Danıştay 13. Daire Başkanlığı 2020/2195 E. , 2022/2736 K.
T.C.
D A N I Ş T A Y
ONÜÇÜNCÜ DAİRE
Esas No : 2020/2195
Karar No : 2022/2736
DAVACI : … Enerji Üretim Endüstri Sanayi ve Ticaret Ltd. Şti.
VEKİLLERİ : Av. …
Av. …
DAVALI: … Kurumu
VEKİLİ: Av. …
DAVANIN KONUSU : 23/08/2019 tarih ve 30867 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanan Yenilenebilir Enerji Kaynaklarının Belgelendirilmesi ve Desteklenmesine İlişkin Yönetmelik’te Değişiklik Yapılmasına Dair Yönetmelik’in 4. ve 6. maddeleri ile söz konusu maddeler uyarınca 28/11/2019 tarihinde yayımlanan YEK listesine yeni formül hesaplaması ile ana kapasite üzerinden dâhil edilme işleminin iptali istenilmektedir.
DAVACININ İDDİALARI :
5346 sayılı Yenilenebilir Enerji Kaynaklarının Elektrik Enerjisi Üretimi Amaçlı Kullanımına İlişkin Kanun’un öngördüğü teşvik sisteminden yararlanmak amacıyla kapasite artışına ilişkin lisans tadil talebinde bulunulduğu, Devlet Su İşleri (DSİ) Genel Müdürlüğü ve Yeşilırmak Elektrik Dağıtım A.Ş. (YEDAŞ) tarafından kapasite artışına yönelik olumlu görüş verildiği, dava konusu değişiklikler uyarınca, şirketlerinin YEKDEM sistemine dahil edildiğinde şirketlerinin alacağı teşvik bedelinin olumsuz yönde etkileneceği, ancak 7164 sayılı Kanun ile yapılan değişikliğin yürürlüğe girdiği tarihten itibaren henüz lisans tadili onaylanmamış tesislerin YEKDEM’den yararlanamadığı, hukukî öngörülebilirlik ve bilinirlik ilkeleri gereğince yatırım yapan elektrik üretim şirketlerinin yeni düzenleme ile hak kaybına uğradığı, oysaki söz konusu düzenlemenin yürürlüğe girdiği tarihten itibaren yapılacak lisans tadil başvuruları için uygulanması gerektiği, Kurul kararıyla uygun bulunan ancak yükümlülüklerini henüz yerine getiremediği için lisansı tadil edilmeyen tüzel kişiler ile dava konusu Yönetmelik değişikliği öncesinde kapasite artışına ilişkin lisans tadili talebinde bulunan ve teknik kurumlarca olumlu görüş verilen tüzel kişiler arasında herhangi bir farklılık olmadığı, dava konusu Yönetmelik değişikliğiyle 5346 sayılı Kanun’un 6/C maddesinin kapsamının daraltıldığı ileri sürülmektedir.
DAVALININ SAVUNMASI : Davalı idare tarafından süresinde savunma verilmemiştir.
DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ …’İN DÜŞÜNCESİ : Davanın reddi gerektiği düşünülmektedir.
DANIŞTAY SAVCISI …’UN DÜŞÜNCESİ :
Dava, 23/08/2019 tarih ve 30867 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanan Yenilenebilir Enerji Kaynaklarının Belgelendirilmesi ve Desteklenmesine İlişkin Yönetmelik’te Değişiklik Yapılmasına Dair Yönetmelik’in 4. ve 6. maddelerinin, söz konusu maddeler uyarınca 28/11/2019 tarihinde yayımlanan YEK listesine, yeni formül hesaplaması ile ana kapasite üzerinden dahil edilme işleminin iptali istemiyle açılmıştır.
Davalı idarenin usule ilişkin itirazları yerinde görülmemiştir.
5346 sayılı Yenilenebilir Enerji Kaynaklarının Elektrik Enerjisi Üretimi Amaçlı Kullanımına İlişkin Kanun’un 6. maddesinin birinci fıkrasında, “Bu Kanun’un yürürlüğe girdiği 18/05/2005 tarihinden 31/12/2015 tarihine kadar işletmeye girmiş veya girecek YEK Destekleme Mekanizmasına tâbi üretim lisansı sahipleri için, bu Kanun’a ekli I sayılı Cetvel’de yer alan fiyatlar, on yıl süre ile uygulanır. Ancak, arz güvenliği başta olmak üzere diğer gelişmeler doğrultusunda 31/12/2015 tarihinden sonra işletmeye girecek olan YEK Belgeli üretim tesisleri için bu Kanun’a göre uygulanacak miktar, fiyat ve süreler ile kaynaklar Cetvel’deki fiyatları geçmemek üzere, Cumhurbaşkanı tarafından belirlenir.” hükmüne; “Diğer uygulamalar” başlıklı 6/C maddesinin birinci fıkrasında, “Bu Kanun kapsamındaki yenilenebilir enerji kaynaklarından elektrik enerjisi üretimi yapmak üzere lisans alan tüzel kişiler, lisanslarında belirlenen sahaların dışına çıkılmaması ve işletme anında sisteme verilen gücün lisanslarında belirtilen kurulu gücü aşmaması kaydıyla ek kapasite kurabilirler.” kuralına yer verilmiş, anılan maddeye 28/02/2019 tarih ve 30700 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren 7164 sayılı Kanunun 39. maddesi ile eklenen ikinci fıkrasında ise, “Yenilenebilir enerji kaynaklarına dayalı elektrik üretim lisansları için bu fıkranın yürürlüğe girdiği tarihten sonra 14/03/2013 tarih ve 6446 sayılı Elektrik Piyasası Kanunu’nun 7. maddesi kapsamında yapılacak kapasite artışı lisans tadili EPDK tarafından uygun görülenler söz konusu kapasite artışı için YEK Destekleme Mekanizmasından yararlanamaz. Uygulamaya ilişkin usul ve esaslar EPDK tarafından çıkarılan yönetmelikle düzenlenir.” kuralı yer almıştır.
5346 sayılı Kanun’un 6/C maddesinde 7146 sayılı Kanun ile yapılan değişiklik dikkate alınarak, 01/10/2013 tarih ve 28782 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanan “Yenilenebilir Enerji Kaynaklarının Belgelendirilmesi ve Desteklenmesine İlişkin Yönetmelik”in 7. maddesinin ikinci fıkrası, 23/08/2019 tarih ve 30867 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanan Yönetmelik’in 4. maddesi ile yeniden düzenlenerek, “(2) Birinci fıkra kapsamında hazırlanacak nihai YEK listesinde kaynak türlerine göre YEKDEM’e tabi olan üretim lisansı sahiplerine ait tesislerin işletmeye giriş tarihleri, yıllık elektrik enerjisi üretim kapasiteleri ve yıllık üretim programına ilişkin bilgileri yer alır. 28/02/2019 tarihi ve sonrasında kapasite artış talepleri uygun bulunan ve bu kapsamda tadilleri gerçekleştirilen üretim tesislerinde 28/02/2019 tarihinden önce lisansına dercedilen yıllık elektrik enerjisi üretim kapasiteleri ve yıllık üretim programı bilgilerine nihai YEK listesinde yer verilir.” şekilde değiştirilmiş; değişiklik Yönetmeliğinin 6. maddesi ile de asıl Yönetmeliğin 12. maddesinin birinci fıkrasında yapılan değişiklikle, YEKDEM katılımcılarına her bir fatura dönemi için ödenecek YEK toplam bedelinin hesaplanmasına ilişkin formül ile bu formülde geçen kısaltmaların neyi ifade ettiğine yer verilmiş, aynı maddeye üçüncü ve dördüncü fıkralar olarak eklenen düzenlemelerde ise, YEK Kanunu’nun 6/C maddesinin ikinci fıkrası kapsamında kapasite artışı yapılan tesisler için belirlenecek katsayının nasıl hesaplanacağına ilişkin formüle yer verilerek bu formülde geçen kısaltmaların neyi ifade ettiği açıklanmıştır.
