Yargıtay Kararı 19. Hukuk Dairesi 2014/1623 E. 2014/4340 K. 05.03.2014 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 19. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2014/1623
KARAR NO : 2014/4340
KARAR TARİHİ : 05.03.2014

MAHKEMESİ : Bergama 2. Asliye Hukuk Mahkemesi
TARİHİ : 18/06/2013
NUMARASI : 2011/61-2013/233

Taraflar arasındaki menfi tespit davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davalı vekilince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.

– K A R A R –
Davacı vekili; davalı banka ile davadışı E.. S.. arasında akdolunan genel kredi sözleşmesinde müvekkilinin de kefil olarak yer aldığını, kredi asıl borçlusu tarafından kredi borcunun ödenerek bir borç kalmadığı halde sonrasında müvekkilinin herhangi bir katılımı ve haberi olmadan limit artışı sağlanarak yeniden E.. S..’ya kredi kullandırılmış ise de bu işlemlerden ve oluşan kredi borcundan müvekkilinin sorumlu olmadığını belirterek, davalı bankaya borçlu bulunmadığının tespitine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davacı sonra sunduğu yazılı beyanında ise müvekkilinin E.. S..’ya kefil olmasının sözkonusu olmadığını davadışı O.. B..’a kefil olmak için bankaya gittiğinde sehven O.. B..’ın taraf olduğu kredi sözleşmesi yerine E.. S..’ya kefil yapıldığını bunun banka çalışanlarının hatası sonucu meydana geldiğini belirterek davanın kabulünü istemiştir.
Davalı vekili; bilirkişi raporuna karşı sunduğu yazılı beyanlarında davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece; davaya konu edilen kredi ilişkisi ve kredi sözleşmesiyle ilgili davacı yanın şikayeti üzerine davalı banka memuru Hüseyin Şenesen’in özel belgede sahtecilik suçlamasıyla yargılandığı Bergama Asliye Ceza Mahkemesi’nin 2012/245 E. 2013/106 K. sayılı davası içeriğinden kredi sözleşmesine imzaların atılması sırasında davalı banka görevlisinin hatası sonucu davadışı Enver Sıkı isimli kredi asıl borçlusuna ait sözleşmeye davacının kefil olarak imzasının alındığının saptandığını, bu durumun esaslı yanılma (hata) halini oluşturduğu gerekçesiyle davacı yanca kanıtlanan davanın kabulüne davalı banka ile davadışı E.. S.. arasında düzenlenen 31.03.2008 tarihli genel kredi sözleşmesinden dolayı davacının davalıya borçlu olmadığının tespitine karar verilmiş, hüküm davalı vekilince temyiz edilmiştir.
Mahkemece; davacının katılan, davadışı banka çalışanı H.. Ş..’in sanık sıfatıyla yer aldığı ve banka memurunun özel belgede sahtecilik suçlamasıyla yargılanarak beraatine karar verildiği Bergama Asliye Ceza Mahkemisi’nin 2012/0245 Esas 2013/106 Karar sayılı 29/01/2013 tarihli kararına dayanılarak davanın kabulüne karar verilmiş ise de bu ceza mahkemesi kararının henüz kesinleşmediği dosya kapsamından anlaşılmaktadır. Bu durum karşısında ilgili ceza mahkemesi kararının kesinleşmesi beklenerek sonucuna göre hükme esas alınıp alınmayacağının değerlendirilmesi gerekirken bu yön üzerinde durulmadan eksik incelemeyle yazılı şekilde hüküm tesisinde isabet görülmemiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle hükmün davalı yararına BOZULMASINA, bozma biçimine göre öteki temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine yer olmadığına, peşin harcın istek halinde iadesine, 05.03.2014 gününde oybirliğiyle karar verildi.