Danıştay Kararı 12. Daire 2019/7505 E. 2022/4032 K. 21.06.2022 T.

Danıştay 12. Daire Başkanlığı         2019/7505 E.  ,  2022/4032 K.
T.C.
D A N I Ş T A Y
ONİKİNCİ DAİRE
Esas No : 2019/7505
Karar No : 2022/4032

DAVACI : …
VEKİLİ : Av. …

DAVALI : … Başkanlığı
VEKİLİ : Av. …

DAVANIN KONUSU : Milli Eğitim Bakanlığında sınıf öğretmeni olarak görev yapmakta iken, 18/09/2000 tarihinde emekliye ayrılan ve 5434 sayılı Türkiye Cumhuriyeti Emekli Sandığı Kanunu hükümlerine göre emekli aylığı almakta olan davacı tarafından;
1- 31/03/2019 tarihinde yapılan yerel seçimler sonucunda 67 yaşında belediye başkanı seçildiğinden bahisle, emekli aylığının kesilerek sigortalı sayılması talebiyle yaptığı başvurunun reddine ilişkin … tarih ve … sayılı işlemin iptaline,
2- Bu işlemin dayanağı olan Sosyal Güvenlik Kurumu Başkanlığı Sosyal Sigortalar Genel Müdürlüğü Sigortalı Tescil ve Hizmet Daire Başkanlığının 2009/37 sayılı ve ‘Sigortalılık İşlemleri’ konulu Genelgesi’nin 4.1.6. maddesinin son paragrafında yer alan, “Ancak, 65 yaşını tamamladıktan sonra belediye başkanlığına veya il encümeninin seçimle gelen üyeliğine seçilenler Kanunun 4 üncü maddesinin birinci fıkrasının (c) bendi kapsamında sigortalı olma talebinde bulunsalar dahi sigortalı sayılmayacaklardır…” cümlesinin iptaline,
3- Yoksun kaldığı parasal hakların faiziyle birlikte ödenmesine,
karar verilmesi istenilmiştir.

DAVACININ İDDİALARI : 5434 sayılı Kanun kapsamında emekli aylığı almakta iken, 31/03/2019 tarihinde yapılan mahalli idareler seçiminde belediye başkanı seçildiği, emekli aylığı kesilmek suretiyle Emekli Sandığıyla ilgilendirilmesi talebiyle yaptığı başvurunun anılan Kanun’un 40. maddesi kapsamında 65 yaşını doldurduğu gerekçesiyle reddedildiği, böylece emeklilikte belediye başkanlarına tanınan haklardan yararlanmasının engellendiği; söz konusu Kanun’un 40. maddesinde, açıktan veya naklen atanan kamu görevlilerinin yaş hadlerinin düzenlendiği, seçimle gelen belediye başkanlarına yönelik herhangi bir düzenlemeye yer verilmediği, 5434 ve 5510 sayılı Kanunlarda belediye başkanının Sandıkla ilgilendirilmesine yönelik herhangi bir yaş koşulu getirilmediği halde, 2009/37 sayılı dava konusu Genelge’yle bu koşulun getirildiği, Genelge hükümlerinin üst hukuk normuna ve Anayasa’nın 128. maddesindeki kanunla düzenleme koşuluna aykırı olduğu; ayrıca, aynı Genelge’yle milletvekili seçilen veya açıktan bakan olarak atananlardan istekli olanlara, emekli aylıkları kesilmek suretiyle 65 yaş sınırına bakılmaksızın Sandıkla ilgilendirilme hakkı verildiği halde, belediye başkanlarının bu haktan mahrum bırakılmasının Anayasa’nın eşitlik ve sosyal hukuk devleti ilkelerine aykırı olduğu ileri sürülmektedir.