Dava dosyanın incelenmesinden, davacı şirketin, Ordu ili, Fatsa ilçesinde kurulu bulunan Selimiye Regülatörü ve HES projesi için 20/09/2012 tarihinde üretim lisansını aldığı, 31/12/2018 tarihinde tesisin işletmeye alındığı, 28/01/2019 tarihinde DSİ’nin lisans tadil talebine ilişkin uygun görüş vermesi üzerine 29/01/2019 tarihinde davalı idareye başvurarak lisans tadil talebinde bulunduğu, sürecin devamında Yeşilırmak EDAŞ ve TEİAŞ tarafından bağlantı ve sistem kullanımı hakkında olumlu görüş verildiği, davacı şirket tarafından 28/02/2019 tarihinde Yeşilırmak EDAŞ ve TEİAŞ tarafından verilen bağlantı görüş ve koşullarını kabul ettiğine ilişkin davalı EPDK’ya bildirimde bulunulduğu, şirketin kapasite arttırımı amaçlı lisans tadil başvurusunun … tarih ve … sayılı Kurul Kararı ile kabul edildiği ve anılan kararda “…Tadil işleminin gerçekleştirilmesi hâlinde, … tarih ve … numaralı üretim lisansına ‘Bu kurulu gücün 2,241MW’lik kısmı, 5346 sayılı Kanun’un 6/C maddesi ile Yenilenebilir Enerji Kaynaklarının Belgelendirilmesi ve Desteklenmesine İlişkin Yönetmelik’in 8. maddesinin birinci fıkrası çerçevesinde YEKDEM’den yararlandırılmayacaktır.” ibaresine yer verildiği, davacı şirketin söz konusu Kurul kararı ile dayanağı olduğunu öne sürdüğü 01/10/2013 tarih ve 28782 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanan “Yenilenebilir Enerji Kaynaklarının Belgelendirilmesi ve Desteklenmesine İlişkin Yönetmelik”in 8. maddesinin birinci fıkrasının değiştirilmesine ilişkin 23/08/2019 tarih ve 30867 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanan Yenilenebilir Enerji Kaynaklarının Belgelendirilmesi ve Desteklenmesine İlişkin Yönetmelik’te Değişiklik Yapılmasına Dair Yönetmelik’in 5. maddesinin iptali istemiyle açtığı davada Danıştay Onüçüncü Dairesi’nin 26/10/2021 tarih ve E:2019/4026, K:2021/3538 sayılı kararıyla davanın reddine karar verildiği, bu arada davalı idare tarafından yayımlanan 28/11/2019 tarihli “2020 yılı nihai YEK listesi”ne 23/08/2019 tarih ve 30867 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanan Yenilenebilir Enerji Kaynaklarının Belgelendirilmesi ve Desteklenmesine İlişkin Yönetmelik’te Değişiklik Yapılmasına Dair Yönetmelik’te yer alan yeni formül hesaplaması ile ana kapasite üzerinden dahil edilme işlemi ile dayanağı olduğunu ileri sürdüğü değişiklik Yönetmeliğinin 4. ve 6. maddelerinin iptali istemiyle bakılan davanın açıldığı anlaşılmaktadır.
5346 sayılı Kanun’un 6/C maddesine ikinci fıkra eklenmesine ilişkin 7164 sayılı Kanun’un genel gerekçesinde düzenlemenin amacı, “5346 sayılı Yenilenebilir Enerji Kaynaklarının Elektrik Enerjisi Üretimi Amaçlı Kullanımına İlişkin Kanun’da yapılan değişiklikle yenilenebilir enerji kaynaklarına dayalı üretim tesislerinde ilave kapasite artışı yapılmasının önünün açılması ile birlikte bir bütün olarak enerji piyasasında artan YEK destekleme mekanizması maliyetinin baskısının tüketicilere yansımasının önüne geçilmesi,” olarak ifade edilmiş, madde gerekçesinde ise, “Düzenleme ile yenilenebilir enerji kaynaklarına dayalı üretim tesislerinde ilave kapasite artış yapılmasının önünün açılması ile birlikte bir bütün olarak enerji piyasasında artan YEK destekleme mekanizması maliyetinin baskısının tüketicilere yansımasının önüne geçilmesi amaçlanmaktadır. Kapasite artış kapsamında kurulacak olan ünite ve türbinlerin kurulumu ve tesis edilmesi sahada fiilen uygulanması ve devreye alınarak yenilenebilir enerjinin üretime kazandırılması en hızlı ve etkin olarak yerli ve yenilenebilir enerji üretimini arttıracak metottur. Bu nedenle yenilenebilir enerjide kapasite artışının yapılmasının desteklenmesi elzemdir. Ancak diğer yandan tüketicilere yansıyan YEK destekleme mekanizması destekleme fiyatları nedeni ile tüketicinin ödediği elektrik faturasına etkisinin azaltılmasının da bir gereklilik olduğu değerlendirildiğinde yatırım maliyeti ve işletme maliyetinin yeni yatırım yapılmasına kıyasla nispeten daha az olduğu kapasite artış kapsamındaki ilave ünite ve türbinlerin destekleme mekanizmasından faydalanmasına ihtiyaç olmayacağı değerlendirilmektedir.” açıklamasına yer verilmiştir.
Görüldüğü üzere, YEK destekleme mekanizması maliyetinin tüketicinin ödediği elektrik faturasına yansımasının önüne geçilmesi amacıyla, 5346 sayılı Kanun’un 6/C maddesinde yapılan düzenleme ile, kapasite artışlarının YEKDEM’den faydalanamayacağı kurala bağlanmış, bu kural doğrultusunda, dava konusu Yönetmeliğin 4. maddesinde Kanun hükmüne paralel düzenleme yapılarak, 5346 sayılı Kanun’un 6/C maddesinin ikinci fıkrasının yürürlüğe girdiği 28/02/2019 tarihi ve sonrası yapılan tüm kapasite arttırıcı tadillerin YEKDEM kapsamında değerlendirilmeyeceği ifade edilmiştir. Kuralda, kapasite artışına ilişkin lisans tadili başvurusunda bulunup bu başvuruları henüz sonuçlanmayan tüzel kişiler için istisnai bir düzenleme getirilmemiştir. Aksi bir durumun kabulü hâlinde, lisans tadili başvurusu değerlendirme süreci devam eden tüzel kişilerin yapacakları kapasite artışlarının YEKDEM’den yararlandırılması gerektiği sonucuna ulaşılır ki, bu durum açıkça kanun koyucunun amacına aykırılık teşkil edecektir.
Bu itibarla, 5346 sayılı Kanun’da yapılan değişikliğin yürürlüğe girdiği tarihten sonra kapasite artışı uygun görülen tüzel kişilerin bu ilave kurulu güç artışının YEKDEM’den yararlanamayacağı kuralına paralel düzenleme içeren dava konusu Yönetmeliğin 4. maddesinde hukuka ve mevzuata aykırılık bulunmamaktadır.
Değişiklik Yönetmeliğinin 6. maddesi ile asıl Yönetmeliğin 12. maddesinin birinci fıkrasında yapılan değişiklik ile, YEKDEM katılımcılarına her bir fatura dönemi için ödenecek YEK toplam bedelinin nasıl hesaplanacağı düzenlenmiştir.
Davacı şirket tarafından, söz konusu düzenlemede yer verilen formülün uygulanmasının hesaplanacak YEK toplam bedelinde düşüklüğe neden olduğu, Yönetmelik ile getirilen ve oransallık metodolojisine dayanan yeni formülasyon sebebiyle teşvik miktarında meydana gelen azalışın şirketlerini zarara uğratacağı, oransallık metodolojisi yerine yeni kapasite artışı için yeni sayaç tesis edilmesinin daha hakkaniyetli olacağı ileri sürülerek anılan düzenleme ile bu düzenleme uyarınca tesis edilen, 28/11/2019 tarihinde yayımlanan YEK listesine, yeni formül hesaplaması ile ana kapasite üzerinden dahil edilme işleminin iptali istenilmektedir.
Söz konusu iddialar ile davalı idarece verilen savunma dilekçesinde yer alan beyanlar dikkate alınarak Danıştay Onüçüncü Dairesi’nin 26/10/2020 tarih ve E:2020/2195 sayılı ara kararıyla davalı idareden;
“1- Yönetmelik değişikliği kapsamında yapılan çalışmalarda, yeni kapasite artışı için ayrı sayaç tesis edilmesi ve üretilen elektriğin oransal olarak eski ve yeni ünitelere pay edilerek hesaplama yapılması şeklinde iki farklı metodolojinin değerlendirildiği anlaşıldığından, bu metodolojilerin karşılaştırma yapılmak suretiyle ayrıntılı olarak açıklanmasının, YEK toplam bedelinin hesaplanmasında yarattıkları etkilerin ayrı ayrı açıklanmasının istenilmesine,
2- Yenilenebilir Enerji Kaynaklarının Belgelendirilmesi ve Desteklenmesine İlişkin Yönetmeliğin 12. maddesinde yapılan değişiklik öncesi davacı şirketin elde ettiği YEK toplam bedeli (toplam kurulu güç üzerinden) ile anılan maddede yapılan değişiklik sonrası davacı şirketin elde edeceği YEK toplam bedeli (kapasite artışı dâhil edilmeden önceki kurulu güç üzerinden) arasında fark bulunup bulunmadığının açıklanmasının, bulunuyorsa bu farklılığa ilişkin hesaplama tablosunun karşılaştırma yapılmak suretiyle gönderilmesinin istenilmesine,
3- Savunma dilekçesinde, Yönetmeliğin 12. maddesinde yapılan değişikliğe yönelik olarak, ‘Hatta Yönetmeliğin YEKDEM toplam bedelinin hesaplanmasına ilişkin 12. maddesinde yapılan ve oransallık sistemine dayanan formülasyonu, sektörün de ağırlıklı olarak kabul ettiği anlaşılmakta, söz konusu oransallık sisteminin hakkaniyete uygun bir sistem olduğu sektör ve kamuoyu tarafından çoğunlukla kabul edilmektedir.’ şeklinde beyanda bulunulduğundan, konuyla ilgili sektör temsilcilerinin görüşlerinin, teknik inceleme raporu, bilimsel çalışma ve benzeri belgelerin gönderilmesinin istenilmesine,”
Karar verilmiştir.
