YARGITAY KARARI
DAİRE : 17. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2014/21691
KARAR NO : 2014/18641
KARAR TARİHİ : 15.12.2014
MAHKEMESİ : Bakırköy 3. Sulh Hukuk Mahkemesi
TARİHİ : 01/06/2011
NUMARASI : 2005/686-2011/1464
Taraflar arasındaki tazminat davasının yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine dair verilen hükmün, süresi içinde davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği düşünüldü:
-K A R A R-
Davacı vekili; davalıların sürücüleri oldukları iki aracın müvekkiline ait araca çarparak aracın hasarlanmasına neden olduğunu, aracın hasar bedelinin davalı Sevtap’ın sigortacısı tarafından karşılandığını, ancak araçta oluşan değer kaybı ve araç mahrumiyet zararının karşılanmadığını belirterek, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla 3.000 TL’nin kaza tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
Davalılar, davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece; zarara neden olan kazanın oluşumunda kimin kusurlu olduğunun belirlenemediği, davanın ispatlanamadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş; hüküm, davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dava trafik kazasından kaynaklanan değer kaybı ve araç mahrumiyeti tazminatı istemine ilişkindir.
818 sayılı BK.’nun 50 ve 51. maddeleri (6098 sayılı TBK. madde 61 ve 62) ile müteselsil sorumluluk esaslarına göre; birden çok kişi birlikte bir zarara sebebiyet verdikleri veya aynı zarardan çeşitli sebeplerden dolayı sorumlu oldukları takdirde, haklarında müteselsil sorumluluğa ilişkin hükümler uygulanır.
Müteselsil sorumlulukta kural olarak, borçlulardan her biri, 818 sayılı BK.’nun 141 ve 142. maddelerine (6098 sayılı TBK. madde 162 ve 163) göre, borcun tamamından sorumludur. Nitekim, 2918 sayılı KTK.nun 88/1 maddesinde trafik olayı nedeniyle müteselsil sorumluluk öngörülmüştür. 818 sayılı
BK.’nun 146. (6098 sayılı TBK. madde 167) maddesi uyarınca, sorumluluların iç ilişkide kusur oranına göre, birbirlerine rücu hakları da mevcuttur.
Yukarıdaki açıklamalar doğrultusunda somut olaya bakıldığında; davalıların sürücüsü oldukları araçlarla önce birbirlerine sonra da park halinde bulunan davacı aracına çarparak hasar görmesine neden oldukları sabittir. Bu itibarla, davalıların zarara neden olan eylemi birlikte gerçekleştirdikleri, davalıların kusur oranlarının belirlenmesinin olayda tamamen kusursuz olan davacı yönünden herhangi bir önem arz etmediği, zarara neden olanların BK.’nun 50. maddesi (6098 sayılı TBK. madde 61) gereğince birlikte, zararın tamamından müteselsilen sorumlu tutulmaları gerektiği göz önünde tutulmaksızın, mahkemece kazaya hangi araç sürücüsünün kusurunun sebebiyet verdiğinin tespit edilemediği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmesi doğru görülmemiş ve kararın bozulması gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, peşin alınan harcın istek halinde temyiz eden davacıya geri verilmesine, 15.12.2014 günü oybirliğiyle karar verildi.