YARGITAY KARARI
DAİRE : 17. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2014/11384
KARAR NO : 2014/14311
KARAR TARİHİ : 27.10.2014
MAHKEMESİ : Aksaray 2. Asliye Hukuk Mahkemesi
TARİHİ : 19/11/2013
NUMARASI : 2012/518-2013/943
Taraflar arasındaki tasarrufun iptali davasının yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine dair verilen hükmün süresi içinde davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği düşünüldü:
-K A R A R-
Hükmüne uyulan bozma ilamında, dosya içeriğine, bozmaya uygun karar verilmiş olmasına kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenlere, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına, yapılan satışta edimler arasında aşırı fark bulunmasına, İİK’nın 278/III-2 maddesinde edimler arasındaki aşırı farkın bağışlama hükmünde sayılıp yapılan tasarrufun iptale tabi olduğunun öngörülmesine, 3. kişi tarafından taşınmazın tasarruf tarihindeki bilirkişilerce belirlenen gerçek değerinin ödendiğinin yasal ve inandırıcı delillerle kanıtlanamamasına, edimler arasında fahiş farkın bulunduğu hallerde 3. kişinin iyi niyet iddiasının dinlenemeyeceğine, davacı alacağının doğum tarihinin senedin tanzim edildiği gün olmasından dolayı yapılan tasarruftan önce olduğunun anlaşılmasına ve kararda yazılı diğer gerekçelere göre davalı Ahmet vekilinin temyiz itirazlarının reddi gerektiği vurgulanmış ve dava konusu edilen taşınmaz 3.kişi Ahmet tarafından elden çıkarıldığı nazara alınarak Mahkemece bu yöne ilişkin davacı talebi sorulmadan ve 4. kişinin davaya dahil edilmemesi halinde ise davalı Ahmet açısından bedele dönüşme şartları yönünden inceleme yapılmadan yazılı şekilde davanın kabulüne karar verilmesinin isabetli olmadığı açıklanmıştır.
Mahkemece bozmaya uyularak yapılan yargılama sonunda davanın reddine karar verilmiş; hüküm, davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Tasarrufun iptali davalarında 3. kişinin borçludan satın aldığı malı elinden çıkarması ve satın alan dördüncü kişinin davaya dahil edilmemesi ya da davaya dahil edilmekle birlikte iyi niyetli olduğunun anlaşılması halinde İİK’nın 283/2 maddesi uyarınca bedele dönüşen davada üçüncü kişinin dava konusu malı elinden çıkardığı tarihteki gerçek değeri oranında bedelle sorumlu tutulması gerekir. Somut olayda bozma sonrası davaya dahil edilen 4. kişi durumundaki İ.. Ç..’ın iyiniyetli olduğunun anlaşılması başka bir anlatımla yaptığı tasarrufta iptal koşullarının bulunmadığının anlaşılmış olmasına göre hakkındaki davanın reddine karar verilmesinde bir isabetsizlik yoktur. Ne var ki Dairemiz bozma ilamı ile 3. kişiye yapılan satışta iptal koşullarının mevcut olduğu belirlenmiş ve tashihi karar istemi reddedilmiş olup bozmaya da uyulmuştur. Hal böyle olunca 3. kişi Ahmet hakkındaki davanın bedele dönüştürülmesi suretiyle kabul edilmesi gerekirken adı geçen davalının taraf sıfatının kalmadığı belirtilerek İcra ve İflas Kanununu 282. maddesi hükmü nazara alınmadan yazılı şekilde hüküm verilmesi doğru değildir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazlarının açıklanan yönlerden hükmün BOZULMASINA, peşin alınan harcın istek halinde temyiz eden davacıya geri verilmesine karar düzeltme yolu açık olarak 27.10.2014 tarihinde oybirliği ile karar verildi.