Danıştay Kararı 13. Daire 2016/4327 E. 2022/2817 K. 22.06.2022 T.

Danıştay 13. Daire Başkanlığı         2016/4327 E.  ,  2022/2817 K.
T.C.
D A N I Ş T A Y
ONÜÇÜNCÜ DAİRE
Esas No:2016/4327
Karar No:2022/2817

TEMYİZ EDEN (DAVACI) : 1. … Hizmetleri A.Ş.
2. … Hizmetleri A.Ş.
VEKİLİ : Av. …

KARŞI TARAF (DAVALI) : … Kurumu
VEKİLİ : Av. …

MÜDAHİLLER (DAVALI YANINDA) : 1. … A.Ş.
(Eski unvan: … A.Ş.)
VEKİLİ : Av. …

2. … A.Ş.
VEKİLİ : Av. …

3. … A.Ş.
VEKİLİ : Av. …

4. … Bankası A.Ş.
VEKİLİ : Av. …

İSTEMİN KONUSU : … İdare Mahkemesi’nin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.

YARGILAMA SÜRECİ :
Dava konusu istem: Davacılar tarafından, … A.Ş. ile … Bankası A.Ş. arasında imzalanan münhasır acentelik ve sağlayıcılık içeren anlaşmanın ve … A.Ş. ile … A.Ş. arasında imzalanan reasürans anlaşmasının rekabeti ihlâl ettiği, … A.Ş.’nin reasürans piyasasındaki hakim durumunu … A.Ş. lehine kötüye kullandığı iddiasıyla yapılan şikâyet üzerine, anılan teşebbüsler hakkında soruşturma açılmasına gerek bulunmadığına ve şikâyetin reddine dair alınan … tarih ve 13-17/252-126 sayılı Rekabet Kurulu (Kurul) kararının iptali istenilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti:… İdare Mahkemesi’nce; davacı … Ltd. Şti.’nin 10/10/2012 tarihinde yaptığı şikâyetinin reddi bakımından; davacının şikâyetinde … A.Ş.’nin müşteri aktarımlarına gizli ofis yardımı adı altında komisyon ödediği, bu durumun ise 4054 sayılı Rekabetin Korunması Hakkında Kanun’a aykırı olduğu iddiasına yer verdiği, ofis yardımı altında yapılan ödemenin Hazine Müsteşarlığı sektör duyurusu gereğince aktarımlara yönelik teşvik ödemesine ilişkin olduğundan 4054 sayılı Kanun kapsamında incelenme olanağı bulunmadığı; davacının ikinci idddiasındaki hususların da Hazine Müsteşarlığı sektör duyurusu kapsamında kaldığından 4054 sayılı Kanun kapsamında görülmediği; üçüncü iddiası olan … A.Ş. ile … Bankası arasında 20 sene süre ile akdedilen bankasürans (acentelik) sözleşmesinin 4054 sayılı Kanun’un 5. maddesinde yer alan muafiyet şartlarının taşıyıp taşımadığı bakımından incelendiği, buna göre yapılan acentelik sözleşmesi ile sözleşmenin taraflarının diğer tarafın müşteri tabanına ulaşacağından ve tek bir sigorta şirketinin ürününe odaklanılacağından tüketicinin elde edeceği hizmet kalitesini artıracağı ve bu durumun tüketici yararına olacağı, … A.Ş. ile … Bankasının pazar payının %5 olduğu, anılan anlaşmanın rekabeti sınırlayıcı bir etkiye yol açmayacağından muafiyet şartlarını taşıyan ve başkaca rekabet etmeme hükmü içermeyen sözleşmeye 20 yıllık muafiyet tanınmasında hukuka aykırılık bulunmadığı; diğer davacı … Sigorta ve Aracılık Hizmetleri Ltd. Şti. tarafından 10/10/2012 tarihinde yapılan şikâyetin de reddedilmesinde hukuka aykırılık bulunmadığı, davacı şirketler tarafından her ne kadar iki şikâyet hakkında tek karar alınmasının hukuka aykırı olduğu ileri sürülmekte ise de usul ekonomisi bakımından tek karar alınmasında hukuka aykırılık bulunmadığı sonucuna varılmıştır.
Belirtilen gerekçelerle dava konusu işlem hukuka uygun bulunarak davanın reddine karar verilmiştir.

TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Davacılar tarafından, muafiyet tanınmasına ilişkin kararın geçmişe yürütülmesine ilişkin olan 4054 sayılı Kanun’un 5. maddesinin Anayasa’ya aykırı olduğu, yasak olan bir anlaşmanın bildirilmeyip saklanmasının ve sonrasında bu anlaşmaya geçmişe yönelik olarak muafiyet tanınmasının hukuka aykırı olduğu, 20 yıl süreyle tanınan muafiyetin makûl olmadığı ve hukuka aykırı olduğu, … A.Ş. hakkında hiç inceleme yapılmadığı, iki ayrı şikâyetin tek kararla reddedilmesinin hukuka aykırı olduğu ileri sürülmektedir.

KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Davalı idare ile yanında müdahiller tarafından, davacının rekabete aykırılık iddialarının yerinde olmadığı, yeterli incelemenin yapıldığı, rekabete üzerinde etkisi olmayan anlaşmaya 20 yıl süreyle muafiyet tanınmasının makûl olduğu, dava konusu Kurul kararının hukuka uygun olduğu belirtilerek istemin reddi gerektiği savunulmuştur.

DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ …’NIN DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.

TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Onüçüncü Dairesi’nce, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:

HUKUKİ DEĞERLENDİRME :
İdare ve vergi mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

KARAR SONUCU :
Açıklanan nedenlerle;
1. Davacıların temyiz isteminin reddine,
2. Davanın yukarıda özetlenen gerekçeyle reddi yolundaki … İdare Mahkemesi’nin … tarih ve E:…, K:… sayılı temyize konu kararında, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 49. maddesinde sayılan bozma nedenlerinden hiçbirisi bulunmadığından anılan Mahkeme kararının ONANMASINA,
3. Temyiz giderlerinin istemde bulunan üzerinde bırakılmasına,
4. Dosyanın anılan Mahkeme’ye gönderilmesine,
5. 2577 sayılı Kanun’un Geçici 8. maddesi uyarınca, bu kararın tebliğ tarihini izleyen 15 (on beş) gün içerisinde kararın düzeltilmesi yolu açık olmak üzere, 22/06/2022 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.