YARGITAY KARARI
DAİRE : 18. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2013/19160
KARAR NO : 2014/2145
KARAR TARİHİ : 13.02.2014
MAHKEMESİ : Uşak 2. Asliye Hukuk Mahkemesi
TARİHİ : 25/09/2012
NUMARASI : 2011/11-2012/241
Dava dilekçesinde, D.. Y..’in nüfus kaydının iptali istenilmiştir. Mahkemece davanın reddine karar verilmiş, hüküm davacılar vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Y A R G I T A Y K A R A R I
Temyiz isteminin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği düşünüldü:
Davacılar vekili dava dilekçesinde, davacıların çocuğu olmadığını, Z.. B.. adlı kişinin doğurduğu M. B..’u kendi çocukları gibi beyanda bulunarak nüfusa tescil ettirdiklerini ve adını da Dilek koyduklarını bildirerek D.. Y..’in davacıların nüfus kaydından iptali suretiyle davacıların nüfus kaydının düzeltilmesini istemiştir. Mahkemece, davacıların kendi nüfuslarına kayıtlı D.. Y..’in kendi çocukları olmadığını iddia etmeleri nedeni ile davanın nesebin reddi davası olarak açılması gerektiğini, nesebin reddi davalarının ise aile mahkemesinin görevinde olduğu gerekçesi ile davanın reddine karar verilmiştir.
Dosyada mevcut doğum bildirim formuna göre D.. Y..’in babası Avni ve annesi N.. Y..’in evliliği devam ederken 02.08.1991 tarihli beyana göre evlilik içinde, 5490 sayılı Nüfus Hizmetleri Kanununun Uygulanmasına İlişkin Yönetmeliğin 22. ve 27. maddeleriyle 4721 Sayılı Türk Medeni Kanununun 285. maddesine göre nüfusa tescil edildiği anlaşılmıştır. Davacılar vekili bu davada, D.. Y..’in Avni ve Nazmiye çocuğu olmadığı halde yanlış beyana dayalı olarak onların çocuğu gibi tescil edildiğini bildirerek bu hanedeki kaydının iptalini istemektedir.
Dava, usulsüz tescile dayalı, gerçek durumu göstermeyen nüfus kaydının düzeltilmesine ilişkin olup, 5490 sayılı Nüfus Hizmetleri Kanununun 36. maddesine göre asliye hukuk mahkemesi görevlidir. Mahkemece işin esasına girilerek tarafların gösterdiği ve hakim tarafından re’sen gözetilecek kanıtlar toplanıp sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken mahkemenin görevsizliğine karar verilmiş olması doğru görülmemiştir.
Bu itibarla yukarıda açıklanan esaslar gözönünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz, temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde olduğundan kabulü ile hükmün HUMK.nun 428.maddesi gereğince BOZULMASINA, temyiz peşin harcının istek halinde temyiz edene iadesine, 13.02.2014 gününde oybirliğiyle karar verildi.