DAVALININ SAVUNMASI : Davanın süresinde açılmadığı; öte yandan, 5510 sayılı Kanun’un Geçici 4. maddesinin dördüncü ve beşinci fıkraları uyarınca, davacının 5434 sayılı Kanun hükümlerine tabi olduğu; 5434 sayılı Kanun’un 40. maddesinde, iştirakçilerin görevleri ile ilişiklerinin kesilmesini gerektiren yaş haddinin 65 olarak düzenlendiği, bu görevlere 65 yaşını dolduranların açıktan veya naklen atanamayacağının belirtildiği; anılan düzenleme uyarınca, iştirakçilerin 65 yaşını doldurdukları tarihte görevle ilişiklerinin kesilmesi gerekmekte olup, 65 yaşını dolduranların Sandıkla ilgilendirilmesinin mümkün olmadığı; buna göre, 28/10/2017 tarihinde 65 yaşını dolduran ve 31/03/2019 tarihinde belediye başkanı seçilen davacının, Sandıkla ilgilendirilmesinin yasal olarak mümkün bulunmadığı; ayrıca, dava konusu edilen 2009/37 sayılı Genelge’nin, 2013/11 sayılı Genelge ile yürürlükten kaldırıldığı; bununla birlikte dava konusu düzenlemenin 2013/11 sayılı Genelge’yle aynen korunduğu, dava konusu işlemlerin mevzuata ve hukuka uygun olduğu belirtilerek, davanın reddi gerektiği savunulmaktadır.

DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ : …
DÜŞÜNCESİ : 2009/37 sayılı Genelge’nin dava konusu edilen kısımları yönünden davanın incelenmeksizin reddine, dava konusu bireysel işlemin iptaline, yoksun kalınan parasal hakların faiziyle ödenmesi istemi yönünden ise karar verilmesine yer olmadığına karar verilmesi gerektiği düşünülmektedir.

DANIŞTAY SAVCISI : …
DÜŞÜNCESİ : Dava; 20/09/2000 tarihli işlemle 5434 sayılı Kanun hükümleri uyarınca emekli aylığı bağlanan davacı tarafından, 31/03/2019 tarihinde yapılan yerel seçimler sonucunda belediye başkanı seçildiğinden bahisle, emekli aylığının kesilerek sigortalı sayılması ve sigorta girişinin yapılması talebiyle yapılan başvurunun reddine ilişkin … tarih ve … sayılı işlemin ve Sosyal Güvenlik Kurumu Başkanlığı Sosyal Sigortalar Genel Müdürlüğü Sigortalı Tescil ve Hizmet Daire Başkanlığı’nın ‘Sigortalılık İşlemleri’ konulu 2009/37 sayılı Genelgesinin 4.1.6. maddesinin son paragrafında yer alan, “Ancak, 65 yaşını tamamladıktan sonra belediye başkanlığına veya il encümeninin seçimle gelen üyeliğine seçilenler Kanunun 4 üncü maddesinin birinci fıkrasının (c) bendi kapsamında sigortalı olma talebinde bulunsalar dahi sigortalı sayılmayacaklardır…” cümlesinin iptaline karar verilmesi istemiyle açılmıştır.
Dava konusu edilen ve Sosyal Güvenlik Kurumu Başkanlığı Sosyal Sigortalar Genel Müdürlüğü Sigortalı Tescil ve Hizmet Daire Başkanlığı’nın Sigortalılık İşlemleri konulu 2009/37 sayılı Genelgesi, Emeklilik Hizmetleri Genel Müdürlüğü’nce hazırlanan 2013/11 sayılı Genelge ile yürürlükten kaldırılmış ve iptali istenen cümle, sözü edilen Genelgenin 4. Kısmının Birinci Bölümünün 2.5 başlıklı alt bölümünde aynen korunmuş olduğundan, uyuşmazlık 2013/11 sayılı Genelgenin ilgili bölümünün iptali istemi olarak ele alınmıştır.
Dosyanın incelenmesinden; 20/09/2000 tarihli işlemle 5434 sayılı Kanun hükümleri uyarınca davacıya emekli aylığı bağlandığı, 28/10/2017 tarihinde 65 yaşını doldurduğu ve 31/03/2019 tarihinde yapılan mahalli idareler seçiminde Burdur İli Yeşilova İlçesi Belediye Başkanlığına seçilmesi üzerine, seçim tarihi itibariyle sigortalı sayılarak sigorta girişinin yapılması talebiyle yaptığı başvurunun, 28/10/1952 doğum tarihi itibariyle 65 yaşını tamamlamış olduğundan Belediye Başkanlığı görevinden dolayı Kurumla ilgilendirilmesine imkan bulunmadığından bahisle reddi üzerine görülmekte olan davanın açıldığı anlaşılmaktadır.
