Danıştay Kararı 4. Daire 2018/2214 E. 2022/4381 K. 22.06.2022 T.

Danıştay 4. Daire Başkanlığı         2018/2214 E.  ,  2022/4381 K.
T.C.
D A N I Ş T A Y
DÖRDÜNCÜ DAİRE
Esas No : 2018/2214
Karar No : 2022/4381

TEMYİZ EDEN (DAVALI) : … Vergi Dairesi Başkanlığı
(… Vergi Dairesi Müdürlüğü)

KARŞI TARAF (DAVACI) : …
VEKİLİ : Av. …

İSTEMİN KONUSU : …Bölge İdare Mahkemesi … Vergi Dava Dairesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.

YARGILAMA SÜRECİ :
Dava konusu istem: Davacı adına düzenlenen … tarih … ve … tarih ve … sayılı ödeme emirlerinin iptali istenilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: … Vergi Mahkemesince verilen … tarih ve E:…, K:… sayılı kararda; … tarih ve … sayılı ödeme emri dayanağı borçların davacının kendi beyanı üzerine tahakkuk eden borçlar olduğu, … tarih ve … sayılı ödeme emrinin dayanağının 2008/10 dönemi için yapılan cezalı katma değer vergisi tarhiyatının iptali için açılan davada … Vergi Mahkemesince verilen … tarih ve E:… K:… sayılı kararı uyarınca düzenlenen 2 nolu ihbarnameler olduğu, 2 nolu ihbarnamenin davacıya tebliğ edildiği, … tarih ve … sayılı ödeme emri içeriği borçların bir kısmının davacının kendi beyanına göre tahakkuk eden borçlar olduğu, bir kısmının resen yapılan cezalı tarhiyatlar olduğu, cezalı tarhiyatlara ilişkin ihbarnamelerin davacıya tebliğ edilmesine rağmen dava açılmadığı, kendi beyanı ve ihbarneme tebliği suretiyle tahakkuk eden vergilerin süresinde ödenmeyerek kesinleştiği, dolayısıyla düzenlenen ödeme emirlerinde hukuka aykırılık bulunmadığı sonucuna varılmıştır. Belirtilen gerekçelerle davanın reddine karar verilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: Bölge İdare Mahkemesince; dava konusu … tarih ve … sayılı ödeme emriyle, … tarih ve … sayılı ödeme emrinin 4. ila 13. sıralarında yer alan borçla ilgili olarak verilen kısmına yapılan başvuru yönünden, istinaf başvurusuna konu Vergi Mahkemesi kararının usul ve hukuka uygun olduğu ve davacı tarafından ileri sürülen iddiaların söz konusu kararın kaldırılmasını sağlayacak nitelikte görülmediği belirtilerek 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 45. maddesinin 3. fıkrası uyarınca istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir. Dava konusu … tarih ve … sayılı ödeme emirinin … ila … sayılı vergi/ceza ihbarnameleriyle ilgili kısmına (Ödeme emrinin 14. ila 47. sıralarında yer alan borç) ilişkin olarak verilen kısmına yapılan başvuru yönünden; davacının tebliğin yapıldığı 23/01/2015 tarihi itibariyle MERNİS adresi olduğu anlaşılan adreste, tebliğ alındısında çalışanı olarak gösterilen …’e yapılan tebliğin usulüne uygun olduğunu kabule olanak bulunmadığından, söz konusu ödeme emri içeriğinde yer alan alacağın usulüne uygun şekilde kesinleştirilmemiş olması karşısında, ödeme emrinin söz konusu kısmında hukuka uygunluk bulunmadığı sonucuna varılmıştır. Dava konusu … tarih ve … sayılı ödeme emirinin 3. sırasında yer alan ve … sayılı ceza ihbarnameleriyle ilgili kısmına ilişkin olarak verilen kısmına yapılan başvuru yönünden; söz konusu borcun dayanağını oluşturan ceza ihbarnamesinin davacıya tebliğine ilişkin dava dosyasına bilgi ve belge sunulmadığı ve usulüne uygun şekilde kesinleştirildiği ispatlanamadığından ödeme emrinin bu kısmında da hukuka uygunluk görülmemiştir. Dava konusu … tarih ve … sayılı ödeme emirinin 1., 2., 48., 49. ve 50. sırasında yer alan borçla ilgili kısmına ve … tarih ve … sayılı ödeme emrine ilişkin olarak verilen kısmına yapılan başvuru yönünden ise; söz konusu borcun dayanağıyla ilgili olarak dava dosyasına bilgi ve belge sunulmadığından dolayısıyla borcun usulüne uygun şekilde kesinleştirildiği ispatlanamadığından … tarih ve … sayılı ödeme emrinin bu kısmında ve … tarih ve … sayılı ödeme emrinde hukuka uygunluk bulunmadığı sonucuna varılmıştır. Belirtilen gerekçelerle davacı istinaf başvurusunun kısmen kabulüne, kısmen reddine, Mahkeme kararı kaldırılarak davanın kısmen kabulüne, kısmen reddine karar verilmiştir.

TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Davalı idare tarafından, dava konusu ödeme emirlerinin usul ve hukuka uygun olduğu belirtilerek Vergi Dava Dairesi kararının aleyhe kısımlarının bozulması gerektiği ileri sürülmektedir.

KARŞI TARAFIN SAVUNMASI: Cevap verilmemiştir.

TETKİK HÂKİMİ: …
DÜŞÜNCESİ: Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan Bölge İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.

TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Dördüncü Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:

İNCELEME VE GEREKÇE :
Temyiz dilekçesinde ileri sürülen iddialar kararın … tarih ve … sayılı ödeme emrinin 3. sırasında yer alan … sayılı ceza ihbarnamesine ilişkin kısmının bozulmasını sağlayacak nitelikte bulunmamıştır.
Kararın, … tarih ve … sayılı ödeme emrinin 14 ila 47. sıralarında yer alan borçlara ilişkin kısmına yönelik temyiz istemine gelince;
6183 sayılı Kanun’un olay tarihinde yürürlükte olan 55. maddesinde, amme alacağını vadesinde ödemeyenlere 7 gün içinde borçlarını ödemeleri veya mal bildiriminde bulunmaları lüzumunun bir ödeme emri ile tebliğ olunacağı; 58. maddesinde ise, kendisine ödeme emri tebliğ olunan şahsın böyle bir borcu olmadığı veya kısmen ödediği veya zaman aşımına uğradığı iddiası ile tebliğ tarihinden itibaren 7 gün içinde alacaklı tahsil dairesine ait davalara bakan vergi mahkemesi nezdinde dava açabileceği hükme bağlanmıştır.
213 sayılı Vergi Usul Kanunu’nun 93. maddesinde, tahakkuk fişinden gayri, vergilendirme ile ilgili olup, hüküm ifade eden bilumum vesikalar ve yazıların adresleri bilinen gerçek ve tüzelkişilere posta yoluyla, ilmuhaberli taahhütlü olarak, adresleri bilinmeyenlere ise ilan yolu ile tebliğ edileceği; 100. maddesinde, bilinen adreslere tebliğ esası düzenlenmiş olup; 101. maddesinde, bu Kanuna göre bilinen adreslerin; 1. Mükellef tarafından işe başlamada bildirilen adresler, 2. Adres değişikliğinde bildirilen adresler, 3. İşi bırakmada bildirilen adresler, 4. Vergi beyannamelerinde bildirilen adresler, 5. Yoklama fişinde tespit edilen adresler, 6. Vergi mahkemesinde dava açma dilekçelerinde ve cevaplarında gösterilen adresler, 7. Yetkili memurlar tarafından bir tutanakla tespit edilen adresler (İlgilinin tutanakta imzası bulunmak şartıyla), 8. Bina ve arazi vergilerinde komisyonlarca tahrir varakalarında tespit edilen adresler olduğu, mektupların gönderilmesinde bu adreslerden tarih itibariyle tebligat yapacak makama en son olarak bildirilmiş veya bu makamca tespit edilmiş olanın nazara alınacağı hükmüne yer verilmiştir.
Dosyanın incelenmesinden, … tarih ve … sayılı ödeme emrinin 14 ila 47. Sıralarında yer alan borcun dayanağını oluşturan … ila … sayılı vergi/ceza ihbarnamelerinin 23/01/2015 tarihinde davacının ikametgah adresinde … adlı şahsa tebliğ edildiği, davacı tarafından, tebliğ için iş yeri adresine gelinmediği, söz konusu şahsın çalışanı olmadığı ve tanınmadığının belirtildiği, davalı idare tarafından sunulan belgelerden davacının gerçek kişi mükellefiyetinin 31/12/2014 tarihinde sonlandığı anlaşılmıştır.
Bu durumda, her ne kadar davacı tarafından tebliğ için iş yeri adresine gelinmediği belirtilmişse de dosyada mevcut belgelerden mükellefiyetin tebliğ tarihinden önce sonlanmış olduğu göz önünde bulundurulduğunda davalı idarenin söz konusu ihbarnamelerin tebliği için iş yeri adresi yerine doğrudan davacının ikametgah adresine gitmesinde ve adreste bulunan şahsa tebliğin gerçekleştirilmesinde hukuka aykırılık bulunmamaktadır.
Temyize konu Vergi Dava Dairesi kararının bu kısmında, belirtilen gerekçeyle hukuki isabet görülmemiştir.
Kararın, … tarih ve … sayılı ödeme emrinin 1., 2., 48., 49. ve 50. sırasında yer alan borçla ilgili kısmına ve …tarih ve … sayılı ödeme emrine ilişkin kısmına yönelik temyiz istemine gelince;
Vergi Dava Dairesince borcun dayanağına ilişkin bilgi ve belgelerin dosyaya sunulmadığı gerekçesiyle kabul kararı verilmişse de dayanak belgelerin ara kararla davalı idareden istenmediği görülmüştür.
Bu durumda borcun dayanağı olan belgelerin ara kararla davalı idareden istenerek hüküm kurulması gerektiğinden temyize konu Vergi Dava Dairesi kararının bu kısmında, belirtilen gerekçeyle hukuki isabet görülmemiştir.

KARAR SONUCU:
Açıklanan nedenlerle;
1.Temyiz isteminin kısmen kabul, kısmen reddine,
2.… Bölge İdare Mahkemesi … Vergi Dava Dairesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının, … tarih ve … sayılı ödeme emrinin 3. sırasında yer alan … sayılı ceza ihbarnamesine ilişkin kısmının ONANMASINA,
3.Anılan Vergi Dava Dairesi kararının … tarih ve … sayılı ödeme emrinin 14 ila 47.,1., 2., 48., 49. ve 50. sırasında yer alan borçlara ve … tarih ve … sayılı ödeme emrine ilişkin kısmının BOZULMASINA,
4.Bozulan kısım hakkında yeniden bir karar verilmek üzere dosyanın Vergi Dava Dairesine gönderilmesine, 22/06/2022 tarihinde oyçokluğuyla karar verildi.

(X) KARŞI OY :
Temyiz dilekçesinde öne sürülen hususlar, temyize konu Vergi Dava Dairesi kararının bozulmasını sağlayacak nitelikte bulunmadığından temyiz isteminin reddi gerektiği görüşüyle Dairemiz kararına katılmıyorum.