YARGITAY KARARI
DAİRE : 17. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2014/13848
KARAR NO : 2014/11969
KARAR TARİHİ : 18.09.2014
MAHKEMESİ : İzmir 10. İcra Hukuk Mahkemesi
TARİHİ : 11/05/2012
NUMARASI : 2010/871-2012/366
Taraflar arasındaki İstihkak davasının yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne dair verilen hükmün süresi içinde davalı alacaklı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği düşünüldü:
-K A R A R-
Davacı 3.kişi vekili, İzmir 24. İcra Müdürlüğünün 2010/9379 sayılı takip dosyasından 3.8.2010 tarihinde haczedilen menkullerin müvekkiline ait olduğunu, haczin müvekkilinin işyerinde yapıldığını ileri sürerek haczin kaldırılmasını talep etmiştir.
Davalı alacaklı vekili, davacı ve borçlu şirketler arasında organik bağ bulunduğu, ünvanlarının, ortaklarının aynı olduğunu savunarak davanın reddini istemiştir.
Mahkemece haczin davacıya ait adreste yapıldığı tüzel kişiliklerinin farklı olduğu gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiş, hüküm, davalı alacaklı vekilince temyiz edilmiştir.
Dava, 3.kişinin İİK’nun 96. vd. maddelerine dayalı istihkak davasına ilişkindir.
Dava konusu haciz 3.8.2010 tarihinde, borçlu şirketin ticaret sicilinde kayıtlı adresinde yapılmıştır. Borçlu şirket, takip talebinde yazılı adreste faaliyet göstermekte iken 20.9.2009 tarihinde haciz adresinde faaliyete başlamış, bu tarihten bir gün sonra da 3.kişi şirket aynı adreste kurulmuştur. Her iki şirketin kurucu ortakları, faaliyet alanları aynı olup ticaret ünvanları da hemen hemen aynıdır. Bu durumda davacı 3.kişi ve borçlu şirketler aynı adreste birlikte faaliyette bulunduklarından mahcuzları birlikte elde
bulundurdukları kabul olunur. Bu halde İİK’nun 97/a maddesindeki mülkiyet karinesi borçlu dolayısıyla alacaklı yararınadır. Aksini davacı 3.kişinin güçlü ve inandırıcı delillerle ispat etmesi gerekir. Davacının dayandığı borcun doğumundan sonraki tarihli ve ayırt edici niteliği olmayan fatura karine aksini ispata yeterli değildir. Buna göre mahkemece güçlü ve inandırıcı delillerle ispat edilemeyen davanın reddine karar verilmesi gerekirken aksi düşüncelerle kabulüne karar verilmesi, bozmayı gerektirmiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle davalı alacaklı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, peşin alınan harcın istek halinde temyiz eden davalı alacaklıya geri verilmesine 18.9.2014 gününde oybirliğiyle karar verildi.