5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu’nun 08/05/2008 tarihli Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren 5754 sayılı Kanunun 68. maddesiyle eklenen Geçici 4. maddesinin dördüncü fıkrasında, “Bu Kanunda aksine bir hüküm bulunmadığı takdirde; iştirakçi iken, bu Kanunun yürürlüğe girdiği tarih itibarıyla bu Kanunun 4 üncü maddesinin birinci fıkrasının (c) bendi kapsamına alınanlar, bu Kanunun yürürlüğe girdiği tarihten önce 5434 sayılı Kanun hükümlerine tabi olarak çalışmış olup bu Kanunun 4 üncü maddesinin birinci fıkrasının (c) bendine tabi olarak yeniden çalışmaya başlayanlar ile bunların dul ve yetimleri hakkında bu Kanunla yürürlükten kaldırılan hükümleri de dahil 5434 sayılı Kanun hükümlerine göre işlem yapılır.”, beşinci fıkrasında da, “…Bu madde kapsamına girenlerin aylıklarının bağlanması, artırılması, azaltılması, kesilmesi, yeniden bağlanması, toptan ödemeleri, ilgi devamı, ihya ve borçlanmaları, diğer ödemeler ve yardımlar ile emeklilik ikramiyeleri hakkında bu Kanunla yürürlükten kaldırılan hükümleri de dahil 5434 sayılı Kanun hükümlerine göre işlem yapılır ve bu maddenin uygulanmasında mülga 2829 sayılı Kanun hükümleri ayrıca dikkate alınır.” hükümleri yer almıştır.
Anılan hükümlerin incelenmesinden, 5510 sayılı Kanun’un yürürlüğünden önce 5434 sayılı Kanun hükümlerine tabi çalışanlar ile bunların dul ve yetimlerine bu Kanunun yürürlükten kaldırılan hükümler de dahil 5434 sayılı Kanun hükümlerine göre işlem yapılacağı anlaşılmaktadır.
5434 sayılı Türkiye Cumhuriyeti Emekli Sandığı Kanunu’nun “Yaş Hadleri” başlıklı 40. maddesinde, iştirakçilerin görevleri ile ilişiklerinin kesilmesini gerektiren yaş haddinin 65 yaşını doldurdukları tarih olduğu, 43. maddede yazılı olanların dışında, hizmet süreleri ne olursa olsun 61 yaşını dolduranlar hakkında da hizmetin gereğinin ve niteliğinin zorunlu kıldığı durumlarda kurumlarınca yaş haddinin uygulanabileceği, bu görevlere 65 yaşını dolduranların açıktan veya naklen atamalarının yapılamayacağı; 43. maddesinde, emeklilik hakkı tanınan vazifelerde bulunduktan sonra belediye başkanlığına ve illerin daimi komisyonu üyeliklerine seçilmiş veya seçileceklerin, bu vazifelerinde bulunmakta iken emekliye ayrılma hakkını kazanmaları veya 61 yaşını doldurmaları halinde, emekliye ayrılma istekleri yerine getirilmekle beraber vazifelerinde bırakılacakları kurallarına yer verilmiştir.
Yukarıda yer verilen yasal düzenlemelere göre, Emekli Sandığı iştirakçilerinin, 65 yaşını doldurdukları tarihte zorunlu olarak görevleri ile ilgileri kesilmekte, başka bir ifade ile Türkiye Cumhuriyeti Emekli Sandığı iştirakçisi olma durumları sona ermekte, 65 yaşından sonra Emekli Sandığı ile ilgilendirmeleri mümkün bulunmamaktadır. Bu kuralın tek istisnası, maddenin devamında yer alan üniversite öğretim üyeleri yönünden belirlenmiş olup, 43. maddede yer alan kural, 40. maddede belirlenen kuralın istisnasıdır.
