Yargıtay Kararı 17. Hukuk Dairesi 2014/2360 E. 2014/15755 K. 13.11.2014 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 17. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2014/2360
KARAR NO : 2014/15755
KARAR TARİHİ : 13.11.2014

MAHKEMESİ : Salihli 2. Asliye Hukuk Mahkemesi
TARİHİ : 24/10/2013
NUMARASI : 2010/875-2013/791

Taraflar arasındaki tazminat davasının yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabul kısmen reddine dair verilen hükmün süresi içinde davacılar vekili, davalı O.. Tütün Tüt. Mam. Alk. Mam. Gıda ve İhr. İm. Paz. Dağ. Tic. Ltd. Şti. vekili ve davalı A..Türk Sigorta A.Ş. vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği düşünüldü:

-K A R A R-

Davacılar vekili, müvekkili İbrahim’in yaya olarak yolu geçmek istediği sırada davalıların işleteni, sürücüsü ve trafik sigortacısı olduğu aracın çarpması sonucu yaralandığını belirterek fazlaya dair hakları saklı kalmak kaydıyla İbrahim yönünden yaralanması nedeni ile yapılmış olan ve ileride yapılması gerekli olan tedaviler için ayrıca çalışma gücü kaybı nedeniyle 3.000,00.-TL, Hayri ve Hayriye yönünden destekten yoksun kalma ve bakıcı gideri nedeniyle ayrı ayrı 3.000,00.-TL olmak üzere toplam 9.000,00.-TL maddi tazminatın tüm davalılardan, ayrıca İbrahim için 100.000,00.-TL, anne ve baba için ayrı ayrı 50.000,00.-TL olmak üzere toplam 200.000,00.-TL manevi tazminatın sigorta şirketi dışındaki davalılardan olay tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile tahsilini talep etmiş, talebini ıslah dilekçesi ile arttırmıştır.
Davalı A.. Sigorta A.Ş. vekili, kusur oranında, gerçek zarardan, poliçe limiti ile sınırlı olarak sorumlu olduklarını belirterek davanın reddini savunmuştur.
Davalı O..Tütün Tüt. Mam. Alk. Mam. Gıda ve İhr. İm. Paz. Dağ. Tic. Ltd. Şti. vekili, müvekkiline ait araç sürücüsünün kusurunun bulunmadığını ve talep edilen tazminat miktarının fahiş olduğunu belirterek davanın reddini savunmuştur.
Davalı S.. B.. vekili, talep edilen tazminat miktarının fahiş olduğunu belirterek davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, iddia, savunma, toplanan kanıtlara ve benimsenen bilirkişi raporuna göre; davalı sürücünün % 25 oranında kusurlu olduğu ve davacı İbrahim’in % 100 oranında sürekli çalışma gücü kaybı olduğu kabul edilerek davanın kısmen kabul kısmen reddi ile davacı anne ve baba yönünden destekten yoksun kalma ve bakıcı gideri talebinin reddine, davacı İbrahim yönünden geçici çalışma gücü kaybı için 3.374,00.-TL, sürekli çalışma gücü kaybı için 111.489,00.-TL, tedavi gideri için 25.886,00.-TL olmak üzere toplam 140.749,00.-TL maddi tazminatın sigorta şirketinden dava, diğer davalılardan olay tarihinden işleyecek yasal faizi ile tahsiline, ayrıca İbrahim için 50.000,00.-TL, anne ve baba için ayrı ayrı 20.000,00.-TL olmak üzere toplam 90.000,00.-TL manevi tazminatın sigorta şirketi dışındaki davalılardan olay tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile tahsiline karar verilmiş, hüküm davacılar vekili, davalı O.. Tütün Tüt. Mam. Alk. Mam. Gıda ve İhr. İm. Paz. Dağ. Tic. Ltd. Şti. vekili ve davalı A.. Türk Sigorta A.Ş. vekili tarafından temyiz edilmiştir.
1-Dosya içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp değerlendirilmesinde ve özellikle, oluşa uygun olarak düzenlenen uzman bilirkişi raporunda belirtilen maddi tazminata ilişkin hesaplamanın hükme esas alınmasında bir usulsüzlük bulunmamasına ve manevi tazminatın takdirinde BK’nın 47. maddesindeki (6098 sayılı TBK m. 56) özel haller dikkate alınarak hak ve nesafet kuralları çerçevesinde hüküm kurulmuş olmasına göre, davalı O.. Tütün Tüt. Mam. Alk. Mam. Gıda ve İhr. İm. Paz. Dağ. Tic. Ltd. Şti. vekili ve davalı A.. Türk Sigorta A.Ş. vekilinin yerinde görülmeyen tüm, davacılar vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddine karar verilmesi gerekmiştir.
2-Dava Borçlar Kanunu’nun 46. maddesi (6098 sayılı TBK m. 54) gereğince çalışma gücü kaybı nedeniyle maddi tazminat ve 47. maddesi (TBK m. 56) gereğince manevi tazminat istemine ilişkindir.
