Yargıtay Kararı 17. Hukuk Dairesi 2014/15180 E. 2014/14650 K. 30.10.2014 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 17. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2014/15180
KARAR NO : 2014/14650
KARAR TARİHİ : 30.10.2014

MAHKEMESİ : İstanbul 41. Asliye Ticaret Mahkemesi
TARİHİ : 24/12/2013
NUMARASI : 2011/183-2013/290

Taraflar arasındaki tazminat davasının yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne dair verilen hükmün süresi içinde davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği düşünüldü:
-K A R A R-
Davacı vekili, davalı şirkete kasko sigortalı, müvekkiline ait aracın tek taraflı kazada hasarlandığını, ihbara rağmen davalının zararı karşılamadığını, aracın pert olduğunu, poliçe özel şartlarına göre aracın sıfır km satış değerinin ödenmesi gerektiğini belirterek şimdilik 33.750 TL’nın avans faiziyle davalıdan tahsilini talep etmiştir.
Davalı vekili, “aracın hususi otomobil” olarak sigortalattırıldığını, yapılan araştırma sonucunda kiralık olarak kullanıldığının tespit edildiğini, bu halin teminat dışında kaldığını, doğru ihbar yükümlülüğüne uyulmadığını, tazminatın fahiş olduğunu, sovtaj değerinin indirilmediğini belirterek davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, davanın kısmen kabulü ile 8.809,82 TL’nın dava tarihinden işleyecek avans faiziyle davalıdan tahsiline karar verilmiş; hüküm, davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
1-Dosya içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde, dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına, davacı aracı rent a car olarak kiralamasa da, onarım için kendisine bırakılan bir başka araç yerine o aracın tamir süresince kullanılması için dava dışı şirket çalışanına teslim edilmiş olmasına, davacı şirketin özel amaçla değil yine kazanç amacı ile kasko sigortalı aracı 3.kişinin kullanımına geçici süreliğine tahsis etmesine, bu kullanım tarzının da rent a car kadar riskli bulunmasına bu nedenle proporsiyon hesabına göre hasar bedelinin tespitinin uygun görülmesine göre davacı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir.
2-Dava, kasko sigorta sözleşmesine dayanılarak, sigortalı tarafından, sigorta şirketi aleyhine açılan alacak istemine ilişkindir. Aracın kiralık olarak kullanılması halinde alınması gereken prim miktarını gösteren, dava dışı sigorta şirketlerince sunulan poliçe örnekleri de getirilmiştir. Davalı sigorta şirketince bildirilen prim miktarı, soyut olup, denetime elverişli değildir. Hükmü esas alınan bilirkişi raporun da, davalı tarafça belirtilen 2.359 TL prime göre tazminat hesabı (proporsiyon hesabı) yapılmıştır. Bilirkişi raporu bu hali ile hüküm kurmaya elverişli değildir.
Bu durumda mahkemece, önceki raporu düzenleyen bilirkişi kurulundan, dosyaya ibraz edilen poliçelerde bildirilen (alınması gereken) primlerin ortalaması alınıp, proporsiyon hesabı ile davalının sorumlu olduğu alacak miktarının tespiti hususunda ayrıntılı, gerekçeli, denetime elverişli bir ek rapor alınarak sonucuna göre karar verilmesi gerekirken yazılı olduğu biçimde karar verilmesi doğru görülmemiştir.
SONUÇ: Yukarıda 1 nolu bentte açıklanan nedenlerle davacı vekilinin sair temyiz itirazının reddine, 2 nolu bentte açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazının kabulü ile hükmün davacı taraf lehine BOZULMASINA, peşin alınan harcın istek halinde temyiz eden davacıya geri verilmesine 30.10.2014 gününde oybirliğiyle karar verildi.