YARGITAY KARARI
DAİRE : 17. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2014/17608
KARAR NO : 2014/16637
KARAR TARİHİ : 20.11.2014
MAHKEMESİ : Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki tazminat davasının yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne dair verilen hükmün süresi içinde davacılar vekili ve davalılar… ve …Ltd. Şti. vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği düşünüldü:
-K A R A R-
Davacılar vekili, davalı tarafa ait araç sürücüsünün kusurlu hareketi ile meydana gelen kazada desteklerinin öldüğünü açıklayıp davacı eş için 500.00 TL, maddi, 30.000,00 TL manevi, çocuklar için 500,00’er TL maddi, 25.000,00’er TL manevi tazminatın olay tarihinden itibaren yasal faizi ile tahsilini talep etmiştir.
Davalılar vekili, davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, toplanan delillere göre, davanın kısmen kabulü ile davacılardan … için 28.006,00 TL, … için 6.148,00 TL, … için 4.572,00 TL maddi tazminatın davalılardan … ve … Ltd. Şti’den kaza tarihinden itibaren, diğer davalı…Sigorta A.Ş’den ise dava tarihinden itibaren işletilecek ve poliçe limiti ile sınırlı ve sorumlu olmak üzere yasal faizi ile birlikte müştereken ve müteselsilen tahsiline, … … için 10.000,00 TL,… … … için 8.000,00 TL, … için 8.000,00 TL manevi tazminatın kaza tarihinden itibaren işletilecek yasal faizi ile birlikte … ve … Ltd. Şti’iden müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmiş; hüküm, davacılar vekili ve davalılar… ve… Ltd. Şti. vekilince temyiz edilmiştir.
1-Dosya içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davalılar … ve … Ltd. Şti. vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddine, karar vermek gerekmiştir.
2-Muris (destek) …’ın sürücüsü bulunduğu aracın sebep olduğu trafik kazası nedeni ile desteklerinden yoksun kalan davacılar, aracın sürücüsü, işleteni, zorunlu mali sorumluluk sigortacılarından destekten yoksun kalma ve manevi tazminat istemiştir…trafik-iş kazası sonucu öldüğünden dolayı mirasçılarına peşin sermaye değerli gelir bağlayan Sosyal Güvenlik Kurumu tarafından davalı … Ve … Ltd. Şti. aleyhine rücu davası açılmış olup bu davanın yargılaması devam etmektedir. (… Asliye (İş) Hukuk Mahkemesi 2010/480 esas sayılı dosyası) Davalılar, trafik kazası nedeni ile destekten yoksun kalma tazminatı konusunda gerçek zarar ile sorumludurlar. Davalıların mükerrer ödeme ile karşı karşıya kalmaması için iş mahkemesinde açılan davanın sonucunun bekletici mesele yapılarak hasıl olacak sonuca göre karar verilebilmesi için hükmün bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
3- 2918 sayılı KTK.’nun 99/1. ve ZMSS Genel Şartları’nın B.2.b. maddesi uyarınca, sigorta şirketinin tazminatı ödeme yükümlülüğü kendisine riziko ihbarı yapıldıktan itibaren 8 işgünü sonunda başlar. Somut olayda, dosya kapsamından davalı…Sigorta A.Ş.’ne bu yönde bir müracaat olup olmadığı belli değildir. O halde mahkemece, davacı vekilinden usulüne uygun olarak başvurusu olup olmadığının sorulması, başvuru mevcutsa başvurunun tebliğine ilişkin belgesi istenip ibraz edildiğinde tespit edilecek tarihe 8 iş günü eklenmek suretiyle bulunacak tarihten itibaren davalı sigorta şirketinin faizden sorumlu tutulması, başvuru yoksa en erken dava tarihinde temerrüde düşürüldüğünün kabulü ile, dava tarihinden itibaren faizden sorumluluğuna hükmedilmesi gerekir. Her ne kadar davacı tarafından bu husus temyize konu edilmemişse de aleyhine maddi tazminata hükmedilen davalı… ve … Ltd. Şti’nin hükmü temyiz etmekte hukuki menfaatinin bulunması nedeniyle davalı sigorta şirketinin temerrüde düştüğü tarih araştırılıp ancak icrai nitelikte bir hüküm kurulmayarak sadece sorumlu olduğu faiz başlangıç tarihinin tespitine yönelik taraflar arasındaki iç ilişkide geçerli olmak üzere hüküm kurulması için kararın bozulması gerekmiştir.
4-Borçlar Kanunu’nun 47. maddesi hükmüne göre hakimin özel halleri göz önünde tutarak manevi zarar adı ile hak sahibine verilmesine karar vereceği bir para tutarı adalete uygun olmalıdır. Hükmedilecek bu para, zarara uğrayanda manevi huzuru doğurmayı gerçekleştirecek tazminata benzer bir fonksiyonu olan özgün bir nitelik taşır. Bir ceza olmadığı gibi, mamelek hukukuna ilişkin zararın karşılanmasını da amaç edinmemiştir. O halde, bu tazminatın sınırı onun amacıca göre belirlenmelidir. Takdir edilecek miktar, mevcut halde elde edilmek istenilen tatmin duygusunun etkisine ulaşmak için gerekli olan kadar olmalıdır. 22.06.1966 günlü ve 7/7 sayılı Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kararı’nın gerekçesinde takdir olunacak manevi tazminatın tutarını etkileyecek özel hal ve şartlar da açıkça gösterilmiştir. Bunlar her olaya göre değişebileceğinden hakim bu konuda takdir hakkını kullanırken ona etkili olan nedenleri de karar yerinde objektif ölçülere göre isabetli bir biçimde göstermelidir.
Hakimin bu takdir hakkını kullanırken, ülkenin ekonomik koşulları, tarafların sosyal ve ekonomik durumları, paranın satın alma gücü, tarafların kusur durumu, olayın ağırlığı , olay tarihi gibi özellikleri göz önünde tutması ve buna göre manevi tazminat takdir edilmesi gerektiği açıkça ortadadır. (HGK 23/06/2004, 13/291-370)
Yukarıda açıklanan ilkeler ışığında,
Manevi tazminat zenginleşme aracı olmamakla beraber, bu yöndeki talep hakkındaki hüküm kurulurken olay sebebiyle duyulan acı ve elemin kısmen de olsa giderilmesi amaçlanmalı ve bu sebeple tarafların sosyal ve ekonomik durumları ile birlikte olayın meydana geliş şekli de gözönünde tutularak, hak ve nesafet kuralları çerçevesinde bir sonuca varılmalıdır. Zira, M.K’nun 4.maddesinde, kanunun takdir hakkı verdiği hallerde hakimin hak ve nesafete göre hükmedeceği öngörülmüştür.
Yukarıda belirtilen hususlar dikkate alındığında, takdir olunan manevi tazminatın düşük olduğu görülmüş ve hakkaniyete uygun bir manevi tazminata hükmedilmek üzere kararın bozulması gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarıda 1 nolu bentte açıklanan nedenlerle davalılar … ve … Ltd. Şti. vekilinin sair temyiz itirazlarının reddine, 2 ve 3 nolu bentte açıklanan nedenlerle davalılar … ve…Ltd. Şti. vekilinin, 4 nolu bentte açıklanan nedenlerle davacılar vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, peşin alınan harcın istek halinde temyiz eden davacılar ve davalılar… ve… Ltd. Şti’ye geri verilmesine, 20.11.2014 gününde oybirliğiyle karar verildi.