Davalı idarece ara kararına verilen yanıtta;
” 1- Ayrı sayaç tesis edilmesi hususu bir nevi farklı bir üretim tesisine yeni bir lisans alınması ile benzer özellikler göstermektedir. Öyle ki bu sayacın kaydı piyasa işletmecisi nezdinde ayrı bir kayıt ile kontrol edilerek, tek bir tesis için hesaplamalar ayrı şekilde yürütülmekte ve faturalandırma işlemleri gerçekleştirilmektedir.
Oransal metodolojide ise cevap dilekçemizde bir tablo üzerinden açıklandığı üzere YEKDEM’e dahil gücün toplam güce oranı ile tesisin yekun üretiminin çarpılması suretiyle YEKDEM’den faydalanabilecek miktar belirlenmektedir. YEK toplam bedeline etkisi ise her iki durum içinde değişkenlik göstermekte olup, aşağıdaki maddeler halinde hesaplamalar ile aktarılacaktır.
Bu noktada oransal metadolojinin neden tercih edildiğine ilişkin ilave edilmesi gereken iki husus bulunmaktadır. İlk olarak elektrik üretiminde kullanılan elektromekanik teçhizatlara ilave bir kurulum yapılmaksızın teknik ve yazılımsal düzenlemeler ile tesislerin elektriksel gücü arttırılabilmektedir. Daha basit bir şekilde ve somut olaylardan gidilirse rüzgâr enerjisine dayalı teknolojilerde yeni bir türbin kurulmaksızın mevcut türbinlerin elektriksel gücü arttırılarak güç artışı yapılabilmektedir. Dolayısıyla yeni bir türbin olmadığı için mevcut türbinin kapasite artışına konu kısmının ayrı bir sayaçla ölçülmesi mümkün görünmemektedir. İkinci olarak elektrik piyasasına ilişkin ilgili mevzuat uyarınca sayaçlara kadar olan kısım iletim ve dağıtım şebekesinin öğeleri iken bu noktadan sonraki kısım kullanıcıların hüküm ve inisiyatifinde olan iç tesisat elemanlarıdır. Tek bir lisans altında YEKDEM’e konu ve YEKDEM’e konu olmayan iki sayaç tesis edildiğinde üretimin tamamı ya da önemli bir kısmının YEKDEM’e konu sayaçtan sisteme verilmesi söz konusu olabilecektir. Uzaktan izlenmesi ve kontrolü mümkün olmayan saha kontrollerinde dahi tespiti mümkün olamayabilecek bu konunun da oransal metodojinin gerekliliğini ortaya koyduğu düşünülmektedir.
2- Bahse konu düzenlemeyi ve elde edilecek gelirleri şirket ve şirketin gücü üzerinden incelemek yerine düzenlemeyi bir bütün olarak inceleme gerektirmektedir.
İlave ünite kurulmaksızın elektriksel kapasite artışlarını bir yana koyarsak hâlihazırda YEKDEM’e dahil olan ünitelerin verimliliklerinin teknolojik gelişmelerde göz önünde bulunduğunda yeni kurulacak ünitelerden daha düşük olması beklenmektedir. Ancak eski ünitelerin fizikî koşullarının daha iyi olabileceği düşünüldüğünde, bu dezavantaj ortadan kalkabilmektedir. Bunun için tek bir üniteden oluşan 4 MWe gücündeki bir rüzgar enerjisine dayalı üretim tesisine (Ünite-1) MWe’lik ilave bir ünite eklenerek (Ünite-2) elektriksel kurulu güç artışı yapılması ve bu ünitelerin üretimlerinin ayrı ayrı ölçülmesinden yola çıkılarak YEKDEM’e konu gelir hesaplamaları yapılarak aşağıdaki tabloda sunulmuştur.
Ünite-1 Üretim
Miktarı (kWh)
Ünite-2 Üretim
Miktarı (kWh)
Ayrı Sayaçta
YEKDEM
Geliri ( )
Oransal
Metotta
YEKDEM
Geliri( )
Üretici
Açısından
Avantajlı
Durum
10.000.000
15.000.000
730.000
912.500
Oransal 15.000.000
15.000.000
1.095.000
1.095.000
Fark
Etmemektedir
20.000.000
15.000.000
1.460.00
1.277.500
Ayrı Sayaç
Tablodan da anlaşılacağı üzere metotların hangisi seçildiğinde üretici lehine bir avantaj ya da dezavantaj oluşturacağının mutlak bir cevabı olmamakla birlikte; güç, verimlilik, üretim miktarı gibi değişkenlere bağlı olarak farklılık gösterebilmektedir.
3- Kapasite artışlarının oransallık metodolojisiyle belirlenmesine ilişkin mevzuat taslağının hazırlanması aşamasında sektör derneklerinin katılımlarıyla bir toplantı gerçekleştirilmiş, her iki duruma ilişkin de görüşler toplanmış ancak herhangi bir tutanak oluşturulmamıştır. Bu sebeple talep edildiği üzere bir belge gönderimi mümkün olamamaktadır. Bahse konu toplantının konusu da taleplerinin karşılanmasından ziyade alternatif ve mevcut metodolojilerin istişare edilmesi amacı taşımaktadır. Kurumumuz elektrik piyasasında sadece üretim değil; dağıtım faaliyeti, sayaç okuma, faturalama, düzeltme, dengesizlik, dengeleme-uzlaştırma hususlarını da düzenliyor olması nedeni ile bütün hususlar dikkate alındığında adil çözümün oransallık yöntemi olduğu, farklı metodolojilerle ise piyasa yapısı açısından adil ve dengeli sonuçlar üretilemeyeceği değerlendirilmektedir.”
İfadesine yer verilmiştir.
5346 sayılı Kanun’un 6/C maddesinde yapılan düzenleme ile bu düzenleme uyarınca gerçekleştirilen Yönetmelik değişikliğinin temelini, kapasite artışlarının YEKDEM’den yararlandırılmaması hususu oluşturmaktadır. Bu kapsamda davalı idarece Yönetmelik değişikliği yapılırken, YEKDEM’den yararlandırılacak tutarın hesabında, yeni tesis edilecek kapasite için ayrı sayaç tesis edilmesi ve üretilen elektriğin oransal olarak eski ve yeni ünitelere pay edilerek hesaplamaların yapılması şeklinde iki yöntem bir arada değerlendirilmiş ve Elektrik Piyasası Kanunu hükümleri kapsamında tesisin bir bütün olduğu, birden çok sayaçla ölçüme imkan tanınmasının şirketlerce suistimal edilerek kapasite artışları yerine her ünite için ayrı YEKDEM sürelerinin başlatılması yönünde talepler oluşturacağı, farklı sayaç tesis edilmesinin yatırım ve operasyon yönünden ilave maliyetler oluşturacağı, öte yandan ara kararına verilen yanıtın 1 ile işaretli kısmında yer alan gerekçeler de göz önünde bulundurulmak suretiyle düzenlemede oransallık sistemine dayanan hesaplamanın tercih edildiği anlaşılmaktadır.
Davacı tarafından, hidroelektrik santrallerinde güç artışı sonucu eklenecek yeni ünite için yeni sayaç eklenip üretim artışının tamamının bu sayaç üzerinden görülebileceği, dava konusu Yönetmelik maddesinin yürürlüğe girdiği tarihe kadar güç artışının YEKDEM’den karşılanmasına izin veren davalı idarenin kapasite artışını basit bir sayaç eklemek suretiyle izlemesinin mümkün olduğu, hidroelektrik santrallerinde yeni türbin eklemeden yazılım ile güç artışının mümkün olmadığı, bu durumun rüzgar santralleri için geçerli olduğu, ilgili yasa ve yönetmelik maddesindeki değişiklik ile, aslında rüzgar santrallerindeki güç artışının önüne geçilmesinin amaçlandığı, yeni getirilen düzenlemedeki formülasyonun yalnızca rüzgar santrallerindeki güç artışında kabul edilebilir olduğu, HES ile diğer yenilenebilir enerji üretimi yapan tesislerde hak kaybına yol açacağı, dolayısıyla bu santraller için geçerli olan durumdan hareketle tüm yenilenebilir enerji üreten tesisleri de kapsayacak şekilde düzenleme yapılmasında hukukî isabet bulunmadığı, hidroelektrik santrallerinde güç artışı için eklenecek yeni ünitenin her birine bir ölçü hücresi yani sayaç takıldığında üretimin sürekli mühürlü ve seri numaralı o sayaçtan verilmesi gerektiği, sayaçların kontrollerinin de ilgili kurumlarca düzenli olarak yapıldığı, bu nedenle YEKDEM’den yararlanamayacak kapasite artışlarında oransallık metodolojisi yerine bağımsız sayaç uygulamasının tercih edilmesi gerektiği öne sürülmekte ise de, 7164 sayılı Kanun ile 5346 sayılı Kanun’un 6/C maddesine eklenen hükümde kaynak bazında herhangi bir istisnaya yer verilmediği, ara kararına davalı idarece verilen yanıtta ilave sayaç uygulamasına ilişkin olarak ortaya konulan sakıncalar dikkate alındığında, davacının iddialarında hukuki isabet görülmemiştir.
