinin ikinci fıkrasının (c) bendi uyarınca 76.142,00-TL idarî para cezası verilmesine ilişkin Enerji Piyasası Düzenleme Kurulu’nun (Kurul) … tarih ve … sayılı kararının iptali istenilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: … İdare Mahkemesi’nce verilen … tarih ve E:…, K:… sayılı kararda; 16/10/2014 tarihinde yapılan denetim sırasında istasyonda sorumlu müdür bulunmadığının tespit edildiği, davacı şirketin otogaz istasyonunda sorumlu müdür bulundurmamak neticesinde sübut bulan fiilinden dolayı verilen idari para cezasında hukuka aykırılık bulunmadığı sonucuna varılmıştır.
Belirtilen gerekçelerle dava konusu işlem hukuka uygun bulunarak davanın reddine karar verilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: … Bölge İdare Mahkemesi … İdari Dava Dairesince, Dairemizin 09/03/2021 tarih ve E:2018/910, K:2021/840 sayılı bozma kararına uyularak verilen kararda; … tarih ve … sayılı Kurul kararı ile, “İstasyonda sorumlu müdür belgesine sahip sorumlu müdür çalıştırılmaması” fiilinin niteliği itibarıyla düzeltme imkânı bulunan fiiller arasında sayıldığı, 5307 sayılı Kanun’un 16. maddesinde yer verilen idari para cezalarına ilişkin fiillerden Kurul tarafından belirlenen “niteliği itibarıyla düzeltme imkânı olanlar” için otuz günlük süre içerisinde aykırılığın giderilmesi, aksi hâlde hakkında geçici durdurma yapılabileceğinin ihtar edileceğine ilişkin düzenlemenin, idari para cezaları yönünden cezalandırılmadan önce hukuka aykırı davranışta bulunan kişi veya kişilere hukuka aykırı durumun ortadan kaldırılması için tanınmış bir imkân olduğu, bu yönüyle ihtarın kişinin cezalandırılabilmesine ilişkin bir ön koşul teşkil ettiği, anılan Kanun değişikliği lehe kanun hükmü niteliğini taşıdığından, düzenleyici Kurul kararıyla niteliği itibarıyla düzeltme imkânı olan fiiller arasında sayılan sorumlu müdür belgesine sahip sorumlu müdür çalıştırılmaması fiili sebebiyle davacıya verilen idari para cezasında hukuka uygunluk bulunmadığı sonucuna varılmıştır.
Belirtilen gerekçelerle, davacının istinaf başvurusunun kabulü ile İdare Mahkemesi’nce verilen kararın kaldırılmasına, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 45. maddesinin 4. fıkrası uyarınca dava konusu işlemin iptaline karar verilmiştir.

TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Davalı idare tarafından, 7164 sayılı Kanun ile 5307 sayılı Kanun’a eklenen Geçici 8. maddede niteliği itibarıyla düzeltme imkânı bulunan fiiller için uygulanan “ihtar” müessesesinin, bu maddenin yürürlüğe girmesinden önce alınmış Kurul kararlarına uygulanamayacağı, davacı hakkında uygulanan idari para cezasının anılan geçici maddenin yürürlüğe girdiği tarihten önce tesis edildiği, Kanun maddesindeki değişikliğin ceza miktarını değiştirmediği ve idari yaptırımın uygulanma usulüne ilişkin olduğu, bu nedenle lehe hüküm niteliğinde olmadığı ve geriye yürütülemeyeceği, dava konusu işlemin usul ve yasaya uygun olduğu ileri sürülmektedir.

KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Davacı tarafından, 5307 sayılı Kanun’da yapılan değişiklik uyarınca alınan düzenleyici Kurul Kararıyla niteliği itibarıyla düzeltme imkanı olan fiiller arasında sayılan sorumlu müdür belgesine sahip sorumlu müdür çalıştırılmaması fiili nedeniyle ihtarda bulunma şartının yerine getirilmesi zorunluluğunun kendileri de hakkında da uygulanması gerektiği belirtilerek istemin reddi gerektiği savunulmuştur.

DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ …’NIN DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan Bölge İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.

TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Onüçüncü Dairesi’nce, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:

HUKUKİ DEĞERLENDİRME :
Bölge idare mahkemesi kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

KARAR SONUCU :
Açıklanan nedenlerle;
1. Davalının temyiz isteminin reddine,
2. Davanın reddine ilişkin İdare Mahkemesi kararına yönelik olarak yapılan istinaf başvurusunun kabulü ile dava konusu işlemin iptali yolundaki … Bölge İdare Mahkemesi … İdari Dava Dairesi’nin … tarih ve E:…, K:… sayılı temyize konu kararında, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 49. maddesinde sayılan bozma nedenlerinden hiçbirisi bulunmadığından, anılan Bölge İdare Mahkemesi kararının ONANMASINA,
3. Davalı harçtan muaf olduğundan temyiz aşamasında yatırılan …-TL harcın istemi hâlinde davalıya iadesine,
4. Temyiz posta giderlerinin istemde bulunan üzerinde bırakılmasına,
5. Posta giderleri avansından artan tutarın davalıya iadesine,
6. 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 50. maddesi uyarınca, bu onama kararının taraflara tebliğini ve bir örneğinin de … Bölge İdare Mahkemesi … İdari Dava Dairesi’ne gönderilmesini teminen dosyanın … İdare Mahkemesi’ne gönderilmesine, 22/06/2022 tarihinde kesin olarak oybirliğiyle karar verildi.