Yargıtay Kararı 17. Hukuk Dairesi 2014/18733 E. 2014/15188 K. 06.11.2014 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 17. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2014/18733
KARAR NO : 2014/15188
KARAR TARİHİ : 06.11.2014

MAHKEMESİ : Edirne 1. Asliye Hukuk Mahkemesi
TARİHİ : 03/07/2014
NUMARASI : 2014/332-2014/324

Taraflar arasındaki tazminat davasının yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne dair verilen hükmün süresi içinde davalı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği düşünüldü:

-K A R A R-

Davacı vekili, müvekkiline kasko sigortalı araçta meydana gelen 5.016,00 TL. hasar bedelinin sigortalıya ödendiğini, davalı belediyenin yaya kaldırım çalışması sırasında gerekli önlemleri almaması sebebiyle kökü zayıf kalan ağacın sigortalı aracın üzerine devrilerek hasarladığını, davalının %100 kusurlu olduğunu belirterek 5.016.00 TL.’nin davalıya müracaat tarihinden (13.12.2010) işleyecek yasal faiziyle tahsilini talep etmiştir.
Davalı E.. B.. vekili, yaya kaldırımı yapılması için 19.08.2010 tarihli sözleşme ile dava dışı Hane Yapı Danışma Yalıtım Mrk. Ahmet Deveci’ye ihale edildiğini, kazanın 22.08.2010 tarihinde meydana geldiğini, müvekkilinin kusur ve sorumluluğunun bulunmadığını, ağacın devrilmesinin yaya yolu yapım işinden kaynaklandığının belirlenmesi halinde yüklenicinin zarardan sorumlu olacağını, hasar miktarını fahiş olduğunu, poliçe ve ödeme belgesinin ibraz edilmediğini belirterek davanın yükleniciye ihbarını ve reddini savunmuştur.
Mahkemece davanın kabulüne dair 17.08.2012 gün 2011/324-2012/196 sayılı önceki hükmün davalı vekili tarafından temyizi üzerine, Dairenin 19.03.2013 gün 2012/13619-2013/3687 sayılı ilamı ile yargı yolu bakımından görevsizlik kararı verilmesi gerektiğinden hükmün bozulmasına karar verilmiş; mahkemece, bozma ilamına uyularak, 03.10.2013 gün, 2013/367-451 sayılı kararı ile yargı yolu bakımından görevsizlik kararı verilmiş; bu karar temyiz edilmeden 03.01.2014 tarihinde kesinleşmiştir.
Davacı tarafça, aynı olayla ilgili olarak davalı hakkında Edirne İdare Mahkemesinin 2011/401-817 sayılı dosyasında açılan dava sonucu 29.07.2011 tarihli karar ile davanın görev yönünden reddine (adli yargı görevli olduğundan) karar verilmiş; bu karar da kesinleştiğinden, uyuşmazlık mahkemesinden olumsuz görev uyuşmazlığının giderilmesi talep edilmiş; Uyuşmazlık mahkemesi 05.05.2014 günlü 2014/484-527 sayılı kararı ile davanın çözümünde Adli yargı görevli olduğundan Edirne 1. Asliye Hukuk Mahkemesinin 03.10.2013 gün 2013/367-451 sayılı görevsizlik kararının kaldırılmasına karar verilmiştir.
Uyuşmazlık mahkemesi kararı üzerine Edirne 1. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2014/332 esasına kaydedilen dava dosyasında, mahkemece davanın kabulüne, 5.016,00 TL.’nin 13.12.2010 tarihinden işleyecek yasal faiziyle davalıdan tahsiline karar verilmiş; hüküm, davalı E.. B.. vekili tarafından temyiz edilmiştir.
1-Dosya içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde, dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre davalı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir.
2-Dava, kasko sigorta sözleşmesine ve halefiyete dayanılarak açılan rücuen tazminat (araç hasarına ilişkin maddi tazminat) istemine ilişkindir. 6100 sayılı HMK’nun 266. maddesi hükmü gereğince “Mahkeme, çözümü hukuk dışında, özel veya teknik bilgiyi gerektiren hallerde, taraflardan birinin talebi üzerine yahut kendiliğinden, bilirkişinin oy ve görüşünün alınmasına karar verir. Hakimlik mesleğinin gerektirdiği genel ve hukuki bilgiyle çözümlenmesi mümkün olan konularda bilirkişiye başvuramaz.”
Haksız fiillerde, zarar veren kusuru oranında meydana gelen gerçek zarardan sorumludur. Kusur oranı ve gerçek zararın tespiti, hakimlik mesleğinin gerektirdiği genel ve hukuki bilgiyle çözümlenmesi mümkün olan konulardan olmayıp, konusunda uzman bilirkişi marifetiyle kusur durumunun ve gerçek zararın tespit ettirilmesi gerekir.
Somut olayda, davacı vekili, müvekkiline kasko sigortalı aracın, davalı belediyenin yaya kaldırımı çalışması sırasında gerekli önlemleri almaması sebebiyle kökü zayıf kalan ağacın sigortalı aracın üzerine devrilmesi nedeniyle hasarlandığını belirterek sigortalıya ödenen 5.016,00 TL. hasar bedelinin davalıdan tahsilini talep etmiştir. Dosyada olaya ilişkin kaza tespit tutanağı ve davacı nezdinde düzenlenen ekspertiz raporu bulunmaktadır. Davalı vekili kusur ve hasar miktarını kabul etmediğini, davacı şirket nezdinde düzenlenen kasko sigorta poliçesi ile sigortalıya yapıldığı ileri sürülen ödemeye ilişkin belgenin getirilmesi gerektiğini savunmuştur.
Mahkemece, kusur ve gerçek zararın tespiti hususunda hiçbir inceleme yaptırılmadan, davalının savunmasında bildirdiği sigorta poliçesi ve ödeme belgeleri getirilmeden kaza tespit tutanağı ve ekspertiz raporuna göre davanın kabulüne karar verilmiştir. Eksik inceleme ile hüküm kurulamaz.
Bu durumda mahkemece, öncelikle davacı nezdinde düzenlenen davaya konu sigortalı araca ilişkin kasko sigorta poliçesi ile hasar bedelinin sigortalıya (veya aracın tamirini yapan servis v.s.) ödendiğine ilişkin belge ve bilgilerin ilgilisinden temini ile dosya içine alınması, daha sonra İTÜ veya Karayolları Genel Müdürlüğü Fen heyeti gibi kurum veya kuruluşlardan seçilecek kusur ve araç hasarı konusunda uzman bilirkişiden, tüm dosya kapsamına göre davaya konu trafik kazasının meydana gelmesinde tarafların kusur durumlarının ve davacıya sigortalı araçta meydana gelen gerçek zarar miktarının tespiti hususlarında ayrıntılı, gerekçeli, denetime elverişli bir rapor alınarak sonucuna göre karar verilmesi gerekirken yazılı olduğu biçimde hüküm kurulması doğru görülmemiştir.
SONUÇ: Yukarıda 1 nolu bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin sair temyiz itirazlarının reddine, 2 nolu bentte açıklanan nedenlerle davalı E.. B.. vekilinin temyiz itirazının kabulü ile hükmün davalı lehine BOZULMASINA peşin alınan harcın istek halinde temyiz eden davalıya geri verilmesine 06.11.2014 gününde oybirliğiyle karar verildi.