Danıştay Kararı 13. Daire 2019/4280 E. 2022/2743 K. 21.06.2022 T.

Danıştay 13. Daire Başkanlığı         2019/4280 E.  ,  2022/2743 K.
T.C.
D A N I Ş T A Y
ONÜÇÜNCÜ DAİRE
Esas No:2019/4280
Karar No:2022/2743

TEMYİZ EDEN (DAVACI) : … Dış Tic. Ltd. Şti.
VEKİLLERİ : Av. …
KARŞI TARAF (DAVALI) : …
VEKİLİ : Av. …

İSTEMİN KONUSU : … Bölge İdare Mahkemesi … İdari Dava Dairesi’nin … tarih ve E:… , K:… sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.

YARGILAMA SÜRECİ :
Dava konusu istem: Dava, davacı şirket tarafından, 6183 sayılı Kanun uyarınca işlem yapılmasına yönelik … tarih ve … sayılı Fon Kurulu kararı ile anılan Fon Kurulu kararına dayanılarak ihtiyati haciz işlemlerinin başlatılmasına yönelik … tarih ve … sayılı işlemin iptali ile tahsil edilen alacağın dosyaya iadesi istemiyle açılmıştır.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: … İdare Mahkemesi’nce verilen … tarih ve E:… , K:… sayılı kararda; davacı şirketin … A.Ş’de 620.000 USD mevduat hesabı bulunduğu, dava dışı … Gıda San. ve Tic. A.Ş. unvanlı şirketin Sümerbank’tan kredi kullandığı, davacı şirketin anılan krediye 620.000 USD’lik mevduatı ile kefil olduğu, … TMSF’ye devredildiği, davacı şirketin 620.000 USD mevduatının … … hesabına aktarıldığı, bu sebeple … Gıda San. ve Tic. A.Ş.’nin … A.Ş’den kullandığı kredinin teminatsız kaldığı, kredinin ödenmediği, davacı şirket tarafından mevduatının … A.Ş’den … izni olmadan aktarıldığından bahisle … Asliye Ticaret Mahkemesi’nin E:… sayılı dosyası ile açtığı davanın Mahkemece kabul edildiği, Mahkeme kararı uyarınca 620.000 USD’nin (faizi ile birlikte yaklaşık 7.402.574,00 TL) davacı şirket hesabına (… İcra Dairesi’nin … sayılı dosyasına) yatırıldığı, TMSF tarafından dava konusu … tarih ve … sayılı Fon Kurulu kararı ile yukarıda aktarıldığı üzere … Gıda San. ve Tic. A.Ş.’nin … kullandığı kredi ödenmediğinden ve davacı şirket de anılan krediye kefil olduğundan dolayı İstanbul 26. İcra Müdürlüğü’nün 2013/4303 sayılı dosyasına yatırılan 7.402.574,00 TL ile ilgili 6183 sayılı Kanun uyarınca işlem yapılmasına karar verildiği, daha sonra … tarih, … sayılı işlem ile ihtiyati haciz kararı verildiği ve … tarih ve … sayılı işlem ile icra dosyası üzerine ihtiyati haciz işlemi uygulandığı, akabinde davacı şirkete sırasıyla 26.11.2013 tarihli ödemeye çağrı mektubu, 19.03.2014 tarihli ödeme emri gönderildiği, anılan işlemlere karşı davacı şirket tarafından dava açılmadığı, anılan … tarih ve … sayılı Fon Kurulu kararı ile icra dosyasına ihtiyati haciz uygulanmasına yönelik … tarih ve … sayılı işlemin iptali ile tahsil edilen alacağın dosyaya iadesi istemiyle bakılan davanın açıldığı;
… tarihli ve … sayılı Fon Kurulu kararının iptali istemi yönünden;
Uyuşmazlıkta, dava konusu Fon Kurulu kararının 14.11.2013 tarihinde alındığı, niteliği itibarıyla tebliği gerekli olmayan Fon Kurulu kararının davacı şirkete tebliğ edilmediği, ancak yukarıda aktarılan kredi ilişkisi nedeniyle davacı şirkete gönderilen … tarih ve … sayılı ödemeye çağrı mektubunda; “… tarihli ve … sayılı Fon Kurulu Kararıyla…6183 sayılı Kanun hükümleri kapsamında takip ve tahsil işlemlerine başlanılmasına karar verilmiştir” hususlarına yer verildiği, dosyada mübrez tebellüğ belgesinden anılan ödemeye çağrı mektubunun davacı şirket vekiline 18.02.2014 tarihinde tebliğ edildiğinin görüldüğü, dolayısıyla dava konusu … tarihli ve … sayılı Fon Kurulu kararının davacı şirket vekilince en geç 18.02.2014 tarihinde öğrenildiğinin kabulü gerektiği, dolayısıyla anılan Fon Kurulu kararına karşı 18.02.2014 tarihinden itibaren 60 gün içerisinde dava açılması gerekirken 18.12.2018 tarihinde dava açıldığı, bu sebeple anılan Fon Kurulu kararı yönünden süre aşımı nedeniyle davanın esasının incelenebilme olanağının bulunmadığı sonucuna varılmıştır.
… tarih ve … sayılı ihtiyati haciz işlemi yönünden;
Her ne kadar, davacı tarafından, icra dosyasının 29.11.2018 tarihinde tetkiki ile ihtiyati haciz işleminin öğrenildiği ileri sürülse de dosyada mübrez 10.02.2014 tarihli davacı vekili tarafından TMSF’ye gönderilen yazıda; ” Müvekkilim … Dış Tic. Ltd. Şti. tarafından … A.Ş. aleyhine … Asliye Ticaret Mahkemesi’nin E:… sayılı dosyası ile açılan tazminat davasında müvekkilim lehine karar verilmiş olup karar … İcra Müdürlüğü’nün … sayılı ile takibe konulmuş olup müvekkilimin icra dosya alacağı üzerine TMSF tarafından haciz konulduğu öğrenilmiş bulunmaktadır.” hususlarına yer verildiği, dava konusu … tarih ve … sayılı ihtiyati haciz işleminin davacı şirket vekilince en geç 10.02.2014 tarihinde öğrenildiğinin kabulü gerektiği, dolayısıyla anılan ihtiyati haciz işlemine karşı 10.02.2014 tarihinden itibaren 15 gün içerisinde dava açılması gerekirken 18.12.2018 tarihinde dava açıldığı, bu sebeple anılan ihtiyati haciz işlemi yönünden de süre aşımı nedeniyle davanın esasının incelenebilme olanağının bulunmadığı sonucuna varılmıştır.
Belirtilen gerekçelerle davanın süre aşımı nedeniyle reddine karar verilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: … Bölge İdare Mahkemesi … İdari Dava Dairesince; istinaf başvurusuna konu İdare Mahkemesi kararının usul ve hukuka uygun olduğu ve davacı tarafından ileri sürülen iddiaların söz konusu kararın kaldırılmasını sağlayacak nitelikte görülmediği belirtilerek 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 45. maddesinin 3. fıkrası uyarınca istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir.

TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Davacı tarafından, tebligatın Vergi Usul Kanunu’nun 94. maddesi uyarınca tüzel kişilerin kanuni temsilcilerine yapılması gerektiği, tebligatın yapıldığı tarihte uyuşmazlık konusu ile ilgili avukata verilmiş bir vekâletnamenin olmadığı, ihtiyati hacizde sürenin haczin tatbiki ya da haczin gıyapta tatbik olması hâlinde tebliğ ile başlayacağı ileri sürülmektedir.

KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Davalı idare tarafından, gerek ihtiyati haczin, gerekse de Fon Kurulu kararının ilgililere tebliğinin zorunlu olduğuna dair herhangi bir yasal düzenleme bulunmadığı, davacı şirketin 29/11/2018 tarihini öğrenme tarihi olarak göstermesinin hayatın olağan akışına aykırı olduğu, öncesinde Kuruma başvuruda bulunan ve hem ödemeye çağrı mektubunu hem de ödeme emrini tebliğ alan ve tebligat iade işleminde bulunmayan davacı şirket avukatının yasalara ve iyi niyet kurallarına aykırı hareket ettiği, davacı şirketin bilinen adresinde bulunamaması nedeniyle Vergi Usul Kanunu’nun 103-106 maddeleri kapsamında ilanen tebliğ yapıldığı, davacı vekilinin 10/02/2014 tarihinde Kuruma başvuruda bulunduğu ve bu başvuru dilekçesinin ekinde genel vekâletnamesinin bulunduğu, ödemeye çağrı mektubu ve ödeme emrine karşı süresinde dava açılmadığından davacı hakkında yapılan takibin kesinleştiği belirtilerek istemin reddi gerektiği savunulmuştur.

DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ … ‘İN DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan Bölge İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.

TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Onüçüncü Dairesi’nce, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 17. maddesinin ikinci fıkrası uyarınca davacının duruşma istemi yerinde görülmeyerek gereği görüşüldü:

HUKUKİ DEĞERLENDİRME :
Bölge idare mahkemesi kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

KARAR SONUCU :
Açıklanan nedenlerle;
1. Davacının temyiz isteminin reddine,
2. Davanın yukarıda özetlenen gerekçeyle süre aşımı nedeniyle reddine ilişkin İdare Mahkemesi kararına yönelik olarak yapılan istinaf başvurusunun reddi yolundaki … Bölge İdare Mahkemesi … İdari Dava Dairesi’nin … tarih ve E:… , K:… sayılı temyize konu kararında, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 49. maddesinde sayılan bozma nedenlerinden hiçbirisi bulunmadığından, anılan Bölge İdare Mahkemesi kararının ONANMASINA,
3. Temyiz giderlerinin istemde bulunan üzerinde bırakılmasına,
4. Posta giderleri avansından artan tutarın davacıya iadesine,
5. 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 50. maddesi uyarınca, bu onama kararının taraflara tebliğini ve bir örneğinin de … Bölge İdare Mahkemesi … İdari Dava Dairesi’ne gönderilmesini teminen dosyanın … İdare Mahkemesi’ne gönderilmesine, 21/06/2022 tarihinde kesin olarak oybirliğiyle karar verildi.