Yargıtay Kararı 18. Hukuk Dairesi 2014/304 E. 2014/8080 K. 02.05.2014 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 18. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2014/304
KARAR NO : 2014/8080
KARAR TARİHİ : 02.05.2014

MAHKEMESİ : Ömerli Asliye Hukuk Mahkemesi
TARİHİ : 12/09/2013
NUMARASI : 2011/138-2013/137

Dava dilekçesinde, davacının davalı ile kardeş olduğunun tespiti istenilmiştir. Mahkemece davanın reddine karar verilmiş, hüküm davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.

Y A R G I T A Y K A R A R I

Temyiz isteminin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği düşünüldü:
Davacı dava dilekçesinde, Lübnan’da doğduğunu ve davalı M.. G.. ile baba bir kardeş olduklarını, babasının kendisini nüfusa kaydettirmediğini, aralarındaki soybağını ispat ederek dolaylı yoldan babası ile soybağını tespit ettirmek istediğini belirterek davalının davacının kardeşi olduğunun tespitine karar verilmesini istemiştir.
Olayları açıklamak taraflara, hukuki niteleme hakime aittir. Dava, Türk Medeni Kanunu’nun 301 ve devamı maddelerinde düzenlenen babalığın tespiti istemine yöneliktir. Görev kamu düzenine ilişkin olup mahkemelerce yargılamanın her aşamasında kendiliğinden dikkate alınması gerekir. 4787 Sayılı Aile Mahkemelerinin Kuruluş, Görev ve Yargılama Usullerine Dair Kanunun 4. maddesi; 4721 Sayılı Türk Medeni Kanunu’nun ikinci kitabından üçüncü kısım hariç olmak üzere (TMK m.118-395) kaynaklanan bütün davaların aile mahkemesinde bakılacağını hükme bağlamıştır. Şu halde aile mahkemesi kurulmayan yerlerde Hakimler ve Savcılar Yüksek Kurulunca belirlenen asliye hukuk mahkemelerinde davanın aile mahkemesi sıfatı ile görülüp karara bağlanması gerekir. Bu açıklama karşısında; davaya aile mahkemesi sıfatıyla bakılması gerekirken, bu husus düşünülmeden asliye hukuk mahkemesi olarak yargılamaya devam edilip Türk Medeni Kanunu’nun 301/2. maddesi uyarınca baba olduğu iddia edilen ölü Abdülaziz mirasçılarının davaya katılmaları sağlanmadan davanın reddi doğru görülmemiştir.
Bu itibarla yukarıda açıklanan esaslar gözönünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz, temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde olduğundan kabulü ile şimdilik diğer yönleri incelenmeksizin hükmün HUMK.nun 428.maddesi gereğince BOZULMASINA, temyiz peşin harcının istek halinde temyiz edene iadesine, 02.05.2014 gününde oybirliğiyle karar verildi.