YARGITAY KARARI
DAİRE : 18. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2014/1714
KARAR NO : 2014/6190
KARAR TARİHİ : 03.04.2014
MAHKEMESİ : Gemlik 1. Asliye Hukuk Mahkemesi
TARİHİ : 24/04/2013
NUMARASI : 2012/759-2013/395
Dava dilekçesinde, Kamulaştırma Yasasının 4650 Sayılı Yasayla değişik hükümleri uyarınca, kamulaştırma bedelinin tespiti ve taşınmaz malın idare adına tescili istenilmiştir. Mahkemece davanın kabulüne karar verilmiş, hüküm davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Y A R G I T A Y K A R A R I
Temyiz isteminin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği düşünüldü:
Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı kanıtlarla yasal gerektirici nedenlere ve özellikle kanıtların takdirinde bir isabetsizlik görülmemesine göre sair temyiz itirazları yerinde değildir.
Ancak;
1-Kamulaştırma Yasasının 4650 Sayılı Yasayla değişik 11. maddesinin birinci fıkrasının arazilere ilişkin (f) bendinde, taşınmazın, kamulaştırma (dava) tarihindeki mevki ve şartlarına göre olduğu gibi kullanılması halinde getireceği net gelir üzerinden değerinin belirleneceği öngörülmekte olup bu yöntemle değerinin saptanmasında münavebeye alınacak ürünler yönünden sulu ya da kuru tarım arazisi niteliğinde olup olmaması önem taşır.
Mahallinde yapılan keşifler sonucu alınan bilirkişi raporlarında; dava konusu taşınmazın fiilen sulanıp sulanmadığı sulanıyor ise kaynağı suyun kendi doğal akışı ile mi taşınmaza ulaştığı, dereden sulanıyorsa bu suyun taşınmazın tamamının sulanmasında her mevsim için yeterli olup olmadığı, ayrıca dereden sulanamadığı zamanlarda taşınmazın ne şekilde sulandığı, yapılan sulamanın başkasının taşınmazındaki bir kaynaktan yapılıyor olması durumunda bu sulamanın daimi ve geçerli kabul edilebilmesi için kaynak üzerinde dava konusu taşınmaz lehine bir mükellefiyet kurulmuş olması gerektiğinden bu hususun varlığı ve suyun yeterliliği gibi hususlar tam olarak araştırılmadan, hükme esas alınan bilirkişi kurulu raporunda “üreticiler yakında bulunan kaynaktan cazibe ile muhtelif parsellerde bulunan havuzları kullanarak kendi imkanları ile sulama yapmaktadırlar” tespiti yeterli görülerek arazinin sulu tarım arazisi sayılması,
2-Kamulaştırılan taşınmazda bulunan enkazın alınması mal sahibinden istenemez, başka bir ifade ile taşınmaz maliki enkazı almaya zorlanamaz. Takdir komisyonu, enkazın mal sahibine ait olduğunu belirtmiş mal sahibi de buna itiraz etmediğinden ve dava konusu yapmadığından, enkazın değeri tespit edilerek kamulaştırma bedelinden düşülmesi gerekir. Böyle bir durum yoksa, enkaz, belirlenen bedelden düşülemez. Mahkemece kıymet takdir raporu da getirtilerek
enkazın akıbetinin araştırılması, kim tarafından alındığının saptanması, enkazın mal sahibine bırakıldığı anlaşılması halinde enkaz bedelinin tespit edilen kamulaştırma bedelinden düşülmesi gerektiğinin düşünülmemesi,
Doğru görülmemiştir.
Bu itibarla yukarıda açıklanan esaslar gözönünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz, temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde olduğundan kabulü ile hükmün HUMK.nun 428.maddesi gereğince BOZULMASINA, 03.04.2014 gününde oybirliğiyle karar verildi.