YARGITAY KARARI
DAİRE : 17. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2014/20412
KARAR NO : 2014/17791
KARAR TARİHİ : 04.12.2014
MAHKEMESİ : Gaziantep 2. Sulh Hukuk Mahkemesi
TARİHİ : 17/03/2014
NUMARASI : 2013/1287-2014/502
Taraflar arasındaki rücuen tazminat davasının yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine dair verilen hükmün süresi içinde davacı A.. T.. Sigorta A.Ş. vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği düşünüldü:
-K A R A R-
Davacı vekili, müvekkiline kasko sigortalı römorkun davalının işleteni olduğu çekiciye bağlı olduğu sırada karıştığı kazada hasarlanması nedeni ile sigortalısına 3.963,00.-TL ödediğini belirterek, yapılan ödemenin fazlaya ilişkin haklarını saklı tutarak ödeme tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile tahsilini talep etmiştir.
Davalı Ş.. T.. vekili, davacının trafik sigortacısı olması nedeniyle alacaklı borçlu sıfatının birleştiğini belirterek davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, Dairemizin 07.03.2013 tarih, 2012/13313 esas, 2013/3070 karar sayılı ilamına uyularak yapılan yargılama sonucu, iddia, savunma ve toplanan kanıtlara göre; davacı sigorta şirketinin hem zarar gören römorkun kasko sigortacısı olduğu hem de onu çeken çekicinin trafik sigortacısı olduğu, buna göre alacaklı borçlu sıfatının birleştiği gerekçesi ile davanın reddine karar verilmiş; hüküm, davacı A.. T.. Sigorta A.Ş. vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dava, TTK 1301 maddesinden kaynaklanan (6102 sayılık TTK m. 1472) rücuen tazminat istemine ilişkindir.
Somut olayda davacı sigorta şirketi 27 …plaka sayılı römork maliki-sigortalısı O.. T.. halef olarak bu davayı açmıştır. Davalı Ş.. T.. davacıya sigortalı römorkun çekicisi olan 27 …. plaka sayılı aracın malik-
işletenidir. Davacıya sigortalı römork davalının işleteni olduğu çekiciye bağlı olarak dava dışı sürücünün idaresi sırasında meydana gelen tek taraflı trafik kazasında hasarlanmıştır. Anlaşıldığı üzere davacı A.. T.. Sigorta A.Ş. hem 27 .. plaka sayılı römorkun kasko sigortacısı hem de davalı Ş.. T..’ın işleteni olduğu 27 … plaka sayılı çekicinin zorunlu mali sorumluluk sigortacısıdır.
Dairemizin 07.03.2013 tarih, 2012/13313 esas, 2013/3070 karar sayılı ilamında 27 … plaka sayılı römorkun davacıya kasko sigortalı iken, kazaya karışan 27… plaka sayılı çekicinin yine davacıya zorunlu mali sorumluluk poliçesi ile sigortalı olması nedeniyle BK 116. maddesine göre alacaklılık ve borçluluk sıfatlarının aynı kişide birleşip birleşmediği, bu nedenle de borcun sona erip ermediği konusunda değerlendirme yapılması gerekiğine değinilerek hüküm bozulmuştur.
Bozma ilamında da belirtildiği gibi BK’nın 116. maddesi anlamında sıfatların birleşmesi nedeniyle borcun sakıt olabilmesi için geçerli bir borç ilişkisinin olması ve alacaklı ile borçlu sıfatının aynı kişide birleşmesi gereklidir.
Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartları (ZMSSGŞ) sigortanın kapsamını düzenleyen A.1. maddesi “Araca bağlı olarak çekilmekte olan römork veya yarı römorkların (hafif römorklar dahil) veya çekilen bir aracın sebebiyet vereceği zararlar çekicinin sigortası kapsamındadır” hükmünü, teminat dışında kalan halleri düzenleyen A.3-g bendi “İşletenin aracına veya bu araç vasıtasıyla çekilen römorklara ve yarı römorklara veya çekilen araçlara gelecek zararlar nedeniyle ileri sürülecek talepler” hükmünü içermektedir. Görüldüğü gibi ZMSSGŞ’de 3. kişilerin şahıs varlıklarına veya malvarlıklarına gelebilecek zararları teminat altına almak maksadıyla işletenin sorumluluğunu üzerine alan zorunlu mali sorumluluk sigortacısı bakımından işletenin aracına bağlı olarak çekilen römork 3. kişinin malvarlığı olarak değerlendirilmemiş, bu römorkun verebileceği zararlar teminat kapsamında kabul edilirken, römorka gelebilecek zararlar ise teminat kapsamına dahil edilmemiştir. Bu bakımdan davalının işleteni olduğu davacıya zorunlu mali sorumluluk sigortası ile sigortalı olan çekiciye bağlı olan kaskolu römorkta meydana gelen hasar nedeni ile
davacının zorunlu mali sorumluluk sigortası kapsamında her hangi bir sorumluluğu ve borcu doğmadığından, kendisine kasko poliçesi ile sigortalı römorkta meydana gelen hasar nedeni ile sigortalısına ödemiş olduğu hasar bedelini davalıdan rücuen tahsilini talep edebilecektir. Yani davacının zorunlu mali sorumluluk sigorta poliçesi kapsamında borcu bulunmadığından alacaklı borçlu sıfatı da birleşmiş değildir. Bu anlamda mahkemece alacaklı borçlu sıfatının birleştiği gerekçesi ile davanın reddine karar verilmiş ise de, açıklanan gerekçelere uygun olmayan kararın bozulması gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle, davacı A.. T.. Sigorta A.Ş. vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, peşin alınan harcın istek halinde temyiz eden davacıya geri verilmesine 4.12.2014 gününde oybirliğiyle karar verildi.