YARGITAY KARARI
DAİRE : 17. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2013/9890
KARAR NO : 2014/18053
KARAR TARİHİ : 09.12.2014
MAHKEMESİ : Pazarcık Asliye Hukuk Mahkemesi
TARİHİ : 12/02/2013
NUMARASI : 2011/815-2013/128
Taraflar arasındaki tazminat davasının yapılan yargılaması sonunda verilen hükmün duruşmalı olarak temyizen tetkiki davacılar vekilince istenmiş olmakla duruşma için tayin edilen 11.11.2014 Salı günü davacılar vekili Av. S.. U.. ile davalı G.. H.. vekili Av. … geldiler. Diğer davalı tarafından gelen olmadı. Temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşıldıktan ve hazır bulunan taraf vekilleri dinlendikten sonra vaktin darlığından dolayı işin incelenerek karara bağlanması başka güne bırakılmış olup dosya incelendi, gereği düşünüldü.
-K A R A R-
Davacılar vekili, davalı sigorta şirketine zorunlu mali sorumluluk sigortası ile sigortalı minibüsün yaptığı tek taraflı kazada araçta yolcu olarak bulunan davacıların oğlu Ş.. A.. vefat ettiğini, davacıların çocuklarının desteğinden mahrum kaldığını belirterek fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak üzere 8.000 TL. maddi tazminatın davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiş, ıslah dilekçesi ile maddi tazminat talebini 38.222,44 TL. olarak ıslah etmiştir.
Birleştirilen dosyada davacı vekili, davacılar desteğinin yolcu olarak bulunduğu minibüsün zorunlu ferdi kaza koltuk sigorta poliçesi yapılmadığından G.. H..’nın sorumlu olduğunu belirterek fazlaya ilişkin hakları saklı almak üzere 10.000 TL.nın davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı G.. H.. vekili, taşımanın 4925 sayılı Taşıma Kanunu kapsamında olmadığını, aracın hususi araç olarak kullanıldığını, düzenli yolcu taşıması yapılmadığını, zorunlu ferdi kaza koltuk sigortası yaptırılmasının zorunlu olmadığından sorumlulukları bulunmadığını belirterek davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece toplanan deliller ve benimsenen bilirkişi raporuna göre; asıl dosyada davanın kabulü ile 38.222,44 TL. nın davalı A.. A.Ş. den tahsiline, birleştirilen dosya ile açılan dava yönünden, kazaya neden olan aracın hususi araç olduğu, belirli bir güzergahta ücret mukabili taşımacılık yapmadığı, taşımanın 4915 sayılı yasa kapsamında bulunmadığı gerekçesi ile davalı G.. H.. aleyhine açılan davanın reddine karar verilmiş; hüküm, davacılar vekili tarafından temyiz edilmiştir.
1-Dava trafik kazasından kaynaklanan destekten yoksun kalma tazminatı istemine ilişkindir.Davacı vekili birleştirilen dosyada davalı G.. H..na yönelttiği davasında; davacılar desteğinin yolcu olarak bulunduğu minibüsün zorunlu ferdi kaza koltuk sigortasının bulunmadığını, G.. H..nın sorumlu olduğunu belirtmiştir. Dosya kapsamına göre davacılar desteğinin yolcu olarak bulunduğu aracın Bingöl’den Antalya’ya öğrenci taşıdığı, araçta 14 kişi bulunduğu anlaşılmakla kazanın şehirlerarası taşımacılık faaliyeti esnasında meydana geldiği hususu sabittir.
