Yargıtay Kararı 17. Hukuk Dairesi 2012/14535 E. 2014/3405 K. 11.03.2014 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 17. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2012/14535
KARAR NO : 2014/3405
KARAR TARİHİ : 11.03.2014

MAHKEMESİ : İstanbul 11. İcra Hukuk Mahkemesi
TARİHİ : 27/04/2012
NUMARASI : 2011/1261-2012/555

Taraflar arasındaki istihkak davasının yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine dair verilen hükmün süresi içinde davacı 3.kişi vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği düşünüldü:

-K A R A R-

Davacı 3.kişi vekili, İstanbul 5. İcra Müdürlüğünün 2011/4593 ve 2011/5233 sayılı takip dosyalarından, davacıya ait ev eşyalarının 10.10.2011 tarihinde haczedildiğini, belirterek, İİK’nun 96 ve devamı maddelerine dayalı olarak istihkak davasının kabulü ile anılan hacizlerin kaldırılmasını istemi ile iki ayrı dava açmış davalar arasında irtibat bulduğundan mahkemece birleştirilmiştir.
Davalı alacaklı vekili, haciz adresinin borçlunun boşanmaya rağmen birlikte oturdukları yerde yapıldığından mülkiyet karinesinin borçlu lehine olduğu ve haksız açılan davanın reddi gerektiğini savunmuştur.
Davalı borçlu, duruşmalara katılmamış ve cevap dilekçesi sunmamıştır.
Mahkemece, davacı 3.kişinin boşanma iddiasına rağmen haciz sırasında borçlunun haciz mahallinde hazır olduğu ve borçlu adına belgelerin bulunduğu İİK’nun 97/a maddesindeki mülkiyet karinesinin borçlu lehine olduğu ve karine aksinin ispatlanmadığından bahisle davanın reddine karar vermiş; hüküm, davacı 3.kişi vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Uyuşmazlık, İİK’nun 96 ve devamı maddelerine dayalı olarak açılan 3.kişinin istihkak iddiasına ilişkindir.

Dava konusu haciz, 10.10.2011 tarihinde borçlu huzurunda yapılmıştır. İİK’nun 97/a maddesi 2. cümlesi gereğince mülkiyet karinesi borçlu dolayısı ile davalı alacaklı yararınadır. Davacı 3.kişinin mülkiyet karinesinin aksini hertürlü delille ispatlaması olanaklıdır.
Davacı 3.kişi 18.12.2008 tarihinde eşinden ayrılmış dava konusu borç ise bu tarihten 2 yıl sonra 21.10.2010 tarihinde doğmuştur. Boşanmadan sonra borçlu ve davacnın müşterek çoçuklarının boşanma nedeni ile birtakim psikolojik sorunları olduğu ve kekemeliğin başladığı, çocuğun daha sık bir araya gelmesi gerektiğinin belirtildiği doktor raporu sunuluş ve davacı tanıklarıda çoçuğun bu sorunu nedeni ile sık sık bir araya geldikleri belirtmişlerdir. Öte yandan davacı sabit gelir sahibi olup bir kısım ev eşyaları ile ilgili mülkiyet belgesi de sunmuştur.
Bu durumda, borçlunun haciz adresinde zorunluluk nedeni ile geçici olarak kaldığı, evin davacı 3.kişiye ait ikametgah aderis olduğu karine aksini ispat ettiği ve böylece davanın kabulüne karar verilmesi gerektiği halde aksi düşüncelerle davanın reddine karar verilmesi usul ve yasaya aykırıdır.
SONUÇ:Yukarıda açıklanan nedenlerle davacı 3.kişi vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, peşin alınan harcın istek halinde temyiz eden davacı 3.kişiye geri verilmesine 11.3.2014 gününde oybirliğiyle karar verildi.