Öte yandan, ara kararına verilen yanıtta yer alan tabloda, ayrı sayaç kullanılması ile oransallık yönteminin uygulanması sonucu elde edilecek YEKDEM geliri karşılaştırılarak bu yöntemlerden hangisinin üretici açısından avantajlı olduğu değerlendirilmiş olup, bu yöntemlerden birinin diğerine göre mutlak surette avantajlı olduğundan bahsetmeye olanak bulunmadığı, diğer bir anlatımla metotların hangisi seçildiğinde üretici lehine bir avantaj ya da dezavantaj oluşturacağının mutlak bir cevabının olmadığı, üretici açısından avantajlı durumun her iki yöntemde de farklılık gösterdiği sonucuna varıldığından, dava konusu Yönetmelik ile getirilen formülasyon uygulanmak suretiyle yapılan hesaplamanın davacı aleyhine sonuç doğurduğunun kabulü mümkün değildir.
Kapasite artışlarının oransallık metodolojisiyle belirlenmesine ilişkin mevzuat taslağının hazırlanması aşamasında sektör derneklerinin katılımlarıyla bir toplantı gerçekleştirildiği, her iki duruma ilişkin de görüşlerin toplandığı, ancak herhangi bir tutanak oluşturulmadığından ara kararı ile talep edildiği üzere bir belge gönderiminin mümkün olmadığı ara kararına davalı idare tarafından verilen yanıtta ifade edilmiş ise de, Yönetmelik değişikliğinden önce hazırlanan taslak hakkında sektör temsilcilerinin görüşlerinin alındığı ve davalı idarece değerlendirilerek Yönetmeliğe son hâlinin verildiği dosya kapsamından anlaşılmaktadır.
Bu durumda, yukarıda yer alan tüm hususlar bir arada değerlendirildiğinde, dava konusu Yönetmeliğin 4. ve 6. maddesi ile anılan Yönetmeliği 4. ve 6. maddesi hükümleri uyarınca davacı şirketin 28/11/2019 tarihinde yayımlanan YEK listesine, yeni formül hesaplaması ile ana kapasite üzerinden dahil edilmesine ilişkin işlemde hukuka aykırılık görülmemiştir.
Açıklanan nedenlerle, davanın reddi gerektiği, düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Onüçüncü Dairesi’nce duruşma için taraflara önceden bildirilen 21/06/2022 tarihinde, davacı vekili Av. …’ın geldiği, davalı idare vekilinin gelmediği, Danıştay Savcısı’nın hazır olduğu görülmekle, açık duruşmaya başlandı. Gelen tarafa usulüne uygun olarak söz verilerek dinlendikten ve Danıştay Savcısının düşüncesi alındıktan sonra, son kez söz verilip, duruşma tamamlandı. Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
MADDİ OLAY VE HUKUKÎ SÜREÇ :
Davacı şirkete, Selimiye Hidroelektrik Santrali (HES) tesisinde toplam 2,138 MWm/2,033 MWe kurulu güç üzerinden üretim faaliyeti göstermek üzere … tarih ve … numaralı üretim lisansı verilmiştir.
DSİ Genel Müdürlüğü Hidroelektrik Enerji Dairesi Başkanlığı’nın … tarih ve …sayılı yazısıyla, tesisin Kasım 2018 tarihli Revize Fizibilite Raporu uygun bulunmuştur.
Şirket tarafından, tesisin kapasite artışına ilişkin 29/01/2019 tarihinde davalı idareye lisans tadili talebi başvurusunda bulunulmuştur.
Tadil talebine yönelik YEDAŞ’ın … tarih ve … sayılı, TEİAŞ’ın … tarih ve … sayılı yazılarıyla tesis için olumlu bağlantı görüşü verilmiştir.
Şirketin 28/02/2019 tarihli dilekçesiyle, TEİAŞ ve YEDAŞ tarafından belirtilen bağlantı görüş ve koşullarının kabul ve taahhüt edildiği davalı idareye bildirilmiştir.
… tarih ve … sayılı Kurul kararıyla, tesisin toplam kurulu gücünün 4,408 MWm/4,274 MWe olarak lisans tadili talebinin uygun bulunmasına, söz konusu lisansa “Bu kurulu gücün 2,241 MWe’lik kısmı, 5346 sayılı Kanun’un 6/C maddesi ile Yenilenebilir Enerji Kaynaklarının Belgelendirilmesi ve Desteklenmesine İlişkin Yönetmeliğin 8. maddesinin birinci fıkrası çerçevesinde YEKDEM’den yararlandırılmayacaktır.” ibaresinin dercedilmesine karar verilmiştir.
Söz konusu Kurul kararının davacı şirkete tebliğ edilmesi üzerine, davacı şirket taraftan, 15/11/2019 tarihli dilekçeyle davalı idareye itirazda bulunularak, üretim lisansına ilave olarak eklenen 2,241 MWe’lik ünitenin de YEKDEM’den yararlandırılması talebinde bulunulmuştur.
Davalı idareye ait internet sitesinde 28/11/2019 tarihinde yayımlanan YEKDEM listesine dahil edilen şirketler ve yararlanacakları kapasitelere yer verilmiş olup davacı şirketin YEK listesine yeni formül hesaplaması ile ana kapasite üzerinden dahil edilmesi üzerine Yenilenebilir Enerji Kaynaklarının Belgelendirilmesi ve Desteklenmesine İlişkin Yönetmelik’te Değişiklik Yapılmasına Dair Yönetmelik’in 4. ve 6. maddeleri ile söz konusu maddeler uyarınca 28/11/2019 tarihinde yayımlanan YEK listesine yeni formül hesaplaması ile ana kapasite üzerinden dâhil edilme işleminin iptali istemiyle bakılan davanın açıldığı anlaşılmaktadır.
İNCELEME VE GEREKÇE:
İLGİLİ MEVZUAT:
6446 sayılı Elektrik Piyasası Kanunu’nun 7. maddesinin yedinci fıkrasında, yenilenebilir enerji kaynaklarına dayalı üretim tesisi kurmak amacıyla alınan lisanslar ve/veya bu lisanslar kapsamındaki tesisler için lisanslarında belirlenen sahaların dışına çıkılmaması ve TEİAŞ ve/veya ilgili dağıtım şirketinden alınan tadil kapsamındaki bağlantı görüşünün olumlu olması hâlinde kapasite artışı, modernizasyon, yenileme yatırımları ve tadilatlara izin verileceği kurala bağlanmıştır.
5346 sayılı Yenilenebilir Enerji Kaynaklarının Elektrik Enerjisi Üretimi Amaçlı Kullanımına İlişkin Kanun’un -uyuşmazlık tarihi itibarıyla yürürlükteki hâliyle- 6. maddesinin birinci fıkrasında, “Bu Kanun’un yürürlüğe girdiği 18/05/2005 tarihinden 31/12/2015 tarihine kadar işletmeye girmiş veya girecek YEK Destekleme Mekanizmasına tâbi üretim lisansı sahipleri için, bu Kanun’a ekli I sayılı Cetvel’de yer alan fiyatlar, on yıl süre ile uygulanır. Ancak, arz güvenliği başta olmak üzere diğer gelişmeler doğrultusunda 31/12/2015 tarihinden sonra işletmeye girecek olan YEK Belgeli üretim tesisleri için bu Kanun’a göre uygulanacak miktar, fiyat ve süreler ile kaynaklar Cetvel’deki fiyatları geçmemek üzere, Cumhurbaşkanı tarafından belirlenir.”; ikinci fıkrasında, “YEK Destekleme Mekanizmasına bir sonraki takvim yılında tâbi olmak isteyenler YEK Belgesi almak ve 31 Ekim tarihine kadar EPDK’ya başvurmak zorundadır.”; üçüncü fıkrasında, “YEK Destekleme Mekanizmasında öngörülen süreler; tesislerden işletmedekiler için işletmeye girdiği tarihten, henüz işletmeye girmemiş olanlar için işletmeye girecekleri tarihten itibaren başlar. (…)”; dördüncü fıkrasında, “YEK Destekleme Mekanizmasına tâbi olanların listesi ile bunlara ait tesislerin işletmeye giriş tarihlerine, yıllık elektrik enerjisi üretim kapasitelerine ve yıllık üretim programına ilişkin bilgiler, kaynak türlerine göre her yıl 30 Kasım tarihine kadar EPDK tarafından yayımlanır.”; yedinci fıkrasında, “(…) Bu fıkra kapsamındaki PMUM dâhil uygulamalara ilişkin usul ve esaslar, EPDK tarafından çıkarılacak yönetmelikte düzenlenir.
