Danıştay Kararı 10. Daire 2022/3949 E. 2022/3418 K. 22.06.2022 T.

Danıştay 10. Daire Başkanlığı         2022/3949 E.  ,  2022/3418 K.
T.C.
D A N I Ş T A Y
ONUNCU DAİRE
Esas No : 2022/3949
Karar No : 2022/3418

TEMYİZ EDEN (DAVACI) : …
VEKİLİ : Av. …

KARŞI TARAF (DAVALI) : … Valiliği

İSTEMİN_ÖZETİ : … Bölge İdare Mahkemesi … İdari Dava Dairesi’nce verilen … tarih ve E:…, K:… sayılı kararın temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.

SAVUNMANIN_ÖZETİ : Savunma verilmemiştir.

DANIŞTAY TETKİK HAKİMİ : …
DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin incelenmesi gerektiği düşünülmektedir.

TÜRK MİLLETİ ADINA

Karar veren Danıştay Onuncu Dairesince, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 14. maddesi uyarınca Tetkik Hakiminin raporu ve sözlü açıklamaları dinlendikten sonra, gereği görüşüldü:
Dava; Siirt ili, Pervari ilçesi, … Köyü, …Mezrasında ikamet ederken 1988 yılında terör olayları nedeniyle köyünden ayrılmak zorunda kalan davacı tarafından, burada bulunan mal varlığından faydalanamaması nedeniyle uğradığını ileri sürdüğü zarara karşılık olarak 150.000,00 TL maddi ve 75.000,00 TL manevi olmak üzere toplam 225.000,00 TL tazminatın 5233 sayılı Kanun kapsamında ödenmesi istemiyle yaptığı başvurunun, “30/05/2007 yılına kadarki kısmının süre yönünden, bu tarihten sonraki kısmının ise mal varlığının kullanılmasına ilişkin olarak herhangi bir engel, yasaklama kararı ya da terör kaygısı olmadığı” gerekçesiyle reddine ilişkin Siirt Valiliği Terör Zararları Tespit Komisyonu Başkanlığının … tarih ve …sayılı işleminin iptali istemiyle açılmıştır.
Dava dosyasının incelenmesinden; …İdare Mahkemesi’nce davanın reddi yolunda verilen … tarih ve E:…, K:…… sayılı karara karşı davacı tarafından yapılan istinaf başvurusunun, …Bölge İdare Mahkemesi …… İdari Dava Dairesi’nin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararıyla Danıştaya temyiz yolu açık olmak üzere reddedildiği; davacı vekili tarafından Danıştay’a hitaben verilen ve 18/04/2022 tarihinde kayda giren dilekçe ile …Bölge İdare Mahkemesi … İdari Dava Dairesi’nin anılan kararının temyizen incelenerek bozulmasının istenildiği anlaşılmaktadır.
2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 6545 sayılı Kanunla eklenen Geçici 8. maddesinde, 6545 sayılı Kanunla idari yargıda kanun yollarına ilişkin getirilen hükümlerin 2576 sayılı Kanun’un anılan Kanunla değişik 3. maddesine göre kurulan bölge idare mahkemelerinin tüm yurtta göreve başlayacakları 20/07/2016 tarihinden sonra verilen kararlar hakkında uygulanacağı; aynı Kanun’un “İstinaf” başlıklı 45. maddesinin 6. fıkrasında, bölge idare mahkemelerinin 46. maddeye göre temyize açık olmayan kararlarının kesin olduğu; “Temyiz” başlıklı 46. maddesinde, Danıştay dava dairelerinin nihai kararları ile bölge idare mahkemelerinin bu maddede sayılan davalar hakkında verdikleri kararların Danıştayda temyiz edilebileceği, “Temyiz dilekçesi” başlıklı 48. maddesinin 6. fıkrasında, temyizin kesin bir karar hakkında olması halinde kararı veren merciin temyiz isteminin reddine karar vereceği; aynı maddenin 7. fıkrasında ise, temyizin kesin bir karar hakkında olduğunun anlaşıldığı hallerde altıncı fıkrada sözü edilen kararın Danıştayın ilgili dairesince kesin olarak verileceği, hükme bağlanmıştır.
Öte yandan, 2577 sayılı Kanun’un 46. maddesinin 1. fıkrasının (b) bendinde, konusu yüz bin Türk lirasını aşan vergi davaları, tam yargı davaları ve idari işlemler hakkında açılan davalarda verilen kararların temyiz edilebileceği hükme bağlanmış olup; aynı Kanun’un ek 1. maddesinde yer alan düzenleme uyarınca, bu Kanun’da öngörülen parasal sınırlar, her takvim yılı başından geçerli olmak üzere, önceki yılda uygulanan parasal sınırların, o yıl için 213 sayılı Vergi Usul Kanunu’nun mükerrer 298. maddesi hükümleri uyarınca Maliye Bakanlığınca her yıl tespit ve ilan edilen yeniden değerleme oranında artırılması suretiyle uygulandığından, temyizen incelenerek bozulması istenilen Bölge İdare Mahkemesi kararının verildiği 2022 yılı için temyiz sınırı 261.000,00 TL olarak belirlenmiş bulunmaktadır.
Bu durumda; davacının 5233 sayılı Kanun kapsamında toplam 225.000,00 TL ödenmesi istemiyle yaptığı başvurunun reddine ilişkin Siirt Valiliği Terör Zararları Tespit Komisyonu Başkanlığının … tarih ve …sayılı işleminin iptali istemiyle açılan dava, 2577 sayılı Kanun’un 46. maddesinde sayılan davalar arasında yer almadığından …Bölge İdare Mahkemesince istinaf başvurusunun reddi yönünde verilen karar her ne kadar temyiz yolu açık olmak üzere verilmişse de kesin olup, temyizen incelenmesine hukuki olanak bulunmamaktadır.
Açıklanan nedenlerle, davacının temyiz isteminin reddine, adli yardım talebinin kabul edilmiş olması nedeniyle tahsil edilmemiş olan temyiz aşamasına ait yargılama giderlerinin davacıdan tahsili için Mahkemesince müzekkere yazılmasına, 22/06/2022 tarihinde oy çokluğuyla kesin olarak karar verildi.

(X)-KARŞI OY:

2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun “Temyiz” başlıklı 46. maddesinin 1. fıkrasında, “Danıştay dava dairelerinin nihai kararları ile bölge idare mahkemelerinin aşağıda sayılan davalar hakkında verdikleri kararlar, başka kanunlarda aksine hüküm bulunsa dahi Danıştayda, kararın tebliğinden itibaren otuz gün içinde temyiz edilebilir” kuralı yer almış, maddenin devamında, temyiz edilebilecek kararlar; açılan davanın konusu esas alınarak belirlenmiş, aynı fıkranın (b) bendinde, “Konusu yüz bin Türk lirasını aşan vergi davaları, tam yargı davaları ve idari işlemler hakkında açılan davalar” da verilen kararların temyiz edilebileceği kurala bağlanmış; aynı Kanun’un Ek 1. maddesinde yer alan düzenleme uyarınca, bu Kanunda öngörülen parasal sınırlar; her takvim yılı başından geçerli olmak üzere, önceki yılda uygulanan parasal sınırların, o yıl için 213 sayılı Vergi Usul Kanunu’nun mükerrer 298. maddesi hükümleri uyarınca Maliye Bakanlığınca her yıl tespit ve ilan edilen yeniden değerleme oranında artırılması suretiyle uygulandığından, davanın açıldığı 29/11/2019 tarihinde temyiz parasal sınırının 144.000,00 TL olduğu görülmüştür.
2577 sayılı Kanun’un yukarıda aktarılan maddelerinde, konusu belli bir para olan idari işlemler hakkında açılan davalarda verilen kararlardan hangisinin, 2577 sayılı Kanun’un 46/1-(b) maddesi uyarınca temyize tabi olup olmadığının; “verilen kararlara göre” değil, açılan davalardaki parasal miktara göre yapılacağı hükme bağlandığından, bu husustaki değerlendirmenin dava açma tarihinde yürürlükte bulunan temyiz parasal sınırının esas alınarak yapılması gerekmektedir.
Aksi uygulamanın, 2577 sayılı Kanun’da belirtilen parasal sınırlar yıl itibarıyla yeniden değerleme oranında arttırıldığından, davanın açılmasından sonraki yargılama sürecine göre kararın temyiz edilebilme durumunun değişmesi nedeniyle, kanun yollarına başvurma açısından, kanuni açıklığın bulunmadığı sonucunu doğuracağı açıktır.
Uyuşmazlıkta, davanın açıldığı 29/11/2019 tarihinde temyiz parasal sınırının 144.000,00 TL, davada istenilen tazminat miktarının 225.000,00 TL olduğu ve bu miktarın davanın açıldığı 2019 yılındaki temyiz parasal sınırının üzerinde olduğu görüldüğünden; bakılan dava 2577 sayılı Kanun’un 46. maddesinde sayılan davalar arasında yer aldığından, temyizen incelenerek bozulması istenen Bölge İdare Mahkemesi kararına karşı temyiz yolunun açık olduğu sonucuna varılmaktadır.
Yukarıda açıklanan nedenle, davacının temyiz isteminin incelenmesi gerektiği oyu ile Daire kararına katılmıyorum.