Yargıtay Kararı 17. Hukuk Dairesi 2014/16899 E. 2014/16623 K. 20.11.2014 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 17. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2014/16899
KARAR NO : 2014/16623
KARAR TARİHİ : 20.11.2014

MAHKEMESİ : Bursa 1. Asliye Hukuk Mahkemesi
TARİHİ : 07/12/2012
NUMARASI : 2012/264-2012/823

Taraflar arasındaki tazminat davasının yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne dair verilen hükmün süresi içinde davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği düşünüldü:

-K A R A R-

Davacı vekili, davalı tarafın işleteni, sürücüsü ve zorunlu mali sorumluluk sigortacısı olduğu aracın sebep olduğu kazada müvekkilinin yaralandığını açıklayıp 50.000,00 TL manevi tazminatın tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı E..Sigorta A.Ş. vekili, talebin teminat dışında kaldığını belirterek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Diğer davalılar vekili, davacının tam kusurlu olduğunu ileri sürerek davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, toplanan delillere göre; davalı sigorta şirketi aleyhindeki davanın reddine, diğer davalılar aleyhindeki davanın kısmen kabulü ile 7.500,00 TL manevi tazminatın davalılar Fikret ve A.. Y..7dan tahsiline karar verilmiş; hüküm, davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
1-Dosya içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp değerlendirilmesinde bir usulsüzlük bulunmamasına, davalı E.. Sigorta A.Ş. yönünden manevi tazminatın zorunlu mali sorumluluk sigortası teminatı dışında bulunmasına göre, davacı vekilinin aşağıdaki bendin kapsmaı dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir.
2-Dava, trafik kazasından kaynaklanan cismani zarar nedeniyle manevi tazminat istemine ilişkindir.
“Cismani Zarar Halinde Lazım Gelen Zarar ve Ziyan” başlığı altında düzenlenen TBK’nın 46. maddesinde, bedensel zarara uğranılması nedeni ile talep edilebilecek zarar türleri belirtilmekte olup manevi tazminat da bu zarar türleri arasında yer almaktadır. Haksız fiil sonucu çalışma gücü kaybının olduğu iddiası ve buna yönelik bir talebinin bulunması halinde, zararın kapsamının belirlenmesi açısından maluliyetin varlığı ve oranının belirlenmesi gerekmektedir. Söz konusu belirlemenin ise Adli Tıp Kurumu İhtisas Dairesi veya Üniversite Hastanelerinin Adli Tıp Anabilim Dalı bölümleri gibi kuruluşların çalışma gücü kaybı olduğu iddia edilen kişide bulunan şikayetler dikkate alınarak oluşturulacak uzman doktor heyetinden, haksız fiilin gerçekleştiği tarihte yürürlükte olan Sosyal Sigortalar Sağlık İşlemleri Tüzüğü veya Çalışma Gücü ve Meslekte Kazanma Gücü Kaybı Oranı Tespit İşlemleri Yönetmeliği hükümleri dikkate alınarak yapılması gerekmektedir.
Mahkemece yapılan inceleme ve araştırma hüküm kurmaya yeterli kabul edilmemiştir. Eldeki davada, kaza 12.09.2011 yılında meydana gelmiş, Bursa 10. Sulh Ceza Mahkemesinin 2011/170 E sayılı dosyasından alınan rapora göre davacıda meydana gelen lezyonların davacının yaşamını tehlikeye soktuğu, basit bir tıbbi müdahale ile giderilemeyecek nitelikte olduğu, tedavisinin uzun süre devam ettiği kabul edilmiş manevi tazminatın takdirinde ise bu veriler dikkate alınarak yapılmıştır. Davacıdaki yaralanmanın niteliği ve iyileşme süresi gibi unsurlar manevi tazminatın takdirinde önemli yer tutmakta olup mahkemece bu konuda araştırma yapılmadan karar verilmesi isabetli değildir.
O halde mahkemece, yukarıda verilen hukuksal bilgiler dikkate alınarak Adli Tıp Kurumu 3.İhtisas Kurulu’ndan veya Üniversite Hastanelerinin Adli Tıp Ana Bilim Dalı bölümleri gibi kuruluşlarından davacının maluliyeti olup olmadığı, yaralanmasının niteliği, iş güçten kalma süresinin tespiti bakımından Sosyal Sigortalar Sağlık İşlemleri Tüzüğü hükümlerine göre rapor alınarak sonucuna göre karar vermek gerekirken eksik inceleme ile yazılı şekilde hüküm kurulması isabetli bulunmamıştır.
SONUÇ: Yukarıda 1 nolu bentte açıklanan nedenlerle davacı vekilinin sair temyiz itirazlarının reddine, 2 nolu bentte açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, peşin alınan Harcın istek halinde temyiz eden davacıya geri verilmesine 20.11.2014 gününde oybirliğiyle karar verildi.