Yargıtay Kararı 16. Hukuk Dairesi 2014/6499 E. 2014/7945 K. 09.06.2014 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 16. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2014/6499
KARAR NO : 2014/7945
KARAR TARİHİ : 09.06.2014

MAHKEMESİ : TUNCELİ SULH HUKUK MAHKEMESİ
TARİHİ : 22/01/2014
NUMARASI : 2010/256-2014/16

Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen hükmün Yargıtay’ca incelenmesi istenilmekle; temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı, inceleme raporu ve dosyadaki belgeler okundu, GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ:
Davacı S.. Y.., Ç.Köyü çalışma alanında bulunan ve kadastro çalışmaları sırasında yol boşluğu olarak bırakılan taşınmaz bölümünün kendisine ait .ada . parsel sayılı taşınmazın parçası olduğu iddiasıyla adına tescili talebi ile dava açmış, asli müdahil M.. Y.. ise dava konusu taşınmaz bölümünün kendisine ait .ada . parsel sayılı taşınmazın parçası olduğu iddiasıyla adına tescili talebi ile davaya müdahale etmiştir. Mahkemece yapılan yargılama sonunda davacının davasının kabulüne, asli müdahilin davasının reddine, hükme dayanak yapılan fen bilirkişisi raporunda (A) harfi ile gösterilen 44,89 metrekare miktarındaki taşınmaz bölümünün davacı adına tesciline karar verilmiş; hüküm, Hazine ve asli müdahil tarafından temyiz edilmiştir.
Mahkemece, hükme dayanak fen bilirkişisi raporunda (A) harfi ile gösterilen bölümde davacı yararına kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği ile edinme koşullarının gerçekleştiği kabul edilmek suretiyle hüküm kurulmuş ise de; varılan sonuç dosya kapsamına uygun bulunmamaktadır. Mahallinde yapılan keşif sırasında dinlenen yerel bilirkişi ve taraf tanıklarından dava konusu taşınmaz bölümünün kim tarafından ne şekilde zilyet edildiğine ilişkin ayrıntılı beyan alınmamış ve dava konusu taşınmaz bölümünün komşuluk hukukuna göre davacı ve davalı tarafından yapılan anlaşma ile yol boşluğu olarak bırakılıp bırakılmadığı üzerinde durulmamıştır. Doğru sonuca varılabilmesi için mahallinde yerel bilirkişi ve taraf tanıkları huzuruyla yeniden keşif yapılmalıdır. Keşif sırasında yerel bilirkişi ve tanıklardan hükme dayanak yapılan fen bilirkişisi raporunda (A) harfi ile gösterilen bölümün kim tarafından ne zamandan beri ne sıfatla kullanıldığı sorulup saptanmalı, daha sonra dava konusu taşınmaz bölümünün kadastro çalışmaları sırasında davacı ve davalı tarafından komşuluk hukukuna göre yol boşluğu olarak bırakılıp bırakılmadığı kesin olarak belirlenmeli ve bundan sonra tüm deliller birlikte değerlendirilerek sonucuna göre hüküm kurulmalıdır. Mahkemece bu yönler göz ardı edilerek yazılı şekilde hüküm kurulması isabetsiz olup, temyiz itirazları açıklanan nedenlerle yerinde bulunduğundan kabulüyle hükmün BOZULMASINA, peşin yatırılan temyiz karar harcının talep halinde temyiz eden asli müdahile iadesine, 09.06.2014 gününde oybirliğiyle karar verildi.