Bu itibarla; davalı İdare Emeklilik Hizmetleri Genel Müdürlüğü’nce hazırlanan 2013/11 sayılı Genelgenin 4. Kısmının Birinci Bölümünün 2.5 başlıklı alt bölümünde yer alan “Ancak, 65 yaşını tamamladıktan sonra belediye başkanlığına veya il encümeninin seçimle gelen üyeliğine seçilenler Kanunun 4 üncü maddesinin birinci fıkrasının (c) bendi kapsamında sigortalı olma talebinde bulunsalar dahi sigortalı sayılmayacaklardır…” cümlesinde yer verilen kural yukarıda belirtilen Kanun hükmüne ve ve hukuka uygun bulunmaktadır.
Davacının başvurusunun reddine ilişkin işleme gelince;
Belediye Başkanı olduğu dönemde davacı 65 yaşını doldurmuş olduğundan, 5510 sayılı Kanunun 4. maddesinin birinci fıkrasının (c) bendi uyarınca sigortalı sayılması yukarıda anılan hükümler uyarınca mümkün bulunmadığından, bu istemle yapılan başvurunun reddine ilişkin işlemde hukuka aykırılık görülmemiştir.
Açıklanan nedenlerle, davanın reddi gerektiği düşünülmektedir.

TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Onikinci Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra, davalı idarenin süre aşımına ilişkin itirazı yerinde görülmeyerek, işin gereği görüşüldü:

MADDİ OLAY VE HUKUKİ SÜREÇ :
Davacı 28/10/1952 doğumlu olup; Ankara ili Çankaya … İlköğretim Okulunda sınıf öğretmeni olarak görev yapmakta iken, 18/09/2000 tarihinde emekliye ayrılmıştır.
Davacıya, 5434 sayılı Türkiye Cumhuriyeti Emekli Sandığı hükümlerine göre, 15/10/2000 tarihinden itibaren 1. derecenin 4. kademesinden ve 3000 ek gösterge üzerinden emekli aylığı bağlanmıştır.
Davacı 67 yaşında iken, 31/03/2019 tarihinde yapılan yerel seçimlerde Burdur ili Yeşilova ilçesi belediye başkanı olarak seçilmiştir.
Davacı tarafından, emekli aylığı kesilmek suretiyle sigortalı sayılması ve 2009/37 sayılı Genelge’nin 4.1.6. maddesindeki düzenlemenin yürürlükten kaldırılması talebiyle 26/09/2019 tarihinde davalı idareye başvurulmuştur.
Davalı idarenin … tarih ve … sayılı işlemiyle; 5434 sayılı Kanun’un 40. maddesine göre iştirakçilerin görevleri ile ilişiklerinin kesilmesini gerektiren yaş haddinin 65 yaş olduğu ve 28/10/2017 tarihinde 65 yaşını doldurduğundan belediye başkanlığı görevinden dolayı Sandıkla ilgilendirilmesinin mümkün bulunmadığı gerekçesiyle, davacının talebi reddedilmiştir.
Bunun üzerine, bakılmakta olan dava açılmıştır.

İLGİLİ MEVZUAT:
5335 sayılı Bazı Kanun ve Kanun Hükmünde Kararnamelerde Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun’un 30. maddesinin üçüncü fıkrasının (d) bendinde; emeklilik veya yaşlılık aylığı almakta iken mahalli idareler seçimleri sonucuna göre görev alanların, emekli ve yaşlılık aylıklarının kesilmemesi öngörülmüştür.
5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu’nun Geçici 4. maddesi uyarınca uygulanmasına devam olunan 5434 sayılı Türkiye Cumhuriyeti Emekli Sandığı Kanunu’nun mülga 12. maddesinde, “Bu kanunla tanınan haklardan aşağıda (I) işaretli fıkrada yazılı yerlerde çalışanlardan, Türk uyruğunda olmak ve 18 yaşını bitirmiş bulunmak şartıyla, (II) işaretli fıkrada gösterilenler faydalanırlar… II– Faydalanacaklar:… n) Sosyal güvenlik kuruluşlarına tâbi görevlerde bulunmadan veya bu kuruluşlara tâbi olarak çalışmakta iken illerin daimi komisyon üyeliğine veya belediye başkanlığına seçilen ve atananlar ile Sandıktan veya diğer sosyal güvenlik kuruluşlarından emekli, yaşlılık veya malûllük aylığı almakta iken belediye başkanlığına seçilen ve atananlar, istekleri üzerine istek dilekçelerinin Sandık kayıtlarına geçtiği tarihi takip eden ay başından itibaren emekli kesenekleri kendilerince, karşılıkları kurumlarca ödenmek ve emekli aylıkları Sandıkla ilgilendirildikleri tarihten itibaren kesilmek suretiyle, …” hükmü; halen yürürlükte olan 40. maddesinde, “İştirakçilerin görevleri ile ilişiklerinin kesilmesini gerektiren yaş haddi 65 yaşını doldurdukları tarihtir. Bu görevlere, 65 yaşını dolduranların açıktan veya naklen atamaları yapılamaz. …” hükmü yer almıştır.