Mahkemece davacının yaralanmasına neden olan trafik kazasında davacı ve davalı sürücünün kusurunu belirlemek için rapor alınmış, 25.10.2011 tarihli İstanbul Teknik Üniversitesi’nden alınan raporda davalı sürücü S.. B..’nın kavşak mahallinde hızını yeterince düşürmemiş olması, tedbirsiz ve dikkatsiz araç kullanması nedeniyle kazada 2. derecede % 25 oranında kusurlu olduğu, davacı İbrahim Demirtaş’ın ise yaya geçidi dışında yoldan geçmek istemesi, yolda seyir halindeki araçları dikkate almamış olması ve araçlara ilk geçiş hakkını vermemiş olması nedeniyle kazada 1. derecede % 75 oranında kusurlu olduğu değerlendirilmiştir.
Davalı S.. B.. taksirle yaralama suçundan Salihli 1. Sulh Ceza Mahkemesi’nin 15.09.2010 tarih, 2009/509 esas, 2010/564 sayılı karar dosyasında yargılanmış ve yargılama sırasında alınan Adli Tıp Kurumu bilirkişi raporunda 2 ihtimalli bir değerlendirme yapılmış, davacı İbrahim’in yaya geçidinde ve yayalara yönelik yeşil ışıkta geçtiği sırada kaza oluşması halinde davalı Süleyman’ın tam kusurlu olduğu, ancak kazanın yaya geçidi ve trafik ışıklarından 20-25 m sonra gerçekleşmiş olması halinde davacı İbrahim’in ilk geçiş hakkını seyir halindeki araca vermemesi nedeniyle asli kusurlu, davalı Süleyman’ın ise ikazda bulunmadığı ve fren tedbirinde yetersiz kaldığından tali kusurlu olduğu değerlendirilmiş, mahkemece sözkonusu bu rapor hükme esas alınarak verilen karar Yargıtay 12. Ceza Dairesi’nin 17.04.2013 tarih, 2012/20963 esas, 2013/10260 sayılı kararında “taraflarla herhangi bir yakınlıkları olmayan tanıklar C.. D.. ve İ.. E..’ün tüm aşamalardaki benzer ve tutarlı anlatımlarına göre, katılan İbrahim Demirtaş’ın ağır şekilde yaralanması ile sonuçlanan trafik kazasında, adı geçen katılanın yaya geçidinden kendisine yeşil ışık yanarken geçtiği ve sanığın da kırmızı ışık ihlali yaparak mağdurun yaralanmasına neden olduğunun anlaşılması karşısında, sanığın eylemini, tam ve asli kusurlu olarak ve bilinçli taksirle işlediğinin kabulü ve bu suretle Adli Tıp Kurumu Trafik İhtisas Dairesinin 24/12/2009 tarihli raporunun (1) numaralı kısmına itibarla hakkında TCK’nın 22/3. maddesinin uygulanması sureti ile hüküm kurulması gerekirken, eylemin yaya geçidinden ileride ve böylelikle katılan İbrahim Demirtaş’ın asli, sanığın ise tali kusurlu olduğu şeklindeki
kabule dayalı olarak yazılı şekilde eksik ceza tayiniyle hüküm kurulması, aleyhe temyiz bulunmadığından bozma nedeni yapılmamıştır” gerekçesi ile hüküm onanmıştır.
Borçlar Kanunu’nun 53. maddesine ve yerleşik Yargıtay uygulamasına göre, hukuk hâkimi, gerek ceza hâkiminin belirlediği kusur oranı ve gerekse delil yetersizliğine davalı beraat kararı ile bağlı değil ise de, maddi olaya ilişkin ceza mahkemesinin tespitleri hukuk hakimini bağlayacağı kabul edilmektedir. Yargıtay 12. Ceza Dairesi onama ilamında “katılanın yaya geçidinden kendisine yeşil ışık yanarken geçtiği ve sanığın da kırmızı ışık ihlali yaparak mağdurun yaralanmasına neden olduğunun anlaşılması karşısında” şeklindeki değerlendirmesi ile davalı sürücü Süleyman’ın meydana gelen kazada tam kusurlu olduğunu belirlemiştir. Bu bakımdan maddi olaya ilişkin Yargıtay 12. Ceza Dairesi’nin belirlemesi gözönüne alınarak tarafların kusur oranlarının değerlendirilmesi gerekirken açıklanan oluşla çelişen kusur belirlemesine ilişkin bilirkişi raporunun hükme esas alınması doğru görülmemiştir.
SONUÇ: Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle, davalı O..Tütün Tüt. Mam. Alk. Mam. Gıda ve İhr. İm. Paz. Dağ. Tic. Ltd. Şti. vekili ve davalı A.. Türk Sigorta A.Ş. vekilinin yerinde görülmeyen tüm, davacılar vekilinin sair temyiz itirazlarının reddine; (2) numaralı bentte açıklanan nedenlerle, davacılar vekilinin temyiz itirazlarının kabulüyle hükmün BOZULMASINA, aşağıda dökümü yazılı 7.880,81 TL kalan harcın temyiz eden davalılar O.. Tütün Tüt. Mam. Alk. Mam. Gıda ve İhr. İm. Paz. Dağ. Tic. Ltd. Şti. ve A.. Türk Sigorta A.Ş.’den alınmasına, peşin alınan harcın istek halinde temyiz eden davacılara geri verilmesine 13.11.2014 gününde oybirliğiyle karar verildi.