YARGITAY KARARI
DAİRE : 17. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2014/4562
KARAR NO : 2014/5955
KARAR TARİHİ : 17.04.2014
MAHKEMESİ : Bakırköy 1. Asliye Hukuk Mahkemesi
TARİHİ : 12.12.2013-16.12.2013
NUMARASI : 2013/545-2013/545
Taraflar arasındaki tasarrufun iptali davasının yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı nedenlerden dolayı ihtiyati haciz talebinin reddine dair verilen hükmün süresi içinde davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği düşünüldü:
-K A R A R-
Davacı vekili, davalı borçlu L. İstanbul Madencilik Yol Yapı San.ve Tic.AŞ.’nin alacaklılarından mal kaçırmak amacıyla adına kayıtlı Silivri’deki taşınmazı 23.7.2012 tarihinde, B.’ndeki taşınmazı da 24.7.2012 tarihinde borçlu şirket ortaklarından E. K.’nın kardeşi ve aynı zamanda borçlu şirketin müdürü olan davalı F.. K..’ya sattığını, davalı Fırat’ın borçlu şirketten satın aldığı Silivri’deki taşınmazı 4.2.2013 tarihinde dava dışı D. M.’e sattığını belirterek tasarrufun iptaline, dava konusu Silivri’deki taşınmaz yönünden davalı F.. K..’nın İİK’nun 283/2 madde gereğince nakten tazminatla sorumluluğuna, dava konusu Beylikdüzü’deki taşınmaz üzerine alacak ve ferileriyle sınırlı olarak, dava konusu Silivri’deki taşınmaz yönünden ise dava bedele dönüştüğünden şimdilik tapudaki satış bedeli olan 65.000 TL üzerinden ihtiyati haciz kararı verilmesini talep etmiştir.
Mahkemece 12.12.2013 tarihli tensip zaptı ile dava konusu Beylikdüzü’ndeki taşınmaz üzerine takip konusu alacak ve fer’ileriyle sınırlı olarak ihtiyati haciz konulmasına,dava konusu Silivri’deki taşınmaz davalı adına kayıtlı olmayıp malik davalı olmadığından bu taşınmaz yönünden istenilen ihtiyati haciz talebinin reddine karar verilmiş, red kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dava İİK 277 ve devamı maddeleri gereğince açılmış tasarrufun iptali istemine ilişkindir.
Aynı Yasanın 281/1.maddesi iptal davalarının basit yargılama usulü ile görülüp hükme bağlanacağını ve bu davalara ilişkin itilafların hal ve şartlar gözönünde tutularak serbestçe takdir ve halledileceğini, 2 fıkra ise, hakimin iptale tabi tasarrufun konusunu olan mallar hakkında alacaklının talebi üzerine ihtiyati haciz kararı verebileceğini, teminatın lüzum ve miktarının mahkemece takdir ve tayin olunacağını, ancak davanın elden çıkarılmış mallar yerine kaim olan kıymete taalluku halinde, teminat göstermeksizin ihtiyati haciz kararı verilemeyeceğini hüküm altına almıştır.
Somut olayda, davacı vekili dava konusu Silivri’deki taşınmaz yönünden davasını İİK 283/2 madde gereğince nakten tazminat olarak açmış ve bu taşınmaz yönünden tapudaki satış bedeli olan 65.000 TL üzerinden davalı 3.kişinin malları ve 3.kişilerdeki hak ve alacaklarının ihtiyaten haczini talep etmiş Mahkemece Silivri’deki taşınmazın davalı 3.kişi adına kayıtlı olmaması nedeniyle davacının ihtiyati haciz isteminin reddine karar verilmiştir. Oysa İİK 281/2 madde davanın bedele dönüşmesi halinde teminat karşılığı davalı 3.kişinin malvarlığıyla ilgili ihtiyati haciz kararı verilebileceğini hüküm altına aldığından davacının talebinin anılan madde uyarınca uygun görülecek teminat karşılığı kabulü ve davalı 3.kişinin malvarlığı ile 3.kişilerdeki hak ve alacaklarına taleple bağlı kalınarak 65.000,00 TL ile sınırlı olarak ihtiyati haciz konulmasına karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm tesisi isabetli görülmemiştir.
SONUÇ:Yukarıda açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA peşin alınan harcın istek halinde temyiz eden davacıya geri verilmesine 17.4.2014 gününde oybirliğiyle karar verildi.