5434 sayılı Kanun’un 99. maddesinde, “Emekli, adi malullük, vazife malullüğü, dul veya yetim aylığı, son hizmet zammı alanlardan; hiçbir şarta bağlı olmaksızın emeklilik hakkı tanınan vazifelere tayin edilenlerin, aylıklarının tamamı, bu vazifelere tayinleri tarihini takip eden ay başından itibaren kesilir.… Bu vazifelerden ayrılanların kesilen aylıklarının ayrıldıkları tarihi takip eden ay başından itibaren müstahak olmaları şartıyla ödenmesine başlanır.”; 100. maddesinde de, “Emekli, adi malullük veya vazife malullüğü aylığı almakta iken (erlerle emeklilik hakkı şarta bağlı olanlar hariç) emeklilik hakkı tanınan bir vazifeye tayin edilenlerin tekrar emekliye ayrılmalarını istemeleri veya emekliye sevk edilmeleri halinde kendilerine veya ölümlerinde dul ve yetimlerine eski ve yeni hizmetlerinin toplamı üzerinden ve bu kanun hükümleri dairesinde aylık bağlanır…” hükümlerine yer verilmiştir.
Anılan Kanun’un Ek 48. maddesinde, “…Belediye başkanı olarak iştirakçilikleri devam edenlere, genel idare hizmetleri sınıfında görev yapan genel müdürler için belirlenen ek gösterge rakamını ve öğrenim durumlarına göre yükselebilecekleri dereceyi geçmemek üzere emekli keseneklerine esas aylık dereceleri itibariyle mülki idare amirliği hizmetleri sınıfı için tespit edilen ek gösterge rakamları uygulanır.”; Ek 68. maddesinde ise, “…Sandıkça emekli aylığı bağlanan büyükşehir belediye başkanlarına 7000, il belediye başkanlarına 6000, ilçe ve ilk kademe belediye başkanlarına 3000, diğer belediye başkanlarına 1500 gösterge rakamı üzerinden, bu maddede belirtilen usûl ve esaslar dâhilinde makam tazminatı, buna bağlı olarak temsil veya görev tazminatı ödenir. Bu tazminatlar ilgililere ödendikçe iki ay içinde faturası karşılığında Hazineden tahsil olunur. Birinci fıkrada öngörülen iki yıllık sürenin hesabında iştirakçi olup olmadıklarına bakılmaksızın belediye başkanı olarak geçen sürelerin tamamı dikkate alınır.” hükümleri yer almıştır.
Ayrıca, 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu’na ekli I sayılı Ek Gösterge Cetvelinin “IV. Eğitim ve Öğretim Hizmetleri Sınıfı” bölümünün (b) sırasında, 1. dereceden aylık alan öğretmenlerin 3000 ek göstergeden; “VIII. Mülki İdare Amirliği Hizmetleri Sınıfı” bölümünün (d) sırasında da, 1. derecenin 4. kademesinden aylık alan mülki idare amirlerinin ise 4800 ek göstergeden yararlanmaları öngörülmüştür.
Diğer taraftan, 5393 sayılı Belediye Kanunu’nun “Belediye başkanlığının sona ermesi” başlıklı 44. maddesinde, “Belediye başkanlığı, ölüm ve istifa hâllerinde kendiliğinden sona erer.
Belediye başkanının;
a) Mazeretsiz ve kesintisiz olarak yirmi günden fazla görevini terk etmesi ve bu durumun mahallin mülkî idare amiri tarafından belirlenmesi,
b) Seçilme yeterliğini kaybetmesi,
c) Görevini sürdürmesine engel bir hastalık veya engellilik durumunun yetkili sağlık kuruluşu raporuyla belgelenmesi,
d) Meclisin feshine neden olan eylem ve işlemlere katılması,
Hâllerinden birinin meydana gelmesi durumunda İçişleri Bakanlığının başvurusu üzerine Danıştay kararıyla başkanlık sıfatı sona erer.
” hükmüne yer verilmiştir.

HUKUKİ DEĞERLENDİRME:
Dava, iptali istenilen düzenleyici işlem yönünden incelendiğinde;
Sosyal Güvenlik Kurumu Başkanlığı Sosyal Sigortalar Genel Müdürlüğü Sigortalı Tescil ve Hizmet Daire Başkanlığının dava konusu edilen 2009/37 sayılı ve ‘Sigortalılık İşlemleri’ konulu Genelgesi’nin 4.1.6. maddesinin son paragrafında, “Ancak, 65 yaşını tamamladıktan sonra belediye başkanlığına veya il encümeninin seçimle gelen üyeliğine seçilenler Kanunun 4 üncü maddesinin birinci fıkrasının (c) bendi kapsamında sigortalı olma talebinde bulunsalar dahi sigortalı sayılmayacaklardır…” düzenlemesi yer almıştır.
Diğer taraftan, Sosyal Güvenlik Kurumu Başkanlığı Emeklilik Hizmetleri Genel Müdürlüğünün 2013/11 sayılı ve “Sigortalılık İşlemleri” konulu Genelgesi’nin 2.5. maddesinin son paragrafında, aynen 2009/37 sayılı Genelge’deki gibi “Ancak, 65 yaşını tamamladıktan sonra belediye başkanlığına veya il encümeninin seçimle gelen üyeliğine seçilenler, Kanunun 4 üncü maddesinin birinci fıkrasının (c) bendi kapsamında sigortalı olma talebinde bulunsalar dahi sigortalı sayılmayacaklardır…” açıklamasına yer verilmiş ve “Ek-1 Uygulamadan Kaldırılan Genelgeler” başlıklı bölümünün 9. sırasında da, 2009/37 sayılı Genelgenin yürürlükten kaldırılması öngörülmüştür.
Bu durumda; Sosyal Güvenlik Kurumu Başkanlığının dava konusu edilen 2009/37 sayılı Genelgesi’nin 2013 yılında bütünüyle yürürlükten kaldırıldığı, idareye başvuru tarihi (25/09/2019) itibarıyla da yürürlükte olmadığı anlaşıldığından, anılan Genelge’nin dava konusu edilen kısımı yönünden işin esasının incelenmesine olanak bulunmamaktadır.
Dava, bireysel işlemin iptali istemi yönünden incelendiğinde;
5434 sayılı Türkiye Cumhuriyeti Emekli Sandığı Kanunu hükümlerine göre emekli aylığı almakta iken belediye başkanı olarak seçilenlerin, istekleri halinde emekli aylıkları kesilmek suretiyle Sandık iştirakçisi sayılmaları hususunda taraflar arasında ihtilaf bulunmamakta olup; uyuşmazlık 65 yaşını dolduran belediye başkanlarının Sandık iştirakçisi olup olamayacağından kaynaklanmaktadır.
5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu’nun Geçici 4. maddesi uyarınca uygulanmasına devam olunan 5434 sayılı Türkiye Cumhuriyeti Emekli Sandığı Kanunu’nun mülga 12. maddesinin “II-Faydalanacaklar” başlıklı fıkrasının (n) bendinde, Emekli Sandığından veya diğer sosyal güvenlik kuruluşlarından emekli, yaşlılık veya malûllük aylığı almakta iken belediye başkanlığına seçilen ve atananların; istekleri üzerine emekli kesenekleri kendilerince, karşılıkları kurumlarınca ödenmek ve emekli aylıkları Sandıkla ilgilendirildikleri tarihten itibaren kesilmek suretiyle, Sandık iştirakçisi olabilecekleri hükme bağlanmıştır.
5434 sayılı Kanun’un Ek 48. maddesinde; belediye başkanı olarak iştirakçilikleri devam edenlerin, Genel İdare Hizmetleri Sınıfında görev yapan genel müdürler için belirlenen ek gösterge rakamını ve öğrenim durumlarına göre yükselebilecekleri dereceyi geçmemek üzere emekli keseneklerine esas aylık dereceleri itibariyla Mülki İdare Amirliği Hizmetleri Sınıfı için tespit edilen ek göstergeden (1. derecenin 4. kademesi için 4800 ek göstergeden) faydalandırılmaları, Ek 68. maddesinde de; Sandıktan emekli aylığı bağlanan belediye başkanlarının makam tazminatından (ve buna bağlı olarak temsil veya görev tazminatından) yararlandırılmaları öngörülmüştür.
Diğer taraftan, aynı Kanun’un 40. maddesinde, Sandık iştirakçilerinin görevleri ile ilişiklerinin kesilmesini gerektiren yaş haddinin 65 yaş olduğu ve bu görevlere 65 yaşını dolduranların açıktan veya naklen atanamayacağı düzenlenmiş olup; söz konusu maddede, 65 yaşını tamamlayanların belediye başkanı seçilemeyeceğine veya seçildikten sonra 65 yaşını dolduranların görevlerinin sona ereceğine yönelik bir kural getirilmediği gibi, 5393 sayılı Belediye Kanunu’nun belediye başkanlığının sona ermesi hallerini düzenleyen 44. maddesinde de bu yönde bir düzenlemeye yer verilmemiştir.
Yukarıda yer verilen mevzuat ve açıklamaların birlikte değerlendirilmesinden; Emekli Sandığından emekli aylığı almakta iken belediye başkanı seçilenlerin, talepleri halinde emekli aylıkları kesilmek suretiyle Sandıkla ilgilendirileceği; bu şekilde Sandıkla ilgilendirilenlerin emekli kesenekleri kendilerince, kurum karşılıklarının da ilgili belediye tarafından Sandığa ödeneceği ve belediye başkanları için öngörülen ek gösterge ile makam ve görev/temsil tazminatlarından yararlandırılacağı; öte yandan, 5434 sayılı Kanun’un 40. maddesinde, kamu görevlisi olarak çalışmakta iken 65 yaşını dolduranların görevle ilişiklerinin kesilmesi öngörülmekle birlikte, bu düzenlemenin belediye başkanı seçildikten sonra 65 yaşını dolduranlara veya 65 yaşını tamamladıktan sonra belediye başkanı seçilenlere uygulanmasının mümkün bulunmadığı; dolayısıyla, emekli aylığı almakta iken belediye başkanı seçilenlerin, aksine bir yasal düzenleme olmadıkça, talepleri halinde 65 yaşını doldurup doldurmadığına bakılmaksızın, emekli aylıkları kesilmek suretiyle Emekli Sandığıyla ilgilendirilmesi gerektiği sonucuna ulaşılmıştır.
Her ne kadar, Sosyal Güvenlik Kurumu Başkanlığı Emeklilik Hizmetleri Genel Müdürlüğünün 2013/11 sayılı ve “Sigortalılık İşlemleri” konulu Genelgesi’nin 2.5. maddesinin son paragrafıyla, 65 yaşını tamamladıktan sonra belediye başkanlığına seçilenlerin talepte bulunsalar dahi Sandıkla ilgilendirilmeyeceğine yönelik 5434 sayılı Kanun’da yer almayan bir düzenleme getirilmiş ise de; normlar hiyerarşisi gereği, idarelerin kanunla belirlenen konularda ve yasa ile verilen yetki ve çizilen sınırlar içinde kalmak koşuluyla yönetmelikle veya diğer düzenleyici nitelikteki işlemlerle, düzenleme yapabilmeleri mümkün olmakla birlikte; alt hukuk normunda, üst konumda bulunan veya dayanağını oluşturan bir hukuk normunu genişleten veya daraltan düzenlemelere yer verilmesinin ve bu düzenlemelere göre işlem tesis edilmesinin hukuka aykırılık oluşturacağı açıktır.
Bu durumda; Milli Eğitim Bakanlığında sınıf öğretmeni olarak görev yapmakta iken 18/09/2000 tarihinde emekliye ayrılan, 5434 sayılı Kanun hükümlerine göre emekli aylığı almakta olan ve 31/03/2019 tarihinde yapılan yerel seçimler sonucunda 67 yaşında belediye başkanı seçilen davacının, 5434 sayılı Kanun’un 12. maddesinin “II-Faydalanacaklar” başlıklı fıkrasının (n) bendi uyarınca, emekli aylığı kesilmek suretiyle Sandıkla ilgilendirilmesi gerekirken, aksi yönde tesis edilen … tarih ve … sayılı dava konusu işlemde hukuka uygunluk görülmemiştir.
Dava, davacının yoksun kaldığı parasal hakların faiziyle birlikte ödenmesi istemi yönünden incelendiğinde;
Davacı tarafından dava dilekçesinde; emekli aylığının kesilerek sigortalı sayılması talebiyle yaptığı başvurunun reddine ilişkin … tarih ve … sayılı dava konusu işlem nedeniyle yoksun kaldığı parasal hakların faiziyle birlikte ödenmesine karar verilmesi istenilmiş ise de; 5434 sayılı Kanun hükümleri uyarınca, emekli aylığı almakta iken belediye başkanı seçilen ve bu görevi nedeniyle Sandıkla ilgilendirilenlerin, emekli aylıklarının kesileceği ve emekli keseneklerinin kendilerince, kurum karşılıklarının da ilgili belediye tarafından Sosyal Güvenlik Kurumu Başkanlığına ödeneceği dikkate alındığında; işbu kararla iptal edilen … tarih ve … sayılı dava konusu işlem nedeniyle, davacının bu aşamada herhangi bir parasal hak kaybı bulunmadığından, yoksun kalınan parasal hakların faiziyle ödenmesi istemi hakkında karar verilmesine yer olmadığı sonucuna ulaşılmıştır.

KARAR SONUCU:
Açıklanan nedenlerle;
1. Sosyal Güvenlik Kurumu Başkanlığı Sosyal Sigortalar Genel Müdürlüğü Sigortalı Tescil ve Hizmet Daire Başkanlığının ‘Sigortalılık İşlemleri’ konulu ve 2009/37 sayılı Genelgesi’nin 4.1.6. maddesinin son paragrafında yer alan, “Ancak, 65 yaşını tamamladıktan sonra belediye başkanlığına veya il encümeninin seçimle gelen üyeliğine seçilenler Kanunun 4 üncü maddesinin birinci fıkrasının (c) bendi kapsamında sigortalı olma talebinde bulunsalar dahi sigortalı sayılmayacaklardır…” cümlesinin iptali istemi yönünden DAVANIN İNCELENMEKSİZİN REDDİNE,
2. 31/03/2019 tarihinde yapılan yerel seçimler sonucunda 67 yaşında belediye başkanı seçilen davacının, emekli aylığının kesilerek sigortalı sayılması talebiyle yaptığı başvurunun reddine ilişkin … tarih ve … sayılı dava konusu işlemin İPTALİNE,
3. Dava konusu bireysel işlem nedeniyle yoksun kalınan parasal hakların faiziyle birlikte ödenmesine karar verilmesi istemi yönünden KARAR VERİLMESİNE YER OLMADIĞINA,
4. Dava kısmen incelenmeksizin ret, kısmen karar verilmesine yer olmadığına, kısmen iptal ile sonuçlandığından, haklılık oranına göre ayrıntısı aşağıda gösterilen …-TL yargılama giderinin yarısı olan …-TL’nin davacı üzerinde bırakılmasına, yargılama giderinin diğer yarısı olan … TL’nin davalı idareden alınarak davacıya verilmesine,
5. Karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca takdir edilen …-TL vekâlet ücretinin davacıdan alınarak davalı idareye, …-TL vekâlet ücretinin de davalı idareden alınarak davacıya verilmesine,
6. Posta gideri avansından artan tutarın kararın kesinleşmesinden sonra istemleri halinde taraflara iadesine,
7. Bu kararın tebliğ tarihini izleyen 30 gün içerisinde Danıştay İdari Dava Daireleri Kuruluna temyiz yolu açık olmak üzere, 21/06/2022 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.