Taşımacılık zorunlu koltuk ferdi kaza sigortası 4925 sayılı Karayolu Taşıma Kanunu’nun 17.maddesinde ve Karayolu Taşıma Yönetmeliği’nin 63.maddesinde: “Yolcu taşımacıları, duraklamalar dahil olmak üzere yolcunun kalkış noktasından, varış noktasına kadar geçecek seyahat süresi içinde meydana gelecek bir kaza nedeniyle yolcunun ölümü, yaralanması ya da eşyasının zarara uğramasından dolayı sorumludurlar” hükmü ve Karayolu Yolcu Taşımacılığı Zorunlu Koltuk Ferdi Kaza Sigortası, Genel şartlarının A.1.maddesinde “Bu sigorta, yurtiçi ve uluslararası yolcu taşımacılığı kapsamında seyahat eden yolcuları, sürücüleri ve yardımcılarını, taşımacılık hizmetinin başlangıcından bitimine kadar geçen seyahat süresi içinde, duraklamalar da dahil olmak üzere, maruz kalacakları her türlü kazaların neticelerine karşı aşağıdaki şartlar çerçevesinde teminat altına alır.”şeklinde tanımlanmıştır. Zorunlu koltuk ferdi kaza sigortası yolculuğun başlangıcından bitişine kadar, otobüsün içinde veya dışında, otobüs hareket halinde iken veya değilken, yolculuk sırasında veya bekleme, duraklama ve mola yerlerinde karşılaşılabilecek her türlü kazalara karşı, sigortalılar yararına taşımacı tarafından yaptırılması zorunlu bir kaza sigortası olup kazanın oluşunda taşımacının ya da sürücü ve yardımcılarının bir kusurları bulunmasa bile, ölümlerde sigorta poliçesinde yazılı tutarın tamamı, bir zarar hesabı yapılmaksızın ölen kişinin mirasçılarına eksiksiz ve kesintisiz olarak; yaralanmalarda beden gücü kayıp oranına göre zarar gören kişilere ödenir.
Yargılama aşamasında minibüsün yolcu taşımacılığı yapmasına rağmen Taşımacılık zorunlu koltuk ferdi kaza sigorta poliçesinin bulunmadığı anlaşılmıştır. Bu halde, bu sigorta yerine G.. H.. Yönetmeliğinin 9/1-b maddesindeki “rizikonun meydana geldiği tarihte geçerli olan teminat tutarları dahilinde zorunlu sigortasını yaptırmamış olanların neden olduğu bedensel zararlar için G.. H..na başvurulabilir” hükmü gereğince G.. H..na rizikonun meydana geldiği tarihte geçerli olan taşımacılık zorunlu koltuk ferdi kaza sigortası poliçe limitleri dahilinde başvurulabileceği gözetilmek suretiyle davanın kabulüne karar verilmesi gerekirken yazılı gerekçe ile davanın reddi doğru görülmemiş, hükmün bozulması gerekmiştir.
2-Asıl davanın davalısı sigorta şirketi davacılar desteğinin yolcu olarak bulunduğu aracın zorunlu mali sorumluluk sigorta şirketidir. 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu’nun 99/1.maddesinde “sigortacının, kendisine tazminat ödenmesi için gerekli ihbar yapılıp belgenin ibrazından itibaren 8 iş günü içinde ödeme yapacağı” hükme bağlanmıştır.Davalı sigortacı yönünden sigorta bedelini ödeme yükümlülüğü ancak bu tarihte, böyle bir başvuru olmadığı
takdirde ise dava tarihinde doğmaktadır. Bu maddede düzenlenen ihbar zarar miktarı olarak değil, kazanın ihbarı olarak düzenlenmiş bulunmasına göre, kazadan haberdar olan sigorta şirketinin temerrüdü,ıslah edilen miktar için dahi, yani zarar miktarının tamamı için aynı tarihte başlar. Dava konusu olayda, davacılar tarafından davadan önce başvuru yapıldığı ve 10.4.2009 tarihinde sigorta şirketi tarafından ödeme yapıldığı anlaşılmaktadır. Bu hale göre hükmedilen tazminatın tamamına temerrüt tarihinden itibaren faiz uygulanması gerekir. Mahkemece davacılar vekilinin temyiz dilekçesinde belirttiği talebi de dikkate alınarak tazminatın tamamı yönünden 10.4.2009 temerrüt tarihinden itibaren faiz uygulanması gerekirken yazılı şekilde dava ve ıslah tarihinden faiz uygulanması doğru görülmemiştir.
SONUÇ; Yukarıda 1 ve 2 numaralı bentte açıklanan nedenlerle davacılar vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, 1.100,00 TL vekalet ücretinin davalılardan alınarak duruşmada vekille temsil olunan davacılara verilmesine, peşin alınan harcın istek halinde temyiz eden davacılara geri verilmesine 9.12.2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.