YARGITAY KARARI
DAİRE : 17. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2014/17428
KARAR NO : 2014/17027
KARAR TARİHİ : 27.11.2014
MAHKEMESİ : Diyarbakır 3. Asliye Hukuk Mahkemesi
TARİHİ : 08/07/2014
NUMARASI : 2014/310-2014/1193
Taraflar arasındaki tazminat davasının yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne dair verilen hükmün süresi içinde davalı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği düşünüldü:
-K A R A R-
Davacı vekili; müvekkilinin davalı şirkete kasko sigortası ile sigortalı aracının yaşanan trafik kazası sonucu hasarlandığını, kazanın davalı şirkete ihbar edilmesine rağmen taleplerinin reddedildiğini belirterek fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla 20.045,00 TL hasar bedelinin kaza tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı E.. Sigorta A.Ş. Vekili; aracın hususi araç olarak sigortalandığı halde kiralık araç olarak kullanılması nedeni ile talebin teminat dışı olduğunu belirterek davanın reddini talep etmiştir.
Mahkemece; bozma ilamına uyularak iddia, savunma, toplanan kanıtlara ve benimsenen bilirkişi raporuna göre; davanın kısmen kabulü ile 17.902,00 TL’nin 19.02.2009 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiş; hüküm, davalı Eureko Sigorta A.Ş. vekili temyiz etmiştir.
Dava, kasko sigorta sözleşmesinden kaynaklanan tazminat istemine ilişkindir.
Mahkemece Dairemizin 2013/17888 Esas, 2013/17204 karar sayılı, 04.12.2013 tarihli bozma ilamına uyulmasına karşın bozma gerekleri tam olarak yerine getirilmemiştir. Bozma ilamında “tarafların tüm delillerinin toplanması, davacının özellikle kaza tarihinde rent a car işiyle iştigal edip etmediği, davacıya ait şirketin ticari defterleri, kayıtları, sözleşme ve faturaları getirtilerek, özel oto kaskolu aracın, şirket envanterinde ne olarak kayıtlı olduğu, kiralama işinde kullanılıp kullanılmadığı hususunun tereddüde yer vermeyecek şekilde tespit edilerek sonucuna göre karar verilmesi” gerektiği gerekçesiyle karar bozulmuştur.
Davalı vekilince, sigortalı aracın dava dışı “N.. Oto Kiralama” isimli işyeri tarafından kiralandığı iddia edilmiştir. Davalı tarafın delil listesinde ise N.. Oto Kiralamanın ticari defter ve kayıtları gösterilmiş ve bu kayıtlar üzerinde bilirkişi incelemesi yapılması talep edilmiştir. Dosya kapsamında yapılan kolluk araştırmalarında ise bu isimli bir işyerinin olduğu ve bu işyerinde oto kiralama işi yapıldığı belirlenmiştir.
Bu durumda mahkemece, öncelikle davacı tarafça bildirilen tanıkların usulüne uygun biçimde dinlenmeleri, daha sonra davalı şirketin delil listesinde gösterilen N.. Oto Kiralama isimli işyerinin ticari defter, kayıt ve belgeleri üzerinde konusunda uzman bilirkişi veya bilirkişi kuruluna gerektiğinde mahallinde inceleme yaptırılarak, kazaya karışan aracın rent a car olarak kullanılıp kullanılmadığı hususunda ayrıntılı, gerekçeli, denetime elverişli bir rapor alınarak sonucuna göre karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde eksik inceleme ile hüküm kurulması doğru değildir.
Kabule göre de; Kara Taşıtları Kasko Sigortası Genel Şartlarının B.3.3.1.2. maddesinde onarım masrafları, sigortalı taşıtın rizikonun gerçekleştiği tarihteki değerini aşar ya da taşıt onarım kabul etmez ise taşıtın tam hasara uğramış sayılacağı, değeri tamamen ödenen araç ve aksamının, talep ettiği takdirde sigortacının malı olacağı düzenlenmiştir. Bu hükümden açıkça anlaşılacağı üzere, davalı sigorta şirketi meydana gelen hasar bedelini tamamen poliçe limitleri içerisinde ödeme yükümlülüğü altında olup, sigortalı tarafından araç hurdasının kendisinde bırakılması istenmedikçe, sigortacı tarafından araç sigortalının uhdesinde bırakılıp hurda bedelinin tazminattan düşülmesini isteme hakkına sahip değildir.
Dosyada hükme esas olan makine mühendisi bilirkişiden alınan 12.06.2013 havale tarihli bilirkişi raporunda, aracın tamiri için gereken parça ve işçilik bedeli toplam 17.902,02 TL, kaza tarihindeki aracın ikinci el rayiç değeri 21.750,00 TL, sovtaj değeri ise 11.000,00 TL olarak tespit edilmiştir. Yine alınan bilirkişi raporunda, aracın tamirinin ekonomik olmadığı ve pert işlemine tabi tutulması gerektiği belirtilmiştir. Mahkeme tarafından aracın tamir bedeli olan 17.902,00 TL’nin tahsiline karar verilmiştir.
Bu durumda mahkemece, aracın tamirinin ekonomik olmadığı ve pert işlemi yapılması gerektiği hususları gözetilerek, davacıya seçimlik hakkı sorulurak sigortalı aracın hurdasının davacı ya da davalı yanlardan hangisinde kalacağının belirlenmesi, aracın hurdasının davacı yanda kalacağının belirlenmesi halinde aracın kaza tarihindeki ikinci el piyasa rayiç değerinden sovtaj bedelinin mahsubu ile gerçek zarar miktarına hükmedilmesi gerekirken eksik inceleme ile yazılı şekilde hüküm kurulması doğru değildir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle davalı E.. Sigorta A.Ş. vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün davalı yararına BOZULMASINA, peşin alınan harcın istek halinde temyiz eden davalı E.. A..’ye geri verilmesine 27.11.2014 gününde oybirliğiyle karar verildi.