Yargıtay Kararı 17. Hukuk Dairesi 2014/19248 E. 2014/17032 K. 27.11.2014 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 17. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2014/19248
KARAR NO : 2014/17032
KARAR TARİHİ : 27.11.2014

MAHKEMESİ : Yalova 2. Asliye Hukuk Mahkemesi
TARİHİ : 28/01/2014
NUMARASI : 2013/648-2014/57

Taraflar arasındaki itirazın iptali davasının yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne dair verilen hükmün süresi içinde davalı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği düşünüldü:

-K A R A R-

Davacı vekili; müvekkili sigorta şirketine konut sigorta poliçesi ile sigortalı olan konutta meydana gelen zarar nedeniyle sigortalıya ödeme yapıldığını, davalının hasarın meydana gelmesinde kusuru oranında sorumlu olduğunu, yapılan ödemenin rücu edilmesi amacıyla davalı aleyhine başlatılan icra takibine itiraz edildiğini ve takibin durduğunu belirterek takibe yapılan itirazın iptali ile takibin devamına ve davalı aleyhine icra inkar tazminatına karar verilmesini talep etmiştir
Davalı E.. B.. vekili; müvekkil idare ile zarar arasında illiyet bağı olmadığını ve müvekkilinin kusuru bulunmadığını belirterek davanın reddini talep etmiştir.
Mahkemece; iddia, savunma, toplanan delillere ve benimsenen bilirkişi raporuna göre; davanın kabulü ile davalının takip dosyasına yaptığı itirazının iptaline, takibin devamına, icra inkar tazminatı talebinin reddine karar verilmiş; hüküm, davalı E.. B.. vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dava konut sigorta sözleşmesinden kaynaklanan rücuen tazminat istemine ilişkindir.
Somut olayda, davalı E.. B..’na kanalizasyon giderlerini gereği gibi bağlamadığı gerekçesiyle hizmet kusuru nedeniyle dava yöneltilmiştir. Kamu hizmeti görmekle yükümlü olan idareler, kamu hizmeti sırasında verdikleri zararlardan dolayı özel hukuk hükümlerine tabi değildirler. Kamu tüzelkişilerinin yasalar tarafından kendilerine verilen görev ve yetkilerin kullanılması sırasında oluşan zararlar, niteliği itibariyle hizmet kusurundan kaynaklanan zararlar olup, bu zararların tazmini amacıyla hizmet kusurlarına dayalı olarak İdari Yargılama Usulü Hakkındaki Kanun’un 2. maddesi hükmü uyarınca idari yargı yerinde tam yargı davası ikame edilmesi gerekmektedir.
Görev kuralları kamu düzenine ilişkin olup, mahkemece kendiliğinden (re’sen) dikkate alınması zorunludur. O halde mahkemece, adli yargının yargı yolu bakımından görevsiz bulunması nedeniyle dava dilekçesinin görevsizlik nedeniyle reddine karar verilmesi gerekirken yazılı olduğu biçimde hüküm kurulması doğru görülmemiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle davalı E.. B.. vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, bozma nedenine göre davalı vekilinin sair temyiz itirazlarının incelenmesine yer olmadığına, peşin alınan harcın istek halinde temyiz eden davalı E.. B..’na geri verilmesine, 27.11.2014 günü oybirliğiyle karar verildi.