YARGITAY KARARI
DAİRE : 17. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2014/16447
KARAR NO : 2014/16463
KARAR TARİHİ : 20.11.2014
MAHKEMESİ : Gebze 3. Asliye Hukuk Mahkemesi
TARİHİ : 21/01/2014
NUMARASI : 2009/182-2014/42
Taraflar arasındaki tazminat davasının yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne dair verilen hükmün süresi içinde davalı E.. İ.. ve davalı M.. A.. vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği düşünüldü:
-K A R A R-
Davacı vekili, müvekkiline kasko sigortalı aracın park halindeyken çalındığını daha sonra hasarlı şekilde bulunduğunu, 21.300 TL hasar bedelinin sigortalıya ödendiğini, hırsızlık olayını gerçekleştiren davalıların aracın hasarlanmasında tamamen kusurlu olduklarını belirterek 21.300 TL’nın ödeme tarihinden işleyecek ticari faizi ile davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsilini talep etmiştir.
Davalılar V.. Ç.. ve Y.. Y.., aracın çalınması ile ilgili aleyhlerinde Gebze Asliye Ceza Mahkemesinde dava açıldığını ve beraatlerine karar verildiğini belirterek davanın reddini savunmuşlardır.
Mahkemece, davanın kısmen kabulü ile 19.800 TL tazminatın ödeme tarihinden işleyecek yasal faziyle davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmiş; hüküm, davalı E.. İ.. ve davalı M.. A.. vekili tarafından temyiz edilmiştir.
1-Dosya içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp değerlendirilmesinde, özellikle oluşa uygun olarak düzenlenen uzman bilirkişi raporunda belirtilen maddi tazminata ilişkin hesaplamanın hükme esas alınmasında bir usulsüzlük bulunmamasına, davalı E.. İ..’nin tesbit edilen mernis adresine usulüne uygun şekilde tebliğ yapılması nedeniyle savunma hakkının kısıtlanmamasına, gerekçeli kararın dahi aynı adreste davalıya tebliğ edilmesine ve süresi içinde hükmü temyiz etmiş olmasına, hukuk hakiminin ceza mahkemesince verilen delil yetersizliğinden beraat kararı ile bağlı bulunmamasına, ceza mahkemesinde davalı E.. İ.. hakkında verilen ifadelere sanık (davalı) E.. İ..’nin savunmasının, ceza dosyası kapsamı birlikte gözetildiğinde hayatın olağan akışına uygun görülmemesine göre davalı E.. İ..’nin tüm temyiz itirazlarının reddiyle usul ve yasaya uygun bulunan aleyhindeki hükmün ONANMASINA, davalı M.. A.. vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir.
2-Dava, kasko sigorta sözleşmesine ve halefiyete dayanılarak açılan rücuen tazminat istemine ilişkindir.
Somut olayda, davacıya kasko sigortalı araç, 19.3.2008 tarihinde park edildiği yerden çalınmış, 31.3.2008 tarihinde sahte plaka takılmış, kasası değiştirilmiş, motor ve şase numaraları silinmiş şekilde hasarlı olarak bulunmuştur. Davacı, ekspertiz raporuna göre sigortalısına 21.300 TL olarak tespit edilen hasar bedelini ödedikten sonra davalılar hakkında 21.300 TL’nın tahsili için işbu davayı açmıştır.
Davalılar hakkında Gebze Ağır Ceza Mahkemesi’nin 2008/254 Esas sayılı dosyasında resmi belgede sahtecilik ve nitelikli dolandırıcılığa teşebbüs suçlarından cezalandırılmaları istemiyle dava açılmış; yargılama sonunda dolandırıcılık suçunun hazırlık hareketi niteliğinde olduğu ve teşebbüse yönelik eylemlerin başlamadığı gerekçesiyle sahtecilik suçundan ise sahteciliğe konu belge asılları elde edilemediğinden ve aldatıcılık öğesi değerlendirilemediğinden sanıkların beraatlerine karar verilmiş; bu hüküm temyiz edilmeden 24.1.2012 tarihinde kesinleşmiştir.
Yine, davalılar (sanıklar) hakkında Büyükçekmece 2.Asliye Ceza Mahkemesi’nin 2008/1433 Esas sayılı dosyasında, hırsızlık ve sahtecilik suçlarından (aracın sahte plaka ve sahte belgelerle sanıklarda yakalandığından bahisle) dava açılmış, yargılama sonucunda sanıklar hakkında Gebze 1.Ağır Ceza Mahkemesi’nin 2008/254 Esas sayılı dosyasında sahtecilik suçundan beraat kararı verildiği ve hükmün kesinleştiği anlaşıldığından, sanık Y.. Y.. hakkında araç hırsızlığı suçundan mahkumiyetine ve hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına, sanıklar V.. Ç.., E.. İ.., H.. C.. ve M.. A..’nın hırsızlık suçundan soyut iddia dışında (yüklenen suçun sanıklar tarafından işlendiğinin sabit olmaması nedeniyle) beraatlerine karar verilmiş; bu karar da temyiz ve itiraz edilmeden kesinleşmiştir.
Ceza mahkemelerinde açılan dosya kapsamlarından, davalı M.. A..’nın araç hırsızlığı ve araç çalındıktan sonra plakasının değiştirilmesi, sahte plaka takılması, motor, şase numaralarının silinmesi, aracın kasasının değiştirilmesi ve araçta tespit edilen hasarların meydana gelmesinde dahi bulunmadığı anlaşılmıştır. Bu işlemler yapıldıktan sonra, davalı Y.. Y..’in çoçukluğundan tanıdığı diğer davalı H.. C..’dan araca şoför bulmasını istemesi üzerine, H.. C..’ın davalı M.. A..’yı bularak ondan şoförlük yapmasını istediği, davalı Mustafa’nın aracın çalıntı olduğunu, belgelerin sahte olduğunu bilmeden aracın şoförlüğünü yapmayı kabul ettiği, Yusuf ve Hüseyin’le birlikte aracı Nevşehir’den Gebze’ye götürdüğü, burada araçtaki yük boşaltıldıktan sonra Yusuf’un isteği üzerine Gebze Nakliyeciler garajında araca yeni yük almak için Hüseyin’le birlikte görüşme yaptıkları, aracın yanına geldiklerinde Yusuf’un yük almaktan vazgeçtiğini söylemesi üzerine M.. A..’nın garaj görevlilerine haber vermek için gittiğinde durumdan şüphelenen garaj görevlilerinin jandarma’ya ihbarı nedeniyle davalı Mustafa ve Hüseyin’in yakalandıkları, Yusuf’un olay yerinden kaçtığı, daha sonra yakalandığı anlaşılmıştır. Hukuk Mahkemesi hakimi, ceza mahkemesi kararıyla bağlı değil ise de maddi vakıa ile bağlıdır.
Bu durumda mahkemece, davalı M.. A.. hakkında, sigortalı araçta meydana gelen hasar bedelinin tazminine yönelik davanın reddine karar verilmesi gerekirken yazılı olduğu gibi tazminatla sorumlu tutulması doğru görülmemiştir.
SONUÇ: Yukarıda 1 nolu bentte açıklanan nedenlerle davalı E.. İ..’nin temyiz itirazlarının reddi ile aleyhindeki hükmün ONANMASINA, davalı M.. A.. vekilinin sair temyiz itirazlarının reddine, 2 nolu bentte açıklanan nedenlerle davalı M.. A.. vekilinin temyiz itirazının kabulü ile hükün bu davalı yararına BOZULMASINA, aşağıda dökümü yazılı 1.014,34 TL kalan onama harcının temyiz eden davalı E.. İ..’den alınmasına, peşin alınan harcın temyiz eden davalı M.. A..’ya geri verilmesine verilmesine 20.11.2014 gününde oybirliğiyle karar verildi.