Yargıtay Kararı 17. Hukuk Dairesi 2014/15814 E. 2014/15744 K. 13.11.2014 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 17. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2014/15814
KARAR NO : 2014/15744
KARAR TARİHİ : 13.11.2014

MAHKEMESİ : Akşehir 1. Asliye Hukuk Mahkemesi
TARİHİ : 22/05/2014
NUMARASI : 2007/791-2014/268

Taraflar arasındaki tazminat davasının yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne dair verilen hükmün süresi içinde davalılar Mehmet ve Y.. P.. tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği düşünüldü:

-K A R A R-

Davacı vekili, davalı tarafa ait araçla, müvekkiline ait (aynı zamanda sürücüsü olduğu) aracın karıştığı kazada, müvekkilinin kemik kırığı oluşacak şekilde yaralandığını, aracında hasarlandığını, müvekkilinin bacağı kırıldığından uzun süre tedavi gördüğünü, tedavinin halen devam ettiğini, yürüyemediğini, başkalarının yardımı ile ihtiyacını karşılandığını, davalı sürücünün olayda kusurlu olduğunu, hakkında ceza davası açıldığını, müvekkilinin tedavi süresince işini yapamadığını, gelir kaybının bulunduğunu, manevi olarak da yıprandığını, araçta hasar yanında değer kaybı da bulunduğunu, haricen tedavi giderleri yapıldığını (hastaneye ulaşım, pansuman, ilaç bedeli, fizik tedavi, hastabakıcı masrafı vs.) belirterek şimdilik işgörmezlik tazminatı, tedavi gideri, araç hasarı olmak üzere 1.000 TL maddi, tazminatın tüm davalılardan 10.000 TL manevi tazminatın sigorta şirketi dışındaki davalılardan tahsilini talep etmiş; 1.4.2014 tarihli ıslah dilekçesi ile olayda müvekkilinin 8/8 oranında asli, davalı sürücünün 3/8 oranıda tali kusurlu bulunduğunu, davalı sigortacının müvekkiline 6.000 TL ödeme yaptığını (araçla ilgili), kusur oranına göre (davalı sigorta ödemesi de mahsup edildiğinde) bakiye 4.281 TL araç hasar bedeli, 1.501 TL geçici işgöremezlik ödeneği, 5.582 TL tedavi gideri toplamı 11.364 TL yönünden davanın kabul edilmesi gerektiğini belirterek, maddi tazminat talebini 10.364 TL daha artırmıştır.
Davalı Y.. P.. vekili, kusuru, tazminatın miktarını, tespit raporunu kabul etmediğini, ceza yargılaması sonucunda kusurun kimde olduğunun anlaşılacağını, araç hasarı ile diğer tazminat talepleri ve kusur yönünden inceleme yapılması gerektiğini, aracın olay tarihinde 14 yaşında olduğunu, kasko değerinin dahi parça değerinden az olduğunu belirterek davanın reddini savunmuştur.
Davalı Ak Sigorta A.Ş vekili, kusurun, zararın ispatlanması gerektiğini, davacıya 13.11.2007 tarihinde araçta meydana gelen hasar nedeniyle 6.000 TL ödendiğini, sorumluluklarının kalmadığını belirterek davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, davanın kısmen kabulü ile 1.501 TL geçici işgöremezlik tazmiantı, 5.582 TL tedavi gideri, 4.281 TL bakiye araç hasarının kaza tarihinden işleyecek yasal faizi ile (davalı sigorta şirketi dava tarihinden itibaren işleyecek faizle ve poliçe limitiyle sınırlı sorumlu olmak üzere) davalılardan tahsiline, 6.000 TL manevi tazminatın kaza tarihinden işleyecek yasal faiziyle davalılar Yusuf ve M.. P..’tan tahsiline karar verilmiş; hüküm, davalılar Mehmet ve Y.. P.. tarafından temyiz edilmiştir.
1-Dosya içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde ve özellikle, ceza yargılaması sırasında alınan ve kesinleşen bilirkişi raporundaki kusur dağılımının (davacının asli, davalı sürücünün tali kusurlu olduğuna dair) oluşa uygun olması sebebiyle benimsenmesinde, davacı vekilinin bu kusur dağılımı gereğince ıslah dilekçesinde davalı tarafın 3/8 tali kusur oranına isabet eden tazminat tutarlarını talep etmesine, mahkemece, sonuç itibariyle davalı tarafın 3/8 kusur oranına tekabül eden tazminat miktarlarıyla davalıların sorumluluğuna karar verilmiş olmasına, uzman bilirkişilerce düzenlenen hastane dışında yapılan tedavi, ulaşım, hastabakıcı v.s. giderleriyle ilgili tazminata ve geçici işgöremezlik tazminatına ilişkin raporun hükme esas alınmasında, ayrıca manevi tazminatın takdirinde BK’nun 47 maddesindeki (6098 sayılı TBK’nun 56.mad.) özel haller dikkate alınarak hak ve nesafet kuralları çerçevesinde karar verilmesinde bir usulsüzlük bulunmamasına göre davalılar M.. P.. ile Y.. P..’ın aşağıdaki bentlerin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir.
2-Dava, tarafik kazasından kaynaklanan işgöremezlik, hastane dışında yapılan tedavi gideri v.s. ilgili maddi tazminat, manevi tazminat ve araç hasarına ilişkin maddi tazminat istemine ilişkindir. 6100 sayılı HMK’nın 266.maddesi hükmüne göre “Mahkeme, çözümü hukuk dışında, özel veya teknik bilgiyi gerektiren hallerde, taraflardan birinin talebi üzerine veya kendiliğinden, bilirkişinin oy ve görüşünün alınmasına karar verir.” Haksız fiillerde, zarar veren, kusuru oranında gerçek zarardan sorumludur. Gerçek zararın, konusunda uzman bilirkişi marifetiyle tespit edilmesi gerekir. Davacı tarafça tek taraflı olarak yaptırılan tespit raporu, onu açıkça kabul etmeyen davalıları bağlamaz.
Somut olayda davacı vekili, kaza sonucu müvekkiline ait aracın da hasarlandığını belirterek bu konuda taraflarınca yaptırılan tespit raporuna göre 24.965 TL parça bedeli, 2.400 TL işçilik bedeli toplamı 27.415 TL’sından, davalı sigorta şirketince, dava açılmadan önce ödenen 6.000 TL’nın mahsubu ile bakiye 4.281 TL’nın davalılardan tazminini istemiştir. Davacı aracı 1993 model Mitsubishi kamyonet olup, davaya konu kaza 18.6.2007 tarihinde meydana gelmiştir. Davacı tarafın dayanağı tespit raporu, sanayi sitesinde çalışan kaportacı, elektrikçi ve motor ustası bilirkişilerden alınmış olup, hüküm kurmaya elverişli değildir. Davalılar açıkça tespit raporunu kabul etmediklerini, tazminat miktarının fahiş olduğunu savunmuşlardır. Dosya kapsamına göre davacı taraf, araç hasarının tazmini hakkında davalı sigorta şirketine müracaat etmiş, davalı sigorta şirketi tarafından 6.000 TL araç hasarı davacıya ödenmiştir.
Bu husus davacının da kabulündedir. Davalı sigortacı nezdinde düzenlenen davaya konu riziko ile ilgili araç hasarına ilişkin hasar dosyası getirilmemiştir. Onarım masrafları, taşıtın, rizikonun gerçekleştiği tarihteki değerini aşar ya da taşıt onarım kabul etmez ise taşıt tam hasara uğramış sayılır. Davalı taraf gerçek zarardan sorumlu olduğundan, aracın olay tarihindeki onarım masrafları ile kaza tarihindeki 2.el piyasa rayiç değeri ve sovtaj değerinin belirlenmesi, piyasa değerinden, sovtaj değerinin mahsubu ile tespit edilen zarar ile onarım masrafından hangisi daha ekenomik ise bu meblağın gerçek zarar olarak kabul edilmesi gerekir. Burada davacının ekonomik olmadığı halde aracını tamir ettirip kullanmasının ve aracın onarım masrafının ödenmesini tercih etmesinin önemi bulunmamaktadır. Eksik inceleme ile hüküm kurulamaz.
Bu durumda mahkemece, öncelikle davalı sigorta şirketinden, davacı aracının hasarına ilişkin, davacı tarafın müracaatı nedeniyle açılan (6000 TL ödemeye ilişkin hasar dosyasının bütünüyle istenilmesi, daha sonra İTÜ veya KGM fen heyetinden seçilecek araç hasarı konusunda uzman makine mühendisi bilirkişiden, davacı aracında meydana gelen onarım masraflarının ve aracın olay tarihindeki 2.el piyasa rayiç değeri ile sovtaj bedelinin tespiti, aracın onarımının mı, pertinin mi ekonomik olacağı hususlarında ayrıntılı, gerekçeli denetime elverişli, tespit raporunun da irdelendiği bir rapor alınması, gerçek zararın bu şekilde tespitinden sonra davalı tarafın kusur oranına isabet eden zararın belirlenmesi ve bu zarardan davalı sigortacının ödediği 6.000 TL’nın mahsubu ile sonucuna göre karar verilmesi gerekirken yazılı olduğu biçimde hüküm kurulması doğru görülmemiştir.
3-Davacı vekili, dava dilekçesinde ve ıslah dilekçesinde temerrüt faizi talep etmemiştir. 6100 sayılı HMK’nın 26.maddesi hükmüne göre hakim, taleple bağlı olup, ondan fazlasına karar veremez.
Bu durumda mahkemece, temerrüt faizine hükmedilmemesi gerekirken yazılı olduğu gibi davacı vekilinin son oturumdaki beyanına istinaden, temerrüt faizine hükmedilmesi de doğru değildir.
SONUÇ: Yukarıda 1 nolu bentte açıklanan nedenlerle davalılar Mehmet ve Y.. P..’ın sair temyiz itirazlarının reddine, 2 ve 3 nolu bentlerde açıklanan nedenlerle davalılar Yusuf ve M.. P..’ın temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün bu davalılar yararına BOZULMASINA, peşin alınan harcın istek halinde temyiz eden davalılar Mehmet ve Y.. P..’a geri verilmesine 13.11.2014 gününde oybirliğiyle karar verildi.