YARGITAY KARARI
DAİRE : 17. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2014/2217
KARAR NO : 2014/2658
KARAR TARİHİ : 27.02.2014
MAHKEMESİ : İstanbul 28. Asliye Ticaret Mahkemesi
TARİHİ : 01/10/2013
NUMARASI : 2012/76-2013/263
Taraflar arasındaki tazminat davasının yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne dair verilen hükmün süresi içinde davalı ve davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği düşünüldü:
-K A R A R-
Davacı vekili, müvekkiline kasko sigortalı aracın, davalının yol bakım çalışması nedeniyle gerekli işaretlemeleri yapmamasından dolayı asfalt tümseğe çarparak hasarlandığını, davalının kusurlu olduğunu davalı hakkında 8.392,00 TL. asıl alacak ve 962,21 TL. işlemiş faizi toplamı 9.354,21 TL. üzerinden icra takibi yapıldığını itiraz üzerine takibin durduğunu belirterek itirazın iptaline, takibin devamına ve inkar tazminatına karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı vekili, kusuru, hasarı kabul etmediğini, müvekkilinin yol yapım işini K..İnş. Tur. San. Tic. A.Ş.’ne yaptırdığını, yüklenici firmanın zarardan sorumlu olduğunu, inkar tazminatının şartlarının bulunmadığını belirterek davanın yüklenici firmaya ihbarını, reddini ve kötüniyet tazminatına karar verilmesini savunmuştur.
Mahkemece, davanın kısmen kabulü ile davalının İstanbul 12. İcra Müdürlüğünün 2011/24998 sayılı dosyasında takibe yaptığı itirazının 8.392,00 TL. üzerinden iptali ile takibin devamına, asıl alacağı takip tarihinden itibaren yasal faiz işletilmesine, alacak belirli olduğundan %40 icra inkar tazminatı tutarı 3.356,80 TL.’nin davalıdan tahsiline karar verilmiş; hüküm, taraf vekillerince temyiz edilmiştir.
Dava, davalı idare aleyhinde yol bakım çalışması nedeniyle gerekli işaretlemeleri yapmaması sebebine (hizmet
kusuruna) dayanılarak açılan rücuen tazminat istemine ilişkindir.
Yargı yolu kavramı, bir hukuk sisteminde, herhangi bir davanın o hukuk sistemine dahil yargı haklarından hangisinde bakılacağını ifade eder. Uyuşmazlığın hangi yargı kolunda bakılacağı hususu, davanın genel şartlarından olup mahkemece resen dikkate alınması gerekir.
Bir kamu hizmeti görmekle yükümlü davalı idareye 2918 sayılı KTK’nun 7/a maddesinde; karayollarında mal ve can güvenliği yönünden gerekli işaretlemeleri yaparak önlemleri almak ve aldırma görevleri verilmiş bulunmaktadır. Bu görevin 2918 sayılı yasada verilmiş olması bunun ihlali nedeniyle oluşacak zarardan dolayı idarenin Özel Hukuk hükümlerine tabi olacağı sonucunu doğurmuz. Hizmet kusurundan kaynaklanan zararlar yönünden idare aleyhine tam yargı davasının idari yargı yerinde açılması gereklidir. Esasen 2918 Sayılı Yasanın hukuki sorumluluğa ilişkin 85. v.d. maddelerinde araç işletenin sorumluluğu bu yasa kapsamı dışında tutulmuştur.
Bu durumda mahkemece, yargı yolu bakımından görevsizlik kararı verilmesi gerekirken işin esasına girilerek yazılı olduğu gibi hüküm kurulması doğru görülmemiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle davalı vekilinin temyiz itirazının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, bozma sebebine ve şekline göre davacı vekilinin temyiz itirazları ile davalı vekilinin sair temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine yer olmadığına peşin alınan harcın istek halinde temyiz eden davacıya geri verilmesine 27.02.2014 gününde oybirliğiyle karar verildi.