Yargıtay Kararı 17. Hukuk Dairesi 2013/10028 E. 2014/9175 K. 05.06.2014 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 17. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2013/10028
KARAR NO : 2014/9175
KARAR TARİHİ : 05.06.2014

MAHKEMESİ : Konya 4. Asliye Hukuk Mahkemesi
TARİHİ : 27/12/2012
NUMARASI : 2009/414-2012/590

Taraflar arasındaki tazminat davasının yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine dair verilen hükmün süresi içinde davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği düşünüldü:

-K A R A R-

Davacı vekili, davalıya ait aracın kusurlu olarak sebebiyet verdiği trafik kazası sonucu müvekkilinin yaralandığını belirterek 100.000,00 TL maddi, 200.000,00 TL manevi tazminatın davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı vekili, müvekkilinin ibra edildiğini ileri sürerek davanın reddine karar verilmesi gerektiğini savunmuştur.
Mahkemece, 07.09.2004 tarihli ibranamenin üzerinden 2 yıldan fazla sürenin geçmesine rağmen davacının ibranamenin aksine ibradan rücu ettiğinin kanıtlanamadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş; hüküm, davacı vekili tarafından temyiz etmiştir.
Dava, trafik kazasından kaynaklanan maddi tazminat istemine ilişkindir.
Davacı vekili trafik kazası nedeni ile ameliyat, maluliyet, tedavi, protez ve evlenme ihtimalinin azalması nedeni ile 100.000,00 TL maddi tazminat talebinde bulunmuş, tedavi sırasında düzenlenen ibranamenin, müvekkilinin gerçek irade ürünü olmadığını, ibranamenin geçerli olmadığını belirtmiştir.
Dosya içerisinde bulunan ibraname incelendiğinde; tedavi giderine ilişkin olduğu, daha sonra oluşacak tedavi giderlerinin de karşılanacağı, bu giderler dışında davacıya bir ödeme yapılmadığı görülmektedir.
Davacının dava dilekçesinde belirttiği talepler yönünden davalının sorumluluğu devam etmektedir.
Bu halde işin esasına girilerek 07.09.2004 günlü ibraname kapsamı dışında kalan davacının diğer tedavi giderleri ile 100.000,00 TL maddi tazminat taleplerinin kalem ve kuruşlandırılmak sureti ile ayrı ayrı tespiti ile davacı tarafın bu konudaki delilleri de toplanarak konusunda uzman doktor, aktüer bilirkişiden rapor alınarak hasıl olacak sonuca göre karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm tesisi doğru görülmemiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle, davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, peşin alınan harcın istek halinde temyiz eden davacıya geri verilmesine 05.6.2014 gününde oybirliğiyle karar verildi.