Yargıtay Kararı 17. Hukuk Dairesi 2013/9804 E. 2014/14414 K. 27.10.2014 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 17. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2013/9804
KARAR NO : 2014/14414
KARAR TARİHİ : 27.10.2014

MAHKEMESİ : Kahramanmaraş 2. Asliye Hukuk Mahkemesi
TARİHİ : 27/09/2012
NUMARASI : 2009/529-2012/383

Taraflar arasındaki tasarrufun iptali davasının yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne dair verilen hükmün süresi içinde davacı ve davalılar vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği düşünüldü:
-K A R A R-
Davacı Hazine vekili, davalı borçlu N.. C.. aleyhine icra takibi yaptıklarını, borcu karşılayacak malı bulunamadığını ileri sürerek borçlunun, dava konusu taşınmazlarını davalılara satışına ilişkin tasarrufun iptalini talep etmiştir.
Davalılar vekili, haksız açılan davanın reddi gerektiğini savunmuşlardır.
Mahkemece, takip dayanağı borcun 6111 Sayılı Kanun kapsamında yapılandırıldığından, kararın, taksitlendirmeye borçlunun aykırı davranması durumunda infaz edilmesi şartı ile davanın kabulüne karar verilmiş hüküm davacı ve davalılar vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dava 6183 sayılı Kanun’un 24 ve devamı maddelerine dayanılarak açılmış tasarrufun iptali istemine ilişkindir.
Mahkeme taraflar arasındaki uyuşmazlığı karar aşamasındaki mevcut durum çerçevesinde değerlendirerek ve talep dikkate alırak olumlu ve olumsuz bir karar verebilir. Usul yasamızda yargılama sonucunda verilecek kararlar belirlenmiştir. Bunların dışında şarta bağlı veya gelecekte olması muhtemel şeyler düşünerek davayı kesin bir çözüme bağlamaktan kaçınamaz.
Kaldı ki, adı geçen Kanun uygulamasında, yapılandırmanın, davacı tarafça açılmış tasarrufun iptali davalarını durduracağı ya da ertelemesini sağlayacağı yolunda bir hüküm bulunmamaktadır. Ancak İdare’nin takdiri ile icra işlemlerinin yapılandırma sözleşmesi ihlal edilmediği sürece ertelenebileceği açıktır. Yapılandırma süresince takip duracağından, kararın infazı da buna göre gerçekleşecektir.
Mahkemece, bu maddi ve hukuki olgular dikkate alınarak davanın esası hakkında bir karar vermesi gerekirken şarta bağlı hüküm kurulması usul ve yasaya aykırıdır.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle davacı ve davalılar vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, bozma nedenine göre diğer temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik yer olmadığına, peşin alınan harcın istek halinde temyiz eden davalılara geri verilmesine 27.10.2014 günü oybirliği ile karar verildi.