YARGITAY KARARI
DAİRE : 19. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2013/15852
KARAR NO : 2014/2180
KARAR TARİHİ : 29.01.2014
MAHKEMESİ : Bodrum 1. Asliye Hukuk Mahkemesi
TARİHİ : 11/04/2013
NUMARASI : 2009/700-2013/395
Taraflar arasındaki menfi tespit davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne, kısmen reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davalı temlik alan G.V.A.Ş vekilince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
– K A R A R –
Davacı vekili, müvekkilinin dava dışı şirkete olan cari hesap borcuna karşılık üç adet muhtelif vade tarihli ve bedelli senedi teminat amacıyla tanzim edip verdiğini, müvekkilinin senetlerin bedelini dava dışı şirkete ödediği halde davalı Akbank A.Ş’nin üzerinde “bedeli teminattır” kaşeli bonolara dayalı olarak müvekkili aleyhine icra takibi yaptığını ileri sürerek bonolardan dolayı davalıya borçlu olunmadığının tespitine, bonoların müvekkiline teslimine, %40 tazminata karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı Ü.H. Hırd. Ltd. Şti, davaya cevap vermemiştir.
Davalı Akbank A.Ş vekili, müvekkilinin iyiniyetli hamil olduğunu, davacı borçlunun dava dışı lehdara karşı ileri sürebileceği def’ilerin müvekkiline karşı ileri sürülemeyeceğini belirterek davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
Davalı banka davaya konu icra takibinde takip ettiği alacağını yargılama sırasında 01.10.2012 tarihli temlikname ile G. V. Yönetimi A.Ş’ne temlik etmiştir.
Mahkemece, benimsenen bilirkişi raporu doğrultusunda; davacının dava dışı lehdara yaptığı ödemelerden sonra bakiye borcunun 2.934.71 TL olduğu, takipte toplam 12.906.75 TL istendiğini buna göre, davacının davalıya 9.972,04 TL borçlu olmadığının belirlendiği gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne, davacının icra takibine konu senetlerden dolayı davalıya 9.972.04 TL borçlu olmadığının tespitine, tarafların tazminat talebinin reddine karar verilmiş, hüküm davalı temlik alan G. V. Yönetimi A.Ş vekili temyiz etmiştir.
Davalı banka, icra takip ve dava konusu bonoların ciro yoluyla hamilidir. Bonoların arkasında bulunan “bedeli teminattır” kaşesi bonoların neyin teminatı olduğunu açıkça göstermediğinden bonoların teminat bonosu olduğu kabul edilemez. Keşideci davacı, davalı bankanın iyi niyetli hamil olmadığını kanıtlamakla yükümlüdür. Halbuki karar gerekçesinde davalı bankanın kötü niyetli olmadığı kabul edildiği halde ciro ile devralan olarak aleyhine davacının borçlu olmadığının tespitine karar verilmiş olması da isabetsizdir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle hükmün temyiz eden davalı G.. A.. yararına BOZULMASINA, peşin harcın istek halinde iadesine, 29.01.2014 gününde oybirliğiyle karar verildi.