YARGITAY KARARI
DAİRE : 17. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2014/16579
KARAR NO : 2014/16622
KARAR TARİHİ : 20.11.2014
MAHKEMESİ :İstanbul(Kapatılan) 44.Asliye Ticaret Mahkemesi
TARİHİ :11/04/2013
NUMARASI :2012/72-2013/103
Taraflar arasındaki tazminat davasının yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne dair verilen hükmün süresi içinde davalı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği düşünüldü:
-K A R A R-
Davacı vekili, müvekkili ile davalı sigorta şirketi arasında sağlık sigortası poliçesi düzenlendiğini, davacının aniden ortaya çıkan kas hastalığı nedeni ile uzun bir tedavi süreci geçirdiğini, tedaviyi yapan doktor tarafından rahatsızlığın tespiti amacı ile gen dizimi araştırması istediğini, bu amaçla B.. G.. Tanı Merkezi tarafından gerekli araştırmanın yapıldığını, gen dizimi araştırmasına ilişkin talep edilen 10.120,50 TL ücretin davacı tarafından laboratuvara ödendiğini ve sigorta şirketinden ödeme talep edildiğini, sigorta şirketi tarafından yapılan işlemin sigorta poliçesi teminatı dışındaki hallerden olduğu belirtilerek ödeme yapılmadığını, müvekkilinin hastalığının doğuştan gelen bir hastalık olmadığını, aniden gelişen bir durum olduğunu, testin amacının hastalığın tedavisi ve seyrini takip etme açısından önemli olduğunu, yapılan testin hastalık ile ilgili olduğunu açıklayıp 10.120,50 TL sağlık giderinin davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı sigorta şirketi vekili, talebin teminat dışında kaldığını ileri sürerek davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, toplanan delillere göre, davacı tarafın yapmış olduğu tedavi giderlerinin sigorta teminatı kapsamında kaldığı gerekçesiyle davanın kabulü ile 10.120,20 TL’nin tahsiline karar verilmiş; hüküm, davalı vekilince temyiz edilmiştir.
1-Dosya içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davalı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir.
2-Dava, sağlık sigorta sözleşmesi uyarınca tedavi giderlerinin tahsiline yöneliktir.
Mahkemece hükme esas alınan bilirkişi raporunda davacının hastalığının daha önceden mevcut olmadığı, bulguların yeni ortaya çıktığı, ön planda doğuştan bir hastalık düşünülmediği, sonradan gelişen bir kas hastalığını tetikleyebilecek genetik bir bozukluk olup olmadığını araştırmak amacı ile genetik analiz istendiğinin anlaşıldığı, bu da hastada genetik bir hastalık olduğunu düşündürmediği gibi test sonucunda da genetik bozukluk saptanmadığı, yani davacının hastalığının genetik olmadığı, doğuştan gelmediği, sonradan gelişen bir durum olduğu, sigorta poliçesi başvuru formunda sigorta poliçesi kapsamına giren kişilere ait hastalık olup olmadığı ve geçirdiği hastalıklar kısmında bahse konu hastalığın olmadığının anlaşıldığı, bu hastalığın sigortalılık süresi içerisinde kaldığı, bu kapsamda sigorta şirketinin ilgili tedavi giderlerini ödemesinin gerektiği, mahkemece davacı tarafın yapmış olduğu tedavi giderlerinin sigorta kapsamında kaldığı değerlendirilerek davanın kabulüne karar verilmiştir.
Davalı vekili, taraflar arasında düzenlenen sigorta poliçesine göre ayakta tanı-tedavi teminat limitinin %80 olduğunu, belirlenen tazminattan %20 oranında indirim yapılması gerektiğini savunmuştur. Davalı sigorta şirketi gerçek zarar ile poliçe limiti dahilinde sorumludur. Taraflar arasında düzenlenen sigorta poliçesinin incelenmesinde ayakta tanı tedavi limitinin %80 olduğu anlaşılmakla, mahkemece bu yönde belirlenen tazminattan %20 oranında indirim yapılarak hasıl olacak sonuca göre karar verilmesi gerekmekte olup kararın bu nedenle bozulması gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarıda 1 nolu bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin sair temyiz itirazlarının reddine, 2 nolu bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hğkmün BOZULMASINA, peşin alınan harcın istek halinde temyiz eden davalıya geri verilmesine 20.11.2014 gününde oybirliğiyle karar verildi.