Yargıtay Kararı 17. Hukuk Dairesi 2013/12249 E. 2014/14656 K. 30.10.2014 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 17. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2013/12249
KARAR NO : 2014/14656
KARAR TARİHİ : 30.10.2014

MAHKEMESİ : Düzce 2. Asliye Hukuk Mahkemesi
TARİHİ : 21/02/2013
NUMARASI : 2011/284-2013/96

Taraflar arasındaki tazminat davasının yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabul kısmen reddine dair verilen hükmün süresi içinde davacılar vekili ve davalı G.. G.. vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği düşünüldü:
-K A R A R-
Davacılar vekili, davalının işleten/sürücüsü olduğu araçla müvekkilerinin murisi Şengül’e yaya olarak yol kenarında yürüdüğü sırada çarparak vefatına neden olduğunu belirterek Hikmet ve Emre için ayrı ayrı 50.000,00.-TL, Ali, Döndü, Hülya, Volkan ve Mevlüde için ayrı ayrı 20.000,00.-TL olmak üzere toplam 200.000,00.-TL manevi tazminatın olay tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile tahsilini talep etmiştir.
Davalı G.. G.. vekili, müvekkilinin meydana gelen kazada kusurunun bulunmadığını ve talep edilen tazminat miktarının fahiş olduğunu belirterek davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, iddia, savunma, toplanan kanıtlara ve benimsenen bilirkişi raporuna göre; davalının % 100 kusurlu olduğu kabul edilerek davanın kısmen kabul kısmen reddi ile oğlu Emre için 25.000,00.-TL, eş Hikmet için 20.000,00.-TL, anne ve baba için ayrı ayrı 10.000,00.-TL, kardeşlerin her biri için ayrı ayrı 5.000,00.-TL olmak üzere toplam 80.000,00.-TL manevi tazminatın olay tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile tahsiline karar verilmiş; hüküm davacılar vekili ve davalı G.. G.. vekili tarafından temyiz edilmiştir.
1-Dosya içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp değerlendirilmesinde, özellikle oluşa uygun olarak düzenlenen uzman bilirkişi raporunda belirtilen kusur oranının hükme esas alınmasında bir usulsüzlük bulunmamasına göre, davalı G.. G.. vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddine karar verilmesi gerekmiştir.
2-Davacılar vekilinin temyiz itirazı yönünden;
Dava, trafik kazasında vefat eden yakınlarının 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu’nun 56. maddesi gereğince manevi tazminat istemine yöneliktir.
Borçlar Kanunu’nun 47. maddesi hükmüne göre (6098 sayılı TBK. m. 56), hakimin özel halleri göz önünde tutarak manevi zarar adı ile hak sahibine verilmesine karar vereceği bir para tutarı adalete uygun olmalıdır. Manevi tazminat, zarara uğrayanda, manevi huzuru gerçekleştirecek ve tazminata benzer bir fonksiyonu da olan özgün bir nitelik taşır. Manevi tazminat bir ceza olmadığı gibi, mamelek hukukuna ilişkin zararın karşılanmasını da amaç edinmemiştir. Zarar görenin zenginleşmemesi, zarar sorumlusunun da fakirleşmemesi gerekmektedir. Takdir edilecek miktarın, mevcut halde elde edilmek istenen tatmin duygusunun etkisine ulaşmak için gerekli olan kadar olmalıdır. 22.6.1976 günlü ve 7/7 sayılı İçtihadı Birleştirme Kararı’nın gerekçesinde de takdir edilecek manevi tazminatın tutarını etkileyecek özel hal ve şartlar da açıkça gösterilmiştir. Bunlar her olaya göre değişebileceğinden, hakim bu konuda takdir hakkını kullanır iken ona etkili olan nedenleri de karar yerinde objektif ölçülere göre isabetli bir biçimde göstermelidir.
Dosya kapsamından, mahkemece eş için 20.000,00.-TL, vefat edenin çocuğu için 25.000,00.-TL, anne ve baba için ayrı ayrı 10.000,00.-TL, kardeşlerin her biri için ayrı ayrı 5.000,00.-TL manevi tazminata hükmedilmiştir. Manevi tazminatın değerlendirilmesinde tarafların sosyal ve ekonomik durumları ile birlikte olayın meydana geliş şekli, davalıların sorumluluğunun niteliği, kusur oranları ve özellikle caydırıcı bir etki doğuracak düzeyde olması gerektiği de gözönünde tutularak, meydana gelen trafik kazası sebebiyle duyulan acı ve elemin kısmen de olsa giderilmesi amacıyla olay tarihindeki paranın alım gücüne uygun düşen tutarlara hükmedilmesi gerekmektedir. Bu bakımdan somut olayda olayın meydana geliş şekli ve kusur oranları dikkate alındığında davacılar için hak ve nesafet kuralları çerçevesinde daha yüksek manevi tazminata hükmedilmesi gerekirken, somut olay ile bağdaşmayan miktarlarda manevi tazminata hükmedilmesi uygun görülmemiştir.
SONUÇ: Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalı G.. G.. vekilinin tüm temyiz nedenlerinin reddine, (2) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davacılar vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, aşağıda dökümü yazılı 4.269,30 TL kalan harcın temyiz eden davalı G.. G..’den alınmasına, peşin alınan harcın istek halinde temyiz eden davacılara geri verilmesine 30.10.2014 gününde oybirliğiyle karar verildi.