YARGITAY KARARI
DAİRE : 16. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2014/7309
KARAR NO : 2014/4656
KARAR TARİHİ : 17.04.2014
MAHKEMESİ : ZİLE ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
TARİHİ : 06/03/2013
NUMARASI : 2012/407-2013/34
Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen hükmün Yargıtay’ca incelenmesi istenilmekle; temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı, inceleme raporu ve dosyadaki belgeler okundu, GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ:
Kadastro sonucunda K.Köyü çalışma alanında bulunan 102 ada 71 parsel sayılı 12.715,74 metrekare yüzölçümündeki taşınmaz ham toprak niteliği ile davalı Hazine adına tespit ve tescil edilmiştir. Davacı A.. K.. miras yoluyla gelen hakka dayanarak çekişmeli taşınmazın tapu kaydının iptali ile murisi D.. K.. mirasçıları adına tapuya tescili istemiyle dava açmıştır. Mahkemece yapılan yargılama sonunda davanın dava şartı yokluğundan reddine karar verilmiş; hüküm, davacı A.. K.. ve arkadaşları tarafından temyiz edilmiştir.
Mahkemece davacının terekeye tabi taşınmaz için üçüncü kişilere karşı tek başına dava açma sıfatının bulunmadığı, diğer mirasçıların muvafakatinin alınması ile de eksikliğin giderilemeyeceği gerekçesiyle davanın, dava şartı yokluğundan reddine karar verilmiş ise de; mahkemenin kabul ve değerlendirmesinde isabet bulunmamaktadır. Davacı çekişmeli taşınmazın babasından geldiğini beyan ederek tapu kaydının iptali ile tüm mirasçılar adına tescil istemiyle dava açmıştır. 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu’nun 640. maddesi uyarınca tereke adına açılıp takip edilen davaları ya tüm mirasçıların birlikte açmaları, ya da tüm mirasçıların açılan davaya muvafakatlarının sağlanması veya davanın terekeye mümessil tayin edilerek sürdürülmesi zorunludur. Dosya içerisinde bulunan nüfus kayıtlarından miras bırakan D.. K..’ın davacıdan başka mirasçılarının da bulunduğu ve diğer mirasçıların 20.02.2013 hakim havale tarihli dilekçe ile davaya muvafakat verdikleri anlaşılmaktadır. Hal böyle olunca, dava şartı tamamlandığına göre davanın esasına girilerek inceleme yapılması gerekirken, mahkemece bu yön göz ardı edilerek dava şartının yerine getirilmediği gerekçesiyle yazılı şekilde karar verilmesi isabetsiz olup, davacı A.. K.. ve arkadaşlarının temyiz itirazları açıklanan nedenle yerinde görüldüğünden kabulü ile hükmün BOZULMASINA, peşin yatırılan temyiz karar harcının talep halinde temyiz edenlere iadesine, 17.04.2014 gününde oybirliğiyle karar verildi.