YARGITAY KARARI
DAİRE : 17. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2014/17325
KARAR NO : 2014/17969
KARAR TARİHİ : 08.12.2014
MAHKEMESİ : Ankara 16. Asliye Hukuk Mahkemesi
TARİHİ : 19/02/2013
NUMARASI : 2009/9-2013/61
Taraflar arasındaki tazminat davasının yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne dair verilen hükmün, süresi içinde davalı B.. B.. vekili ve davalı G… Sigorta AŞ. Vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği düşünüldü:
-K A R A R-
Davacı vekili; müvekkilinin yolcu olarak içinde bulunduğu davalılardan G.. Sigorta AŞ.’nin zorunlu mali sorumluluk sigortacısı olduğu 25 … plakalı araç ile diğer davalıların işleteni, sürücüsü ve zorunlu mali sorumluluk sigortacısı olduğu 06…. plakalı aracın 23.04.2008 tarihinde çarpışması sonucu müvekkilinin yaralandığını ileri sürerek, fazlaya ilişkin haklarını saklı tutmak kaydıyla; asıl davada; 100 TL maddi, 10.000 TL manevi tazminatın; birleşen davada ise; sürekli iş göremezlik nedeniyle 50 TL, geçici iş göremezlik nedeniyle 50 TL maddi tazminatın davalı sigorta şirketlerinden dava, diğer davalılardan kaza tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı B.. B.. vekili, müvekkilinin aracının sürücüsünün kusurlu olmadığını, tazminat istemlerinin fahiş olduğunu öne sürerek, davanın reddini savunmuştur.
Davalı G… Sigorta AŞ. vekili, müvekkilinin sorumluluğunun sigorta teminat limiti ile sınırlı olduğunu, müvekkilinin temerrütünün söz konusu olmadığını öne sürerek, davanın reddini savunmuştur.
Davalı A.. A… vekili ve davalı M.. B.. davanın reddini istemiştir.
Mahkemece; bilirkişi raporu benimsenerek ve ıslah doğrultusunda; davanın kabulüne, asıl davada 14.569,86 TL maddi, 10.000 TL manevi; birleşen davada 43.709,58 TL maddi tazminatın sigorta şirketlerinden dava, diğer davalılardan kaza tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle tahsiline karar verilmiş, hüküm, davalı B.. B.. vekili ve davalı G.. Sigorta AŞ. vekili tarafından temyiz edilmiştir.
1- 2009/9 Esas sayılı asıl dava yönünden; dosya içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp değerlendirilmesinde, özellikle oluşa uygun olarak düzenlenen uzman bilirkişi raporunda belirtilen kusur oranının ve maddi tazminata ilişkin hesaplamanın hükme esas alınmasında bir usulsüzlük bulunmamasına ve manevi tazminatın takdirinde 818 sayılı Borçlar Kanunu’nun 47. maddesindeki (6098 sayılı TBK m. 56) özel haller dikkate alınarak hak ve nesafet kuralları çerçevesinde hüküm kurulmuş olmasına göre, davalı B.. B.. vekilinin yerinde olmayan bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün onanması gerekmiştir.
2- Birleştirilen 2012/396 Esas sayılı dava yönünden; dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle gerektirici sebeplere göre, davalı G.. Sigorta AŞ. vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan ve yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir.
3- Davalı G.. Sigorta AŞ. vekili, yargılama sırasında davacının hatır için taşındığını savunmuştur. Hatır taşımaları bir menfaat karşılığı olmadığı cihetle, bu gibi taşımalarda BK’nın 43. maddesi uyarınca tazminattan uygun bir indirim yapılması, gerek öğretide gerekse Yargıtay İçtihatlarında benimsenmiş ve yerleşmiş bulunmaktadır. Hakim tazminattan mutlaka indirme yapmak zorunda değilse de, bunun dahi gerekçesini kararında tartışması ve nedenlerini göstermesi gerekir. O halde mahkemece, bu savunma üzerinde durularak, taşımanın hatır için olup olmadığı, tarafların yakınlığı, varsa hatır için taşımanın kimin arzusu ve ne amaçla yapıldığı gibi olayın özel şartları gözönüne alınarak araştırma ve inceleme yapılması, BK.’nun 43. madde hükmüne göre tazminattan indirim yapılıp yapılmayacağı karar yerinde tartışılması, sonucuna göre hüküm tesisi gerekmektedir.
Buna göre davalı vekilinin savunması gerçek zararın belirlenmesine yönelik olup, yargılama sırasında ileri sürülmüştür. Bu durumda, mahkemece, bu savunma üzerinde durulup, tarafların delilleri toplanarak BK’nın 43. maddesi uyarınca tazminattan indirim yapılması gerekip gerekmediği hususunda karar yerinde tartışılıp değerlendirilerek karar verilmesi gerekirken eksik inceleme ile yazılı şekilde hüküm kurulması doğru görülmemiştir.
SONUÇ: Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle, 2009/9 Esas sayılı asıl dosya yönünden, davalı B.. B.. vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddiyle usul ve yasaya uygun bulunan hükmün ONANMASINA, (2) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalı G.. Sigorta AŞ. vekilinin diğer temyiz itirazlarının reddine, (3) numaralı bentte açıklanan nedenlerle birleştirilen 2012/396 Esas sayılı dava yönünden, davalı G.. Sigorta AŞ. vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, aşağıda dökümü yazılı 683,07 TL kalan harcın temyiz eden davalı B.. B..’dan alınmasına, peşin alınan harcın istek halinde temyiz eden davalı G.. Sigorta AŞ.’ye geri verilmesine, 8.12.2014 günü oybirliğiyle karar verildi.