YARGITAY KARARI
DAİRE : 18. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2014/1553
KARAR NO : 2014/3364
KARAR TARİHİ : 25.02.2014
MAHKEMESİ : Maden Asliye Hukuk Mahkemesi
TARİHİ : 07/02/2013
NUMARASI : 2010/155-2013/26
Dava dilekçesinde, zemini hazineye ait taşınmaz üzerinde bulunan muhdesat bedellerinin tahsili istenilmiştir. Mahkemece davanın kabulüne karar verilmiş, hüküm davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Y A R G I T A Y K A R A R I
Temyiz isteminin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği düşünüldü:
Davacı vekili dava dilekçesinde; zemini hazineye ait taşınmaz üzerinde davacı tarafından yetiştirilen ağaçların bedelini istemiş , mahkemece davanın kabulüne karar verilmiş, hüküm davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
1-Dosya içerisindeki bilgi ve belgelerden dava konusu 593 parsel sayılı taşınmazın mera niteliği ile orta malı olarak tapuya kayıtlı olduğu anlaşılmış olup, zemini hazineye ait olan taşınmaz üzerindeki ağaçların mülkiyetinin davacıya ait olduğuna ilişkin kesinleşmiş bir mahkeme kararı bulunmadan, salt Maden Asliye Hukuk Mahkemesi’nin 1998/3 D.iş Esas 1998/10 D.iş Karar sayılı delil tespit dosyası esas alınarak muhdesatın bedeline hükmedilmesi,
Kabule görede;
2-Taşınmazın üzerindeki ağaçların yaş ve cinsleri belirtilmek suretiyle 2010 yılı rayiç değerlerinin gıda, tarım ve hayvancılık ilçe müdürlüğünden getirtilip maktu ağaç bedellerinin hesaplanarak bedelin tespiti gerekirken, kaim değer yöntemine göre değerlendirme yapan bilirkişi raporu doğrultusunda hüküm kurulması,
3-11.06.2013 tarihinde yürürlüğe giren 6487 sayılı Yasa ile 2942 sayılı Kamulaştırma Kanunu’nun değiştirilen Geçici 6. maddesinin 7 ve 13. fıkralarında “Bu madde kapsamında açılan davalarda mahkeme ve icra harçları ile her türlü vekalet ücretleri bedel tespiti davalarında öngörülen şekilde maktu olarak belirlenir” ve “Bu fıkra hükmü, bu fıkra kapsamında kalan taşınmazlar hakkında açılan ve kesinleşmeyen davalarda da uygulanır.” hükmü getirildiğinden maktu harca hükmedilmesi gerektiğinin düşünülmemesi,
Doğru görülmemiştir.
Bu itibarla yukarıda açıklanan esaslar gözönünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz, temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde olduğundan kabulü ile hükmün HUMK.nun 428.maddesi gereğince BOZULMASINA, temyiz peşin harcının istek halinde temyiz edene iadesine, 25.02.2014 gününde oybirliğiyle karar verildi.