” kurallarına yer verilmiştir.
5346 sayılı Yenilenebilir Enerji Kaynaklarının Elektrik Enerjisi Üretimi Amaçlı Kullanımına İlişkin Kanun’un 6/C maddesine eklenen ikinci fıkrada, “Yenilenebilir enerji kaynaklarına dayalı elektrik üretim lisansları için bu fıkranın yürürlüğe girdiği tarihten sonra 14/03/2013 tarih ve 6446 sayılı Elektrik Piyasası Kanunu’nun 7. maddesi kapsamında yapılacak kapasite artışı lisans tadili EPDK tarafından uygun görülenler söz konusu kapasite artışı için YEK Destekleme Mekanizması’ndan yararlanamaz. Uygulamaya ilişkin usul ve esaslar EPDK tarafından çıkarılan yönetmelikle düzenlenir.”; üçüncü fıkrada, “İkinci fıkra kapsamında işletmeye alınan kapasite için 4628 sayılı Kanun ve 6446 sayılı Kanun uyarınca ödenmesi taahhüt edilen katkı payı veya katılım bedeli ödeme zorunluluğunu ortadan kaldırmaz.” kuralları yer almıştır.
Elektrik Piyasası Lisans Yönetmeliği’nin Geçici 29. maddesinde, bu Yönetmeliğin 18. ve 24. maddeleri kapsamındaki kurulu güç artış taleplerinden 28/02/2019 tarihinden önce Kurum tarafından uygun bulunanlar için söz konusu uygun bulma kararında belirtilen yükümlülüklerin süresi içerisinde yerine getirilmesi hâlinde önlisans veya lisans tadil işlemlerinin gerçekleştirileceği belirtilmiştir.
5346 sayılı Kanun’un verdiği yetkiye dayanılarak çıkarılan Yenilenebilir Enerji Kaynaklarının Belgelendirilmesi ve Desteklenmesine İlişkin Yönetmelik’in (Yönetmelik) 4. maddesinin birinci fıkrasının (c) bendinde, YEK Destekleme Mekanizması’nın, bu Yönetmelik kapsamındaki yenilenebilir enerji kaynaklarına dayalı üretim faaliyeti gösteren üretim lisansı sahibi tüzel kişiler ile LÜY kapsamında yenilenebilir enerji kaynaklarından elektrik üretimi yapan kişilerin yararlanabileceği süreleri kapsayan destekleme mekanizması olduğu; ikinci fıkrasında, YEKDEM’in, piyasa işletmecisi tarafından takvim yılı bazında işletileceği, YEKDEM’e bir takvim yılı için tâbi olan üretim lisansı sahiplerinin, uygulamaya dâhil oldukları takvim yılı içerisinde YEKDEM’den çıkamayacağı; 6. maddesinin birinci fıkrasında -uyuşmazlık tarihi itibarıyla yürürlükteki olan hâliyle-, başvurulardan eksiksiz ve usulüne uygun olduğu tespit edilenlerin değerlendirmeye alınacağı ve bu Yönetmelikte öngörülen bilgileri içeren ön YEK listesinin, Kasım ayının ilk on günü içerisinde Kurum internet sayfasında ilan edileceği; ikinci fıkrasında, ilan edilen ön YEK listesindeki başvurulara ve/veya bilgilere (…) yazılı olarak beş gün içerisinde gerekçeleriyle birlikte itirazda bulunulabileceği kuralları yer almıştır.
Yönetmeliğin 7. maddesinin birinci fıkrasında -uyuşmazlık tarihi itibarıyla yürürlükteki hâliyle-, “5. madde kapsamındaki başvurusu değerlendirmeye alınan tüzel kişilerden bir sonraki takvim yılında YEKDEM’den yararlanabilecek olanları içeren nihai YEK listesi, 6. ve 8. madde hükümleri dikkate alınarak 30 Kasım tarihine kadar sonuçlandırılır. Nihai YEK listesi, Kurul kararı ile belirlenecek örneğe uygun olarak düzenlenerek Kurum internet sayfasında duyurulur ve Piyasa İşletmecisine bildirilir.”;Yenilenebilir Enerji Kaynaklarının Belgelendirilmesi ve Desteklenmesine İlişkin Yönetmelik’te Değişiklik Yapılmasına Dair Yönetmelik’in dava konusu 4. maddesiyle değiştirilen, Yönetmeliğin 7. maddesinin ikinci fıkrasında, “Birinci fıkra kapsamında hazırlanacak nihai YEK listesinde kaynak türlerine göre YEKDEM’e tabi olan üretim lisansı sahiplerine ait tesislerin işletmeye giriş tarihleri, yıllık elektrik enerjisi üretim kapasiteleri ve yıllık üretim programına ilişkin bilgileri yer alır. 28/02/2019 tarihi ve sonrasında kapasite artış talepleri uygun bulunan ve bu kapsamda tadilleri gerçekleştirilen üretim tesislerinde 28/02/2019 tarihinden önce lisansına dercedilen yıllık elektrik enerjisi üretim kapasiteleri ve yıllık üretim programı bilgilerine nihai YEK listesinde yer verilir.” kurallarına yer verilmiştir.
Yönetmeliğin 8. maddesinin birinci fıkrasında -uyuşmazlık tarihi itibarıyla yürürlükteki hâliyle-, “Bu Yönetmelik kapsamındaki yenilenebilir enerji kaynaklarına dayalı olup 18/11/2013 tarih ve 2013/5625 sayılı Bakanlar Kurulu Kararı ile belirlenmiş tarihe kadar kısmen veya tamamen işletmeye girmiş veya girecek olan üretim tesislerine ilişkin üretim lisansı sahibi tüzel kişiler, lisansına dercedilen ilk kurulu gücün;
a) Tamamının işletmeye giriş tarihinden,
b) Tamamı işletmeye girmeden YEKDEM’e katılması hâlinde, YEKDEM’e ilk katıldığı tarihten,
itibaren on yıl süreyle YEKDEM’den yararlanabilir. Ancak, 28/02/2019 tarihi itibarıyla kurulu güç artış talepleri Kurum tarafından uygun bulunan ve bu kapsamda lisans tadilleri gerçekleştirilen tüzel kişiler, söz konusu kurulu güç artışı için YEKDEM’den yararlanamaz.”; ikinci fıkrasında, “Birinci fıkra kapsamında başvuru yapan tüzel kişilerin üretim tesislerinin, başvuru tarihi itibariyle kısmen veya tamamen işletmeye girmiş olması ve YEKDEM’e kayıt amacıyla Kurum’a yapacakları başvurunun bu Yönetmelik hükümlerine göre kabul edilmesi gerekir.” kuralları yer almıştır.
Yenilenebilir Enerji Kaynaklarının Belgelendirilmesi ve Desteklenmesine İlişkin Yönetmelik’te Değişiklik Yapılmasına Dair Yönetmelik’in dava konusu 6. maddesiyle değiştirilen, Yönetmeliğin 12. maddesinin birinci fıkrasında, “(1) YEKDEM katılımcılarına her bir fatura dönemi için ödenecek YEK toplam bedeli (YEKTOB) aşağıdaki formül uyarınca hesaplanır:Bu formülde geçen;
YEKTOB: Her bir fatura dönemi için hesaplanan YEK toplam bedelini (TL),
LÜYTOBj: Her bir fatura dönemi için ‘j’ görevli tedarik şirketi tarafından bölgesindeki muafiyetli üretime ilişkin olarak hesaplanan ve bölgesindeki gerçek ve/veya tüzel kişilere ödenecek toplam bedeli (TL),
UEVMi,b,t,u: i YEKDEM katılımcısının YEKDEM kapsamındaki b uzlaştırmaya esas veriş-çekiş biriminin, u uzlaştırma dönemine ait uzlaştırmaya esas veriş miktarını (MWh),
YEKFi,b: i YEKDEM katılımcısı olan üretim lisansı sahibine b uzlaştırmaya esas veriş-çekiş birimi için uygulanacak olan fiyatı (ABD Doları/MWh),
KURu: u uzlaştırma döneminin dahil olduğu günde geçerli TCMB döviz alış kurunu (TL/ABD Doları),
yi,b,t,u: i YEKDEM katılımcısının YEKDEM kapsamındaki b uzlaştırmaya esas veriş-çekiş biriminin, t teklif bölgesindeki u uzlaştırma dönemine ait YEK Kanunu’nun 6/C maddesinin ikinci fıkrası kapsamında yapılan kurulu güç artışı nedeniyle hesaplanan katsayıyı,
k: İlgili fatura dönemine ilişkin uzlaştırma dönemlerinin sayısını,
n: Lisanslı üretim tesisi olan her bir YEKDEM katılımcısına ait uzlaştırmaya esas veriş-çekiş birimi sayısını,
a: Lisanslı üretim tesisi olan YEKDEM katılımcı sayısını,
m: YEKDEM katılımcısı olan görevli tedarik şirketlerinin sayısını, ifade eder.”; ikinci fıkrasında, “Her bir YEKDEM katılımcısına uygulanacak fiyat, YEK Kanunu ve Bakanlık’ça YEK Kanunu’nun 6/B maddesi uyarınca çıkarılan yönetmeliğe göre hesaplanır. Bu fiyat nihaî YEK listesinde her bir YEKDEM katılımcısı için ayrı ayrı gösterilir.”; Yenilenebilir Enerji Kaynaklarının Belgelendirilmesi ve Desteklenmesine İlişkin Yönetmelik’te Değişiklik Yapılmasına Dair Yönetmelik’in dava konusu 6. maddesiyle, Yönetmeliğin 12. maddesine eklenen üçüncü ve fıkralarda ise, “(3) YEK Kanunu’nun 6/C maddesinin ikinci fıkrası kapsamında kapasite artışı yapılan tesisler için belirlenecek katsayı aşağıdaki formül uyarınca hesaplanır:
(4) Bu formüllerde geçen;
yi,b,t,u: i YEKDEM katılımcısının YEKDEM kapsamındaki b uzlaştırmaya esas veriş-çekiş biriminin, t teklif bölgesindeki u uzlaştırma dönemine ait YEK Kanunu’nun 6/C maddesinin ikinci fıkrası kapsamında yapılan kapasite artışı nedeniyle hesaplanan katsayıyı,
kgi,b,u: i YEKDEM katılımcısının YEKDEM kapsamındaki b uzlaştırmaya esas veriş-çekiş biriminin, u uzlaştırma dönemine ait 8 inci maddenin birinci fıkrasında bahsedilen kurulu güç artışı öncesindeki elektriksel kurulu gücü,
igi,b,u: i YEKDEM katılımcısının YEKDEM kapsamındaki b uzlaştırmaya esas veriş-çekiş biriminin, u uzlaştırma dönemine ait işletmedeki elektriksel kurulu gücü, ifade eder.” kurallarına yer verilmiştir.
HUKUKÎ DEĞERLENDİRME:
Yenilenebilir Enerji Kaynaklarının Belgelendirilmesi ve Desteklenmesine İlişkin Yönetmelik’te Değişiklik Yapılmasına Dair Yönetmelik’in dava konusu 4. maddesinin incelenmesi:
Sözlük anlamı ile “düzenli hâle koymak, düzen vermek, tanzim ve tertip etmek” olarak tanımlanan “düzenleme”, kamu hukukunda kural koyma ile eş anlamlıdır. Kural ise; sürekli, soyut, nesnel, genel (kişilik dışı) durumları belirleyen ve gösteren norm olarak tanımlanmaktadır. (ÖZAY İl Han, Günışığında Yönetim, 2017, İstanbul, s. 426)
İdare, Anayasa ve kanunlardan aldığı yetki ile kural koyma (düzenleme yapma) yetkisine sahiptir. “Kural işlemler” (ya da diğer adıyla genel düzenleyici işlemler), üst hukuk kurallarına uygun olarak hukuk düzenine yeni kural getiren ya da mevcut bir kuralı değiştiren veya kaldıran tek yanlı idarî işlemlerdir. Düzenleme yetkisini kullanarak tüzük, yönetmelik, tebliğ, genelge gibi genel düzenleyici işlemleri yapan idarenin bir işleminin düzenleyici nitelik taşıdığının kabul edilebilmesi için, söz konusu işlemin sürekli, soyut, nesnel, genel durumları belirleyen ve gösteren hükümler içermesi, başka bir anlatımla, belirtilen nitelikte kurallar getirmiş olması gerekmekte olup, bu genel düzenlemelerin üst hukuk kurallarına aykırı hükümler içermemesi zorunludur.
5346 sayılı Kanun’un 6/C maddesinin ikinci ve üçüncü fıkralarının gerekçesinde, düzenleme ile yenilenebilir enerji kaynaklarına dayalı üretim tesislerinde ilave kapasite artışı yapılmasının önünün açılması ile birlikte bir bütün olarak enerji piyasasında artan YEK Destekleme Mekanizması maliyetinin baskısının tüketicilere yansımasının önüne geçilmesinin amaçlandığı, kapasite artışı kapsamında kurulacak olan ünite ve türbinlerin kurulumu ve tesis edilmesi, sahada fiilen uygulanması ve devreye alınarak yenilenebilir enerjinin üretime kazandırılmasının en hızlı ve etkin olarak yerli ve yenilenebilir enerji üretimini arttıracak metot olduğu, bu nedenle yenilenebilir enerjide kapasite artışının yapılmasının desteklenmesinin elzem olduğu, ancak, tüketicilere yansıyan YEK Destekleme Mekanizması destekleme fiyatları nedeni ile tüketicinin ödediği elektrik faturasına etkisinin azaltılmasının da bir gereklilik olduğu değerlendirildiğinde yatırım maliyeti ve işletme maliyetinin yeni yatırım yapılmasına kıyasla nispeten daha az olduğu kapasite artış kapsamındaki ilave ünite ve türbinlerin destekleme mekanizmasından faydalanmasına ihtiyaç olmayacağı belirtilmiştir.
Görüldüğü üzere, kanun koyucu yenilenebilir enerji kaynaklarına dayalı tesislerin kapasite artışı nedeniyle oluşacak maliyetin tüketicilere yansıtılmasını öngörmemekte olup, bilâkis söz konusu maliyetin tüketicilere yansıtılmasını önlemek adına kapasite artışlarının YEKDEM’den faydalanamayacağını emredici kurala bağlamıştır.
Dava konusu Yönetmelik değişikliğiyle, nihaî YEK listesinde, kaynak türlerine göre YEKDEM’e tâbi olan üretim lisansı sahiplerine ait tesislerin işletmeye giriş tarihleri, yıllık enerji üretim kapasiteleri ve yıllık üretim programına ilişkin bilgilere yer verileceği, 28/02/2019 tarihi ve sonrasında kapasite artış talepleri uygun bulunan ve bu kapsamda tadilleri gerçekleştirilen üretim tesislerinde, 28/02/2019 tarihinden önce lisansına dercedilen yıllık elektrik enerjisi üretim kapasiteleri ve yıllık üretim programı bilgilerine nihaî YEK listesinde yer verileceği düzenlenmiştir.
Bu kapsamda, 5346 sayılı Kanun’un 6/C maddesinde, 7164 sayılı Kanun’un yürürlüğe girdiği 28/02/2019 tarihi itibarıyla yapılacak kapasite artışlarının YEKDEM’den yararlanamayacağı düzenlenmiştir. Kuralda, kapasite artışına ilişkin lisans tadili başvurusunda bulunup bu başvuruları henüz sonuçlanmayan tüzel kişiler için istisnaî bir düzenleme getirilmemiştir. Aksi bir durumun kabulü hâlinde, lisans tadili başvurusu değerlendirme süreci devam eden tüzel kişilerin yapacakları kapasite artışlarının YEKDEM’den yararlandırılması gerektiği sonucuna ulaşılır ki, bu durum açıkça kanun koyucunun amacına aykırılık teşkil edecektir.
Kaldı ki, elektrik piyasası ile ilgili olarak düzenlemeler yapma yetkisine sahip olan ve 5346 sayılı Kanun’un 6/C maddesinin ikinci fıkrası gereğince de ayrıca düzenleme yapma yetkisi verilen davalı idarenin, 5346 sayılı Kanun’la kendisine tanınan bu yetkiyi dava konusu kuralı kabul etmek suretiyle kullandığı görülmektedir.
Bu itibarla, 5346 sayılı Kanun’da yapılan değişikliğin yürürlüğe girdiği tarihten sonra kapasite artışı uygun görülen tüzel kişilerin bu ilave kurulu güç artışının YEKDEM’den yararlanamayacağı kuralına uygun olarak düzenlenen dava konusu Yönetmelik değişikliğinde hukuka aykırılık bulunmadığı sonucuna ulaşılmıştır.
Yenilenebilir Enerji Kaynaklarının Belgelendirilmesi ve Desteklenmesine İlişkin Yönetmelik’te Değişiklik Yapılmasına Dair Yönetmelik’in dava konusu 6. maddesinin incelenmesi:
Yenilenebilir Enerji Kaynaklarının Belgelendirilmesi ve Desteklenmesine İlişkin Yönetmelik’te Değişiklik Yapılmasına Dair Yönetmelik’in dava konusu 6. maddesiyle, Yönetmeliğin 12. maddesinin birinci fıkrasında değişiklik yapılarak, YEKDEM katılımcılarına her bir fatura dönemi için ödenecek YEK toplam bedelinin hesaplanmasına yönelik formül yeniden belirlenmiş; ayrıca, Yönetmeliğin 12. maddesine eklenen üçüncü ve dördüncü fıkralarla, 5346 sayılı Kanun’un 6/C maddesinin ikinci fıkrası kapsamında artışı yapılan tesisler için belirlenecek katsayının hesaplanmasına ilişkin formül ile bu formüllerde geçen ifadelerin tanımlarına yer verilmiştir.
Her ne kadar, dava açma tarihi sonrasında, 09/05/2021 tarih ve 31479 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanan Yenilenebilir Enerji Kaynaklarının Belgelendirilmesi ve Desteklenmesine İlişkin Yönetmelik’te Değişiklik Yapılmasına Dair Yönetmelik’in 4. maddesiyle, Yönetmeliğin 12. maddesinin birinci fıkrasında değişiklik yapılmışsa da, söz konusu fıkrada değişiklik yapılmadan önceki düzenleme dikkate alınmak suretiyle uygulama işlemleri tesis edilmiş olabileceğinden, dava konusu düzenlemenin de incelenmesi gerekmektedir.
Dairemizin 26/10/2020 tarihli ara kararıyla, uyuşmazlığın çözümlenebilmesi için gerekli görüldüğünden davalı idareden;
1- Yönetmelik değişikliği kapsamında yapılan çalışmalarda, yeni kapasite artışı için ayrı sayaç tesis edilmesi ve üretilen elektriğin oransal olarak eski ve yeni ünitelere pay edilerek hesaplama yapılması şeklinde iki farklı metodolojinin değerlendirildiği anlaşıldığından, bu metodolojilerin karşılaştırma yapılmak suretiyle ayrıntılı olarak açıklanması, YEK toplam bedelinin hesaplanmasında yarattıkları etkilerin ayrı ayrı açıklanması;
2- Yönetmelik’in 12. maddesinde yapılan değişiklik öncesi davacı şirketin elde ettiği YEK toplam bedeli (toplam kurulu güç üzerinden) ile anılan maddede yapılan değişiklik sonrası davacı şirketin elde edeceği YEK toplam bedeli (kapasite artışı dahil edilmeden önceki kurulu güç üzerinden) arasında fark bulunup bulunmadığının açıklanması, bulunuyorsa bu farklılığa ilişkin hesaplama tablosunun karşılaştırma yapılmak suretiyle gönderilmesi;
3- Savunma dilekçesinde, Yönetmeliğin 12. maddesinde yapılan değişikliğe yönelik olarak, “Hatta Yönetmeliğin YEKDEM toplam bedelinin hesaplanmasına ilişkin 12. maddesinde yapılan ve oransallık sistemine dayanan formülasyonu, sektörün de ağırlıklı olarak kabul ettiği anlaşılmakta, söz konusu oransallık sisteminin hakkaniyete uygun bir sistem olduğu sektör ve kamuoyu tarafından çoğunlukla kabul edilmektedir.” şeklinde beyanda bulunulduğundan, konuyla ilgili sektör temsilcilerinin görüşlerinin, teknik inceleme raporu, bilimsel çalışma ve benzeri belgelerin gönderilmesi istenilmiştir.
Ara kararına cevaben alınan davalı idarenin 29/12/2020 tarih ve 53806 sayılı yazısında;
1. Ayrı sayaç tesis edilmesi hususunun bir nevi farklı bir üretim tesisine yeni bir lisans alınması ile benzer özellikler gösterdiği, öyle ki bu sayacın kaydının, piyasa işletmecisi nezdinde ayrı bir kayıt ile kontrol edilerek, tek bir tesis için hesaplamaların ayrı şekilde yürütüldüğü ve faturalandırma işlemlerinin gerçekleştirildiği;
Oransal metodolojide ise, YEKDEM’e dahil gücün toplam güce oranı ile tesisin toplam üretiminin çarpılması suretiyle YEKDEM’den faydalanabilecek miktarın belirlendiği, YEK toplam bedeline etkisinin ise her iki durum içinde değişkenlik gösterdiği;
Bu noktada oransal metodolojinin neden tercih edildiğine ilişkin ilave edilmesi gereken iki hususun bulunduğu, ilk olarak elektrik üretiminde kullanılan elektromekanik teçhizatlara ilave bir kurulum yapılmaksızın teknik ve yazılımsal düzenlemeler ile tesislerin elektriksel gücünün arttırılabildiği, daha basit bir şekilde ve somut olaylardan gidilirse, rüzgâr enerjisine dayalı teknolojilerde yeni bir türbin kurulmaksızın mevcut türbinlerin elektriksel gücü arttırılarak güç artışının yapılabildiği, dolayısıyla yeni bir türbin olmadığı için mevcut türbinin kapasite artışına konu kısmının ayrı bir sayaçla ölçülmesinin mümkün görünmediği, ikinci olarak elektrik piyasasına ilişkin ilgili mevzuat uyarınca sayaçlara kadar olan kısmın, iletim ve dağıtım şebekesinin öğeleri iken bu noktadan sonraki kısmın kullanıcıların hüküm ve inisiyatifinde olan iç tesisat elemanları olduğu, tek bir lisans altında YEKDEM’e konu ve YEKDEM’e konu olmayan iki sayaç tesis edildiğinde üretimin tamamı ya da önemli bir kısmının YEKDEM’e konu sayaçtan sisteme verilmesinin söz konusu olabileceği, uzaktan izlenmesi ve kontrolü mümkün olmayan saha kontrollerinde dahi tespiti mümkün olamayabilecek bu konunun da oransal metodolojinin gerekliliğini ortaya koyduğunun düşünüldüğü;
2. İlave ünite kurulmaksızın elektriksel kapasite artışları bir yana koyularsa, hâlihazırda YEKDEM’e dahil olan ünitelerin verimliliklerinin teknolojik gelişmeler de göz önünde bulundurulduğunda yeni kurulacak ünitelerden daha düşük olmasının beklendiği, ancak eski ünitelerin fizikî koşullarının daha iyi olabileceği düşünüldüğünde, bu dezavantajın ortadan kalkabildiği, bunun için tek bir üniteden oluşan 4 MWe gücündeki bir rüzgâr enerjisine dayalı üretim tesisine (Ünite-1) 4 MWe’lik ilave bir ünite eklenerek (Ünite-2) elektriksel kurulu güç artışı yapılması ve bu ünitelerin üretimlerinin ayrı ayrı ölçülmesinden yola çıkılarak YEKDEM’e konu gelir hesaplamaları yapılarak örnek tablonun sunulduğu, (…);
Söz konusu tablodan da anlaşılacağı üzere metotların hangisi seçildiğinde üretici lehine bir avantaj ya da dezavantaj oluşturacağının mutlak bir cevabının olmadığı; güç, verimlilik, üretim miktarı gibi değişkenlere bağlı olarak farklılık gösterebildiği;
3- Kapasite artışlarının oransallık metodolojisiyle belirlenmesine ilişkin mevzuat taslağının hazırlanması aşamasında sektör derneklerinin katılımlarıyla bir toplantı gerçekleştirildiği, her iki duruma ilişkin de görüşlerin toplandığı, ancak herhangi bir tutanak oluşturulmadığı, bu sebeple talep edildiği üzere bir belge gönderiminin mümkün olmadığı, bahse konu toplantının konusunun da taleplerinin karşılanmasından ziyade alternatif ve mevcut metodolojilerin istişare edilmesi amacını taşıdığı, Kurum’un elektrik piyasasında sadece üretim değil; dağıtım faaliyeti, sayaç okuma, faturalama, düzeltme, dengesizlik, dengeleme-uzlaştırma hususlarını da düzenliyor olması nedeniyle bütün hususlar dikkate alındığında adil çözümün oransallık yöntemi olduğu, farklı metodolojilerle ise piyasa yapısı açısından adil ve dengeli sonuçlar üretilemeyeceğinin değerlendirildiği belirtilmiştir.
5346 sayılı Kanun’un 6/C maddesinin ikinci ve üçüncü fıkralarının gerekçesi incelendiğinde, kanun koyucu tarafından, yenilenebilir enerji kaynaklarına dayalı tesislerde kapasite artışlarının desteklenmesinin YEKDEM üzerinden finanse edilmek yerine serbest piyasa şartlarında ticarî enstrümanlarla bunun sağlanmasının hedeflendiği anlaşılmaktadır.
Kanun koyucu tarafından, uygulamaya ilişkin bir metot belirlenmemiş, uygulamaya ilişkin usul ve esasların Kurum tarafından çıkarılacak yönetmelikte düzenlenmesi gerektiği belirtilmiştir.
Kanun’un vermiş olduğu yetki kapsamında, Kurum tarafından yapılan inceleme ve değerlendirmeler neticesinde, kapasite artışlarının, YEKDEM’den yararlandırılmamasına ilişkin, “yeni tesis edilecek kapasite için ayrı sayaç tesis edilmesi” ve “üretilen elektriğin oransal olarak eski ve yeni ünitelere pay edilerek hesaplama yapılması” şeklinde iki farklı metodoloji üzerinde yoğunlaşılmıştır.
Davalı idare tarafından, elektrik üretim tesislerinin bir bütün olduğu, birden çok sayaçla ölçüme imkân tanınmasının şirketlerce suistimal edilerek kapasite artışı yerine her yeni ünite için YEKDEM sürelerinin başlatılması yönünde taleplerin gelebileceği; ayrıca, farklı sayaç tesis edilmesinin yatırım ve operasyon yönünden ilave maliyetler oluşturacağı, bazı durumlarda kapasite artışına konu kısmın, ayrı bir sayaçla ölçülmesinin mümkün olmaması, uzaktan izlenmesi ve kontrolü mümkün olmayan, saha kontrollerinde dahi tespiti mümkün olamayabilecek bir durumun söz konusu olduğu tespitlerine yer verilmek suretiyle, kapasite artışlarının, YEKDEM’den yararlandırılmamasına yönelik “oransallık sistemi” benimsenerek, dava konusu değişikliklerle Yönetmeliğin 12. maddesinde, YEKDEM katılımcılarına her bir fatura dönemi için ödenecek YEK toplam bedeli ile 5346 sayılı Kanun’un 6/C maddesinin ikinci fıkrası uyarınca kapasite artışı yapılan tesisler için belirlenecek katsayının hesaplamasına yönelik formüllere yer verilmiştir.
Bu kapsamda, elektrik piyasası ile ilgili olarak düzenlemeler yapma yetkisine sahip olan ve 5346 sayılı Kanun’un 6/C maddesinin ikinci fıkrası gereğince de ayrıca düzenleme yapma yetkisi verilen davalı idarenin, 5346 sayılı Kanun ile kendisine tanınan bu yetkiyi dava konusu düzenlemeleri kabul etmek suretiyle kullandığı anlaşıldığından, dava konusu Yönetmelik değişikliğinde hukuka aykırılık bulunmadığı sonucuna varılmıştır.
Her ne kadar davacı şirket tarafından, hidroelektrik santrallerinde güç artışı sonucu eklenecek üniteler için yeni sayaç eklenip üretim artışının tamamının bu sayaç üzerinden görülebileceği, dava konusu Yönetmelik düzenlemelerinin yürürlüğe girdiği tarihe kadar güç artışının YEKDEM’den karşılanmasına izin veren davalı idarenin, kapasite artışını basit bir sayaç eklemek suretiyle izlemesinin mümkün olduğu, hidroelektrik santrallerinde yeni türbin eklemeden yazılım ile güç artışının mümkün olmadığı, bu durumun rüzgâr santralleri için geçerli olduğu, 5346 sayılı Kanun ile Yönetmelik’te yapılan değişikliğin asıl amacının, rüzgâr santrallerindeki güç artışının önüne geçilmesi olduğu dava konusu düzenlemedeki formülasyonun yalnızca rüzgâr santrallerindeki güç artışı yönünden kabul edilebilir olduğu, HES ile diğer yenilenebilir enerji üretimi yapan tesislerde hak kaybına yol açacağı, dolayısıyla bu santraller için geçerli olan durumdan hareketle tüm yenilenebilir enerji üreten tesisleri de kapsayacak şekilde düzenleme yapılmasının hukuka aykırı olduğu, hidroelektrik santrallerinde güç artışı için eklenecek yeni ünitenin her birine, ayrı bir ölçü hücresi -sayaç- takıldığında üretimin sürekli mühürlü ve seri numaralı o sayaçtan verilmesi gerektiği, sayaçların kontrollerinin de ilgili kurumlarca düzenli olarak yapıldığı, bu nedenle YEKDEM’den yararlanamayacak kapasite artışlarında oransallık sistemi yerine bağımsız sayaç uygulamasının tercih edilmesi gerektiği ileri sürülmekte ise de, 5346 sayılı Kanun’un 6/C maddesinde yer alan düzenlemelerde, kaynak bazında herhangi bir istisnaya yer verilmediği, davalı idarece, Dairemizin 26/10/2020 tarihli ara kararına verilen … tarih ve …sayılı cevabî yazıda, ilave sayaç uygulamasına ilişkin olarak ortaya konulan sakıncalar dikkate alındığında, davacı şirketin iddialarına itibar edilmemiştir.
Öte yandan, davalı idarenin anılan cevabî yazısında yer tabloda, ayrı sayaç kullanılması ile oransallık yönteminin uygulanması sonucu elde edilecek YEKDEM geliri karşılaştırılarak bu yöntemlerden hangisinin üretici açısından avantajlı olduğu değerlendirilmiş olup, bu yöntemlerden birinin diğerine göre mutlak surette avantajlı olduğundan bahsetmeye olanak bulunmadığı, diğer bir anlatımla metotların hangisi seçildiğinde üretici lehine bir avantaj ya da dezavantaj oluşturacağının mutlak bir cevabının olmadığı, üretici açısından avantajlı durumun her iki yöntemde de farklılık gösterdiği sonucuna varıldığından, dava konusu düzenlemeler uygulanmak suretiyle yapılan hesaplamanın davacı şirketin aleyhine sonuç doğurduğunun kabulü mümkün değildir.
Dava konusu düzenlemeler uyarınca, davacı şirketin, davalı idarenin internet sitesinde 28/11/2019 tarihinde yayımlanan YEK listesine yeni formül hesaplaması ile ana kapasite üzerinden dâhil edilme işleminin incelenmesi:
Şirketin ek kapasite artışına ilişkin olarak 29/01/2019 tarihinde lisans tadili talebi başvurusunda bulunduğu, tadil talebine yönelik YEDAŞ’ın 19/02/2019, TEİAŞ’ın 26/02/2019 tarihinde olumlu bağlantı görüşü verdiği, söz konusu bağlantı görüş ve koşullarının kabul ve taahhüt edildiğinin 28/02/2019 tarihinde davalı idareye bildirildiği görülmektedir. Ancak, 28/02/2019 tarihi itibarıyla kapasite artış talebi henüz uygun bulunmadığı gibi, lisans tadili de gerçekleşmemiştir.
Öte yandan, Elektrik Piyasası Lisans Yönetmeliği’nin Geçici 29. maddesi kapsamında, kapasite artışı 28/02/2019 tarihinden önce uygun bulunanların, yükümlülüklerini süresi içerisinde yerine getirmesi hâlinde tadil işlemlerinin gerçekleştirileceği belirtilmiştir. Böylece, uygun bulma kararı olan tüzel kişilerin de elde ettikleri hakları korunmuştur. Oysaki, davacı şirketin 28/02/2019 tarihinde kapasite artışına ilişkin uygun bulma kararı bulunmamaktadır.
Bununla birlikte, davacı şirket tarafından, Kurul kararıyla uygun bulunan ancak yükümlülüklerini henüz yerine getiremediği için lisansı tadil edilmeyen tüzel kişiler ile dava konusu Yönetmelik değişikliği öncesinde kapasite artışına ilişkin lisans tadili talebinde bulunan ve teknik kurumlarca olumlu görüş verilen tüzel kişiler arasında herhangi bir farklılık olmadığı ileri sürülmüş ise de, uygun bulma kararı ile söz konusu kararın verilmesine esas teşkil eden ilgili kurum görüşlerinin aynı hukukî niteliği haiz olduğu söylenemez.
Bu itibarla, 5346 sayılı Kanun’un 6/C maddesinin ikinci fıkrasının yürürlüğe girdiği tarih itibarıyla şirkete ait tesisin kapasite artışına ilişkin uygun bulma kararının bulunmadığı ya da lisans tadilinin gerçekleşmediği anlaşıldığından, hukuka uygun bulunan dava konusu düzenlemeler uyarınca tesisin ek kapasite artışının YEKDEM’den yararlandırılmamasına ilişkin dava konusu uygulama işleminde hukuka aykırılık bulunmadığı sonucuna ulaşılmıştır.
KARAR SONUCU:
Açıklanan nedenlerle;
1.DAVANIN REDDİNE,
2.Ayrıntısı aşağıda gösterilen toplam …-TL yargılama giderinin davacı üzerinde bırakılmasına, fazladan yatırılan …-TL harcın istemi hâlinde davacıya iadesine,
3.Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca …-TL vekâlet ücretinin davacıdan alınarak davalı idareye verilmesine,
4.Posta giderleri avansından artan tutarın kararın kesinleşmesinden sonra davacıya iadesine,
5.Bu kararın tebliğ tarihini izleyen 30 (otuz) gün içerisinde Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulu’na temyiz yolu açık olmak üzere, 21